Reggiani: Bisiklet üzerinde mutlu olmaktansa Rolls-Royce'da ağlamayı tercih ederim

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Hani “Hayatımı yazsam roman olur” derler ya. İşte onlardan biri film oluyor. Yönetmen Ridley Scott, kadın oyuncu Lady Gaga, yan rollerde Al Pacino, Jeremy Irons. Filmin adı Gucci Mağazası. Konusu gerçek bir hayat hikayesi. Bir zamanların Gucci gelini Patrizia Reggiani’nin hikayesi.

Patrizia Reggiani 1948 yılında kamyon şoförü bir baba, garson bir annenin kızı olarak Milano yakınlarında küçük bir kasabada doğuyor. Bir partide tanıştığı ünlü moda markası Gucci’nin veliahtı Maurizio Gucci ile 1972 yılında evleniyor. Lüks ve gösterişli yaşamı ile sosyetenin parlak simalarından olan Reggiani, New York’a gittiği zamanlar Jackie Onassis’le falan takılıyor. 

1985 yılında kocası başka bir kadına aşık olup, Reggiani’yi terk ediyor. 1991 yılında boşanıyorlar. 

Reggiani, kendinden genç bir kadın için terk edilmiş olmayı, üstüne kocasının bu kadınla evlenecek olmasını hazmedemiyor. Falcılık yapan yakın arkadaşının yardımıyla kiralık katil bulup, eski kocası Maurizio Gucci’yi öldürtüyor.

Kocasına yaptığı tehditler nedeniyle Reggiani’den şüphelenilse de kanıt bulunamıyor. Ancak telefon dinlemeleri ve gizli tanık ifadeleri ile Reggiani’nin kocasını öldürttüğü ortaya çıkıyor. Mahkeme Reggiani’ye 26 yıl hapis cezası veriyor. Kanıtlardan biri Cartier marka ajandasına kocasının öldüğü günün sayfasına “Cennet” yazması.  

Suçlu olduğu ortaya çıkınca gazeteci Reggiani’ye soruyor; “Neden Maurizio Gucci’yi öldürmek için kiralık katil tuttunuz, kendiniz öldürmediniz?”

“Gözlerim pek iyi görmüyor, ıskalamak istemedim” diyor.

Mahkeme 2011 yılında Reggiani’ye gündüzleri bir işte çalışarak hapishaneden çıkabileceğini söylüyor. Reggiani, "Hayatımda hiç çalışmadım. Bundan sonra da çalışmayı düşünmüyorum” diyerek reddediyor.  

2013 yılında teklifi bu kez kabul eden Reggiani, Milano’da bir mücevher mağazasında tasarım danışmanı olarak çalışmaya başlıyor. Bütün gün dergileri okuyup, tasarımcılara fikir veren Reggiani’nin şartlı olarak serbest kaldığı ilk gün yaptığı ilk iş alışverişe gitmek oluyor. Hem de üzerinde en gösterişli mücevherleri, kocaman güneş gözlükleri ve omuzunda papağanı ile. 

Efsane de bir cümlesi var. “Bisiklet üzerinde mutlu olmaktansa Rolls-Royce'da ağlamayı tercih ederim" 

Nasıl, kadın enteresan değil mi? Tek başına magazin figürü. Demek ki neymiş, 3.sayfa haberlerinde görmeye alışık olduğumuz olaylar Gucci de olsan başına gelebiliyormuş. Yani sen sen ol Gucci de olsan ayağını denk al. 


Sıradaki haber yükleniyor...
holder