Bazı kurallar sıkıntılı

25 Şubat 2017, Cumartesi 05:00
AA
Ortağı olduğum A.Ş.’den beş yıl önce hisselerimi satıp ayrılmama rağmen SGK emekli maaşıma haciz koydu. Bunun için açtığım dava beş yıl sürdü. Sonunda haklı olduğum anlaşıldı ama beş yıl hem maaşım hacizli kaldı hem de çok acı çektim. Yani haksız yere beş yıl inanılmaz sıkıntı yaşadım. Sonra manevi tazminat davası açtım ama yanıt manevi tazminatın zenginleşmeye yol açamayacağı yönünde idi. Böyle bir kural var mıdır? ● H.S.

Değerli okuyucum biliyorsunuz bakılmakta olan davalar konusunda yorum yapmıyorum. Zira dosya içindeki bilgiler bende yok, bunlar hakimin önünde. Ben sonuç hakkında görüş bildirirsem bu, yeterli bilgiye sahip olmadan müdahale olarak anlaşılır, dolayısı ile doğru olmaz.

Ancak konu hakkında genel bilgi verebilirim. Konu manevi tazminat. Manevi tazminat bir kimseye haksız olarak üzüntü ve sıkıntı yaratırsanız bunun bir nebze telafisi için ödenen paradır. Bir kimsenin ölümüne sebep olmak yakınlarını üzüntüye boğar. Böyle bir durumda manevi tazminat gerektiği gibi bir kimseye yapılan hakaret kendisini toplum önünde küçük düşürür ve bu defa bu yolla üzer. Dolayısı ile manevi tazminatı gerektirir. Bunlar iki örnektir, örnekler genişletilebilir.

BELLİ BİR ÖLÇÜ YOK

Manevi tazminat talepleri hakim tarafından değerlendirilir. Manevi tazminatı gerektiren bir hal olduğunu mahkemenin kabul etmesi durumunda tazminat miktarını da hakim belirler. Miktarın belirlenmesi için belli bir ölçü yoktur. Durumun ağırlığına göre hakim serbestçe takdir eder.

Ancak bizde çok kötü kurallar vardır. Her yaşanmış olay veya her haksız açılmış dava manevi tazminatı gerektirmediği gibi manevi tazminat, talep edeni zenginleştirecek seviyede olamaz. Bir de davalının mali durumuna uygun tazminata hükmedilir. Sizin talebiniz 150 bin TL. Bu sizin üzüntü ve sıkıntınızı gidermek için yeterli bir rakam dahi olmayabilir ama uygulamaya bakıldığında biraz yüksek bir rakamdır.

DAHA YÜKSEK OLMALI

Manevi tazminatın zenginleşmeye neden olmaması gerektiği, borçlunun maddi imkanlarının da göz önüne alınması gerektiği, kişilik haklarının ağır ihlali gerektiği gibi kurallar çağdaş yaşama uygun kurallar değildir. Bir kimsenin kişilik hakları en çok korunması gereken haklardan olup, ağırı hafifi yoktur.

Bunu ihlal edenler de gerektiği kadar yüksek manevi tazminat ödemelidir. Aksi halde “Olsa olsa kaç para öderim” deyip insanlar birbirini alabildiğine kırabilmektedir. Bence bu kurallar değişmelidir. Ben davanızı kazanmanızı ve bu rakamı temin etmenizi beklerim ve kazandığınız takdirde beni haberdar etmenizi isterim ki bu karar örnek bir karar olabilecektir.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.