Tamer HeperDeprem riski var mı?

HABERİ PAYLAŞ

Deprem riski var mı?

Binamızda bir kişi daire satın almış, sonra bu kişi binamızın kentsel dönüşüme girmesi gerektiğini ileri sürerek girişimde bulunmuş. Öğreniyoruz ki bu kişi muhtelif binalarda aynı şekilde daire satın almış ve aynı sistemi o binalarda da uygulamış. Kendi bildiği bir müteahhidi getirip inşaatı yapması için anlaşma imzalanması önerisinde bulunmuş. Kabul görmez ise karot alınacağı tehdidini ileri sürmüş. Şimdi biz buna mahkumuz gibi algılanan bir durum var. Biz buna mahkum muyuz?

Okuyucularım bu konuda mağdur olmaya başladı diyebileceğim bir durum var. Önce kentsel dönüşümün mevzuattaki yeri nedir diye sorulması gerekir. Zira oturduğunuz her evi bir müteahhide kentsel dönüşüm amaçlı vermezsiniz. Bu husus 6306 Sayılı Kanunla düzenlenmiş bir husustur. Bundan amaç, son yıllarda ülkemizde görülen ve yine ülke olarak deprem kuşakları üzerinde bulunan ülkemizdeki vatandaşı deprem riskinden korumaktır. Dolayısıyla hadise vatandaşı yasalarla düzenlenmiş hali ile koruyarak sağlıklı binalarda oturmasını sağlamaktır. Bunun için de öncelikle binaların depreme dayanıklılığının teknik yönden incelenmesi gerekir. Okuyucum kentsel dönüşümü sorduğu için bu hususta bilgi aktarıyorum. Yoksa vatandaş tüm maliklerin katılımı ile binasının yenilenmesini isteyebilir ve yapabilir. Bunun için depreme dayanıklılık testine de ihtiyaç duymaz. 

Haberin Devamı

Ancak bir bina depreme dayanıksız olduğunun resmi kuruluşlar tarafından tespiti halinde kentsel dönüşüm mevzuatına tabi olur. Bu hallerde bağımsız bölüm maliklerinin yüzde 50+1 oyu ile binanın güçlendirilmesi veya yeniden yapılması kararları alınabilir. Şayet bina için oluşmuş olumsuz bir rapor yok ise 6306 Sayılı Yasa hükümleri devreye girmez. Gördüğüm kadarı ile okuyucumun binası için alınmış bir rapor yok. Bu halde yüzde 50+1 oranı ile alınacak bir karar geçerli değildir. Okuyucum benzer olayların yaşanıp yaşanmadığını da soruyor. Doğrusu endişe ile baktığım bir hususa değinmek isterim. Nedense yıkılıp yeniden yapılan binaların çok büyük çoğunluğu İstanbul’un pahalı semtlerinde. Orta hallilerin, yoksulların oturduğu yerlerde pek aktivite görmüyorum. Yoksulların ve orta hallilerin barındığı evler mi depreme dayanıklı çıktı? Varlıklıların oturduğu semtler niye bu kadar dayanıksız? Tam anlamı ile çözemedim. Mesele vatandaşı deprem riskinden korumak ise orta halli ve fakirlerin korunması da önemli değil mi yoksa? Bu durumu okuyucumun binasındaki kat maliklerinin de bir kere daha gözden geçirmelerini öneririm.

Haberin Devamı
Sıradaki haber yükleniyor...
holder