Yazılarınızı muntazam takip ediyorum ancak aklıma takılan bir husus var. Bazı yazılarınızda sağ kalan eşin miras payının dörtte bir olduğunu yazıyorsunuz, bazı yazılarınızda ise yarı yarıya diyorsunuz. Bunların hangisi doğru? Fark varsa sebebi nedir?
Okuyucularımın köşemi ilgi ile izlediklerine sık sık tanık oluyorum, okuyucumun sorusu da bunlardan biri, aklına takılan bu hususu sormakta da hakkı var. Bu ilgi elbette beni de memnun ediyor zira hukuki konulara ulaşmak çok kolay değil. Evet bazı yazılarımda sağ kalan eşin miras payının dörtte bir, bazı yazılarımda da yarı hisse olarak söz ettiğim gibi istisnai olarak da dörtte üç diye söz ettiğim olmuştur. Bunların nedeni şudur: Hukukumuzda mirasçılar derece derecedir. Birinci derece mirasçılar alt soy yani evlat ve onun da alt soyudur. Sağ kalan eş bunlarla birlikte mirasçı ise mirasın dörtte birini alır. İkinci derece mirasçı anne-baba ve kardeşlerdir. Sağ kalan eş bunlarla birlikte mirasçı ise, mirasın yarısını alır. Üçüncü derece mirasçı büyükanne–büyük babalar ve onların evladıdır. Sağ kalan eş bunlarla birlikte mirasçı ise mirasın dörtte üçünü alır.
Görüldüğü gibi yasamızda birinci, ikinci, üçüncü derece mirasçılar sayılmıştır ama eşin derecesi yoktur, eş her durumda mirasçıdır ama alacak payı değişir. İşte okuyucularıma verdiğim yanıtta eşe düşecek pay, kalan mirasçıların dereceleri ile ilgilidir. Yukarıda saydığım murisin yakınlarından hiçbiri yoksa eş mirasın tamamını alır. Dolayısıyla okuyucularıma verdiğim yanıtta mirasçıların durumu, eşin payını belirler. Eşin bu durumu bir avantajdır ve bir başka avantajı daha vardır. Mesela saydığım derecelerdeki mirasçıların saklı payı, bu miras paylarının bir kısmı iken eşin saklı payı miras hissesinin tamamıdır. Okuyucum bundan sonra köşemdeki miras konulu yazılarımı bu bilgi çerçevesi içinde izleyip merakını giderecektir.
