Makarnaya niye 75 lira vereyim ki?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Niye vereyim? Aynısını evde ben de yapıyorum. Alıyorsun 2 liraya bakkaldan 1 paket, yanına da 2 domates, 1 diş sarımsak. Oldu mu sana alasından taze taze domates soslu makarna? Eeee, bu 75 lira nerden çıktı o zaman?

Gözümün çiçeği makarna. Sözüm asla ve kat'a sana değil. Sözüm o havalı, janjanlı cafe işletmecilerine. Bunlar hiç mi makarna yapmamışlar evlerinde? Makarnanın maliyeti belli şekercim. Hani desen bana yiyince "Acun Ilıcalı bolluğu bereketi gelecek, bir ayağın Dominik'te, bir ayağın Çeşme'de, her gün Mykonos'a öğle yemeğine Nusret..." hadi neyse... Yok onun yerine kenarından kenarından kazık sesi miydi o diye gıdım gıdım mekandan çıkacaksan valla gerek yok. Kırmayalım birbirimizi, Yol yakınken ayrılalım. Sen yoluna ben yoluma. Ama gitmeden bir son söz daha edeyim sana. Makarna yahu makarna. Hani bekar evinin vazgeçilmezi, öğrenci evinin baştacı. Anne evinin en sevileni. Hani lezzeti de fiyatı da yüz güldüren. Sen şimdi 75 liraya yüz mü güldürdün, cebi mi yokladın anlamadım ben.

Aaa bizi görmezden geldiler?

Dün kızımla okul velilerinden birine rastladık. O da kızıyla gelmiş bir cafede oturuyordu; "Aaaa Duru'lar da burdaymış!" dedim. Ama anne bizi gördüğüne pek memnun olmamış olacak ki bir sağına bir soluna, en son da elindeki telefona baktı. Sonra ani gelen bir mesajı okuyormuş gibi telefona eğildi. Öne eğik kafadan fizik kurallarını yerlebir etmek isteyen gözler bizi görmeye çalışsa da pek mümkün olmadı. Eminim o sırada 360 derece etrafı görebilmek isterdi. Ama ne yapalım 'Bir Otostopçunun Galaksi Rehberi'ndeki galaksi kumandanı değilsin sonuçta. Mesaj hemen bitmiş olacak ki kadının gözler yine bir fırt bize kaydı. "Allah yakalandım!" paniğiyle acil konu değişikliği arayışına "Aaa bak kuş geçiyor" yetişti. Ne de olsa eski repliktir. Göçmen kuşlar soğuk yerlerden sıcak yerlere göç ediyor diye kızına hayat bilgisi dersi vermek istemiş de olabilir tabii. Kızı bizi hiç görmedi, görseydi annenin yaptığı taklalar her an uçan tekmeye dönüşebilirdi.

İşin şakası bir yana "Aaa bizi görmezden geldi annesi, ne saçma!" diyen kızıma söyleyecek iki seçeneğim vardı. "Ay evet, resmen görmezden geliyor kadın, şaka gibi!" diye bir dedikodu kapısı aralamak ya da "Yanlış anlamışsındır" diye konuyu fazla dağıtmamak. İkinci seçenek makul göründü. Sonuçta bir çocuk yetiştiriyordum, çocuğa şimdiden dedikodu ve uzaktan yafta yapıştırmayı öğretmek çok saçma olurdu. Dedim, "Bizi görmezden geldiğini sanmıyorum, ayrıca bunun için bir sebebi yok. Belli ki epeydir oturuyorlar ve sıkılmışlar. Ayrıca pandemi var. İnsanlar bir mekanda uzun süre oturmak istemiyorlar. Dışarıdan yorum yapmak kolay olabiliyor bazen ama bence zaten gitmek üzereydiler" diyorum. Bunun üzerine kızım yorum yapmayı bırakıyor, Toltek bilgeliği geliyor aklıma. "Hiçbir şeyi kişisel algılama!" Don Miguel Ruiz amcamıza selam çakıp "Evet, hiçbir şeyi kişisel algılama" diyorum kendime. Her ne kadar bilgelik yolunda daha bir fırın ekmek yemem lazımsa da...

Sıradaki haber yükleniyor...
holder