Endişe duyuyorum

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Büromun konumu itibarıyla İstanbul Taksim devamlı gelip geçtiğim bir bölge. Geçen hafta doğal olarak yine Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi tarafından geçtim ve endişelerim arttı. Zira gerek vatandaşımızın ve gerekse vatandaşımızdan çok yabancıların yüzde 50’sinin üzerindeki kişilerin artık maskelerini attığını gördüm. Bu kişilerin bir kısmı hiç maske takmamış, bir kısmı da sanki varmış gibi yapıp maskeyi boyunlarına doğru indirmiş. Oysa bakanlık verilerini izlediğimizde açıkça görülen o ki vaka sayısı her gün tırmanma göstermekte. Bunun nedeni de açık, hemen her gün izlediğim bu görüntü. İşte bu görüntü nedeni ile endişeliyim, bunun için acil önlem gerektiğini düşünüyorum.

***

Her gün yeni bir hatta birkaç yangın haberi geliyor. Vatanın bağrı yanıyor. Bu ormanlar kaç yılda yetişir? Bu ormanların yok olması iklimi ne derece olumsuz etkiler? Bunları biliyor muyuz acaba? Bugün için hava sıcaklıkları ortalamanın 7-8 derece üstüne çıktı, acaba yarın ne olacak? Mesela kuruyan göllerimiz var, bu iki husus birbirinin sonucu değil mi? Bütün bunlar endişe verici tamam da aklımdan çıkmayan ama pek değinilmeyen bir başka husus da beni kahrediyor. Bu yangınlarda yanarak ölen binlerce canlı. Mevsim, hayvanların yavrulamış olduğu bir mevsim, şimdi bu yavrular kabul edilemez biçimde acı içinde ölmekteler. İşte üzüntü ve endişe duyduğum bir başka neden bu.

***

Sığınmacı olarak yurdumuza gelenleri geleneksel olarak misafir kabul ederiz. Ancak günlük haberlere baktığımda suç işlemek konusunda pek çekindiklerine tanık olmadım. Gerek görsel ve gerekse yazılı basında işlenen suçların içinde bu sığınmacıların yeri önemsenecek seviyede. Peki bunlara kucak açmanın karşılığı bu mu olmalı? Elbette hayır. Öyleyse sığınmacı olarak kabul ettiğimiz bu kişileri önce bir süre eğitimden mi geçirsek? Mesela suç olan işleri kendilerine lisan-ı münasiple anlatsak, toplumumuz kurallarını açıklasak derim. Aksi halde durumdan endişe duymaktayım.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder