Şule Özdemir Sevdiğimiz işi nasıl buluruz?
HABERİ PAYLAŞ

Sevdiğimiz işi nasıl buluruz?

Bu hepimizin cevap aradığı bir soru. Bazısı bu sorunun cevabını erkenden bulup, yola koyuluyor, bazısı geç buluyor ama buluyor, bazısı da maalesef hiç bulamıyor ve orta yollu bir halle hayatına devam ediyor.

Peki nasıl bulunur sevdiğin iş? Hangi işi bizi yapmak mutlu eder? Hani bazen sohbetlerde örnek verilir, “Haluk Bilginer gibi olacaksın, ne diyordu? Sevdiğim işi yapıyorum, üstüne bir de bana para veriyorlar”

Hem seveceğiz, hem para kazanacağız. İşte o iş nasıl bulunur? Bunu bize kimse öğretmiyor. Ailelerimiz çoğu zaman yaşam gailesine takılmış, fark edemiyor, okullarda böyle bir eğitim verilmiyor, belki şanslıysan seni fark eden, yönlendiren öğretmenlerin oluyor veya komşun, aile dostun, arkadaşın. Yine de çoğumuz için bu alan bilinmez kalıyor.

Peki bunun için kendinize bazı sorular sormaya ne dersiniz. James Clear Atomik Alışkanlıklar kitabında bu soruları sormuş, belki hepimize yardımcı olur bunlara cevap aramak. İşte Atomik Alışkanlıklar kitabından alıntı yaptığım o bölümler. (Kitabın çevirisi Sevinç Şeyla Tezcan’a ait)

Bana eğlenceli gelirken başkalarına iş gibi gelen şeyler neler?

Bir görev için yaratılıp yaratılmadığınızın işareti onu sevmeniz değil, görevin zahmetiyle çoğu insandan daha kolay baş edebilmenizdir. Ne zaman diğer insanlar bir şeyden yakınırken siz keyif alıyorsunuz? Sizi başkalarını yorduğundan daha az yoran iş sizin yapmak istediğiniz iştir.

Bana zamanın nasıl geçtiğini ne unutturuyor?

Elinizdeki göreve dünyanın geri kalanı silinip gidecek kadar odaklandığınız zaman girdiğiniz ruh haline akış denir. Sporcuların, sahne sanatçılarının sıklıkla tecrübe ettikleri bu mutluluk ve üstün performans halidir. Akışı deneyimlerken görevi en azından bir dereceye kadar tatmin edici bulmamak neredeyse imkansızdır.

Nerede başkalarından daha büyük geri dönüşler alıyorum?

Kendimizi sürekli etrafımızdaki insanlarla karşılaştırırız ve karşılaştırmada üstün taraf olduğumuzda davranışın tatmin edici olması olasıdır. Blog yazmaya başladığımda e-posta listem çok hızlı büyüdü. Neyi iyi yaptığımdan emin değildim ama diğer meslektaşlarımdan daha hızlı sonuç aldığımı biliyordum. Beni yazmaya devam etmeye motive eden de bu oldu.

Bana ne doğal geliyor?

Bir an size öğretilenleri yok sayın. Toplumun size söylediklerini unutun. Başkalarının sizden beklentilerini bir kenara bırakın. İçinize bakın ve “Bana ne doğal geliyor? Ne zaman yaşadığımı hissettim? Gerçekten kendim olduğumu hissettim?” diye sorun. İçsel yargılar ya da insanları hoşnut etme çabası olmadan. Tereddüte ya da özeleştiriye sapmadan. Sadece kendinizi kaptırma ve keyif alma hisleriyle. Ne zaman özgün ve hakiki hissederseniz o zaman doğru istikamettesiniz demektir.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder