Affedersiniz, düz vites kullanabiliyor musunuz?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bu soruyu dün akşam 20’li yaşlarda genç bir erkek sordu bana. 

Arkadaşımın evine gitmek üzere arabadaydım. Arkadaşımın oturduğu yer İzmir’in körfez manzarasına hakim bir bölgede. Dolayısıyla biraz yokuşa talim etmek gerekiyor. İşte o talim olunan dik yokuşu tırmanmak üzere dönmüştüm ki yokuşun başında bir araç. Dörtlülerini yakmış bekliyor. Bir arızası var herhalde, dedim. Bir 5 metre arkasında beklemeye başladım. Derken şoför koltuğunun yanındaki kapı açıldı ve içinden 20’li yaşlarında, eli yüzü düzgün sevimli bir erkek bize doğru yürümeye başladı. 

Affedersiniz düz vites kullanabiliyor musunuz? Kız arkadaşım panik yaptı da, aracı yokuşta kaydırınca heyecanlandı. Benim de ayağım sakat, kullanamadım. Siz bizim arabamızı en azından aşağıya döndürseniz.

Kafamın içinde düşünceler… 

“E şimdi korona var, başkasının aracı. Akşam akşam niye tanımadığım birinin arabasını kullanayım, oğlum da arabada, onu yalnız bırakmak da olmaz.” Derken, dınn!

“Ya!” dedim. “Güvensin kendine. Hepimiz yokuşta araba kaydırmadık mı? Yapar o. Sen söyle ona. Derin bir nefes alsın, tekrar denesin. Şimdi benden yardım alırsa her defasında yapamam deyip bırakır. Denesin tekrar. Bak ben geri geri gidiyorum, kayarsa da kaysın” dedim. 

Delikanlı tekrar araca bindi. Ben de rahat edeceği mesafeye kadar geri gittim. Bekliyoruz, arabayı kaydıracak mı yoksa kolaylıkla kaldıracak mı? Ve derken kızımız aracı kaldırmayı başardı. Arabası yan yolda yokuş aşağı inip, benimle aynı mesafeye gelince, yavaşlayıp bir gözü yolda ağlamaklı ağlamaklı “Teşekkür ederim” dedi aracının camından. 

Bunu kocama anlattığımda işin güvenlik kısmından kaygılanıp arabadan inmediğime memnun oldu tabii. Malum zaman kimseye güvenmeme zamanı. İşin bu tarafını kulakta küpe tutup, diğer tarafa bakarsak. 

Yokuşta araba kaydırmak benim de korkulu rüyamdı. Ama aşmam gerekiyordu. Ya her defasında "Burada yokuş var, çıkamam" deyip başka yol arayacaktım kendime ya da "İster düz olsun ister yokuş her yolu aşarız" diyecektim. O ayarı bulmak için kim bilir kaç defa arabayı kaydırdım. Korktum mu korktum, panikledim mi panikledim. Ama o debriyaj gaz dengesini bir gün geldi hissettim. Şu an hala o noktayı bulmak keyif verir bana. Hala el freniyle kalkmam mesela. Çünkü bilirim ki sen bir şeye hakimsen o senin peşinden gelir. Lokomotifin arkasındaki vagonlar gibi. O nedenle bazen korksak da, paniklesek de tekrar tekrar denemekten çekinmemeliyiz. Çünkü bizim yerimize kimse denemeyecek. Biz denemezsek o fren debriyaj hissi hiç bilinmeyecek, biz denemezsek başardım keyfi hiç yaşanmayacak. Biz denemezsek her şey fason bir yaşam balonunun içine olasılıksız ve kısır kalacak. İşte tam da bu nedenle...

Korkuyor musun?

Dene! Bir daha korkmazsın!

Sıradaki haber yükleniyor...
holder