YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Ve 12 yıl sonra İbrahim Tatlıses, Polat Yağcı’nın büyük uğraşları, emeği ve çabalarıyla Kuruçeşme Arena’da sevenleri ile hasret giderdi. Ne yalan söyleyeyim İbrahim Tatlıses’i ilk kez sahnede izledim. Konserin, TV’de yaptığı ‘İbo Şov’ kıvamında bol konuklu geçeceğini düşünüyordum. Yanıldım. Saat tam 21.00’de orkestrası ve vokal grubu ile sahnedeydi. Konsere 10 günde hazırlandığını söyleyince inanamadım.

O gece sadece kendisi değil, dinlemeye gelenler de heyecanlıydı. Müziğin başlamasıyla arkamdaki insanlar hüngür hüngür ağladı. Aslında burada alkışın büyüğü ‘Manevi oğlum’ dediği Polat Yağcı’ya gitmeli. Bu zorlu yolda önce kendi inandı, sonra da Tatlıses’i inandırdı. Ölümden dönen İbrahim Tatlıses yaşama tutunurken, onu var eden müziğin şifa kaynağı olacağını anladı. Sahnede zaman zaman şarkı sözlerini unuttu, sesi titredi ama alkış sesleri ile açıldıkça açıldı.

Hem söylediği şarkılarla ruhunu şifalandırdı, hem de hayranlarına unutulmaz bir gece yaşattı. Bu arada aldığı fazla kilolardan bir an önce kurtulmalı ve ses egzersizlerini daha da sık yapmalı. Yakında yeni albüm gelir mi? Bence eli kulağında.

ALKIŞLAR HANDE İLE GÜLŞEN’E

Yaz başından beri konser fotoğraflarını büyük merakla açıp ‘Acaba bu sefer ne giydiler, sahnede ne şov yaptılar?’ dediğim 2 kadın popçu var. Ajda Pekkan’ı saymıyorum çünkü hep farklı bir yerde. Yeri asla doldurulamayacak. Hande Yener ve Gülşen emin adımlarla bu yazı zirvede geçirdi. Hande’nin kendine özgü tarzı, Gülşen’in şıklığı günlerce gündem oldu.

Her ne yapıyorlar, kimlerle yol alıyorlarsa aynen devam. Sahne özen istiyor, şov istiyor, yenilik istiyor. Şarkıyı herkes söylüyor ama marifet sahnede giydiğiniz kıyafetten, taktığınız küpeye, söylediğiniz sözlere kadar kendinizden günlerce konuşturabilmeye bakıyor. Medyaya bu malzemeyi vermek önemli. Çok iş yapmak değil, yaptığınız işlerle çok konuşulmak bence gerçek başarı. Hande Yener ve Gülşen bunu bu yaz şahane yaptılar, yapmaya da devam ediyorlar.

HEYECAN VERİCİ

Tatil rotam bellidir. Her yıl mutlaka Karadeniz’i bir turlarım. Pokut, Elevit, Şimşir ormanları değişmez adresimdir. Ekim ayı için yine tam bu planı yaparken Göbeklitepe’nin ardından Şanlıurfa’da 11 tepe daha bulundu haberleri gündeme bomba gibi düştü.

Tarihe ve tarihi yerlere çok meraklı biri olarak, bir de üzerine restorasyon okumuşluğum eklenince çıkan her haberi okumaya başladım. Bulunan tepelerin içinde en konuşulan Karahantepe oldu. Görüntüler inanılmaz. Burada birtakım ritüellerin yapıldığı düşünülüyor. Eğer bir aksilik olmazsa rotamı bu yıl Şanlıurfa’ya çevirdim. Açıkçası bu plan beni şimdiden heyecanlandırmaya başladı.

ÖDÜL TÖRENİ Mİ?

Geçen sabah telefonum çaldı. Karşımdaki kişi, ödül töreni düzenlediklerini, katılırsam ‘En İyi Magazin Müdürü’ ödülünü bana vereceklerini söylüyordu. Evet ciddi ciddi bunu söylüyordu. Zekayla dalga geçmek bu olsa gerek. Yapacakları ödül törenini gazeteye sokmanın yolu bu.

İnanıp da ödül almaya gidecek var mıdır bilmem. Tören daha yapılmadı. Ben sıramı savdım. Eğer bu yazıdan sonra bu kategoriyi çıkarmazlarsa kimin gidip alacağını göreceğiz. Sponsorlardan para kazanmak için yapılan, hep aynı isimlerin katıldığı bu törenlerden bıktık artık.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder