İstanbul Valiliği tarafından yayınlanan genelgede sokak köpeklerinin beslenmesine yasak getirildi. Yasak nedeni özetle şöyle başladı:
“……haşere ve kemirgen popülasyonundaki artışın, çevresel kirliliği ve ekolojik denge bozulmalarının önüne geçmek; ayrıca halk sağlığı ve güvenliği açısından...” Denildikten sonra, devamla “… halk sağlığı ve güvenliği açısından karşılaşılabilecek riskleri azaltmak amacıyla özellikle sağlık ve eğitim kurumları, havalimanları, ibadethaneler, park, bahçe, yol kenarları ve oyun alanlarında sahipsiz köpeklere yönelik kontrolsüz beslemeye müsaade edilmemesi, konunun sıralı sorumlu amirlerce titizlikle takip edilmesi, uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi ayrıca, sahipsiz hayvanlardan kaynaklanabilecek can mal kaybı ile tüm zararların, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda belediyelerin görev ve sorumluluklarını ihmal etmesi kapsamında değerlendirileceği hususunda; bilgilerini ve gereğini önemle rica ederim” denildi. Elbette tereddüt uyandı, şimdi sokak köpeklerinin beslenmemesi halinde haşere ve kemirgenlerde azalma olacak mı? Yoksa uygun şekilde ilaçlama yapmak mı haşerelerde azalmaya neden olur da ben mi gözden kaçırıyorum? Mesela maliyeti var da biz mi konuyu köpeklerin beslenmemesine dayandırıyoruz acaba?
Peki hayvanlardan kaynaklanan can kaybının önlenmesi amaç ise aç kalan hayvanların saldırgan olacağı gerçeği karşısında, hem hayvanları aç bırakıp hem de saldırgan olmamalarını nasıl sağlarız? Oysa bir canlı olarak kabul edilip uygun şartlarda beslenen bir hayvan, insanın en yakın dostudur diye biliriz, değil mi? Üstelik kısırlaştırma gibi bir önlem önümüzde varken, aç ve kızgın bir sürü önlem olacak mı tereddüt etmedim değil. Bugün kısırlaştırırız, bir köpeğin ömrü on sene ise on sene sonra problem kendiliğinden hallolmaz mı diye de sormak isterim. Peki kar-kış günü bir kap yiyecek, bir kap su prensibini nasıl bağdaştıracağız? Okuyucularıma danışmak istedim. Yani sonuç olarak doğru olanı nasıl uygulayacağız, aklıma takıldı da.
