Mesele hakların eşit şartlarda korunmasıdır

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Evini kiraya veren birinin hakları kısıtlı görünüyor. Haklarını araması için çabuklaştırıcı hükümler öngörülemez mi? E.T.

****

Kiralara özel bir kanun ilk kez 1955 yılında çıkarıldı. Bu, 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun’du. Kanunun gerekçesinde; kiracıları korumak için çıkarıldığı yazılıydı. Bu ibare tarafımdan eleştirilmiştir. Zira kanunlar bir kesime menfaat sağlamak için yapılmaz, haklıya hakkını teslim için çıkarılır. Haklıyı korur ama haksızı da imha etmez.

Mesela bu anlayış nedeniyle musakkaf (çatılı) gayrimenkul kiralarında dönem sonları kiracıya fesih hakkı tanındığı halde, kiralayana bu hak tanınmamıştır. Bu hak gayrimusakkaf (çatısız) gayrimenkul kiralamalarında tanınmıştır. Tahliye nedenleri de kiralayan açısında yasada sayılan nedenlerle olmak üzere sınırlandırılmıştır. Bu kurallar, kiracının daha yoksul ve muhtaç olduğu fikri ile getirilmiştir. Tabiidir ki kirasını ödemeyen, geyrimenkulü tahrip eden, toplum kurallarına aykırı yaşayan kiracılar için müeyyide uygulanmalıdır.

Bunlar da yasalarımızda vardır ama yasaların geç işlemesinde mevzuattan çok sistemin hatası bulunuyor. Zira adli sistem yavaş çalışmaktadır. Her zaman duruşmalar için uzun süreler verilmekte, mahkemelerin iş yükü bunu gerektirmekte, istinaf (veya eski tarihlerde Yargıtay) yine iş yükü nedeniyle dosyaları geç sonuçlandırmaktadır.

****

Yargılamaların gecikmesinden ortaya çıkan şikayet elbette sadece kiracı-kiralayan konusu ile sınırlı değildir, genel bir şikayettir. Mesela 30 günlük ihbar süresi içinde kirasını ödemeyen kiracının, 31’inci gün tahliyesi talep olunur. İncelenecek husus çok azdır ve belgeler el altındadır ama bu davaların bile yıllarca uzadığına tanık oluyorum.

Yazarlarımızdan

30 Eylül 2020, Çarşamba 08:33
30 Eylül 2020, Çarşamba 07:46
30 Eylül 2020, Çarşamba 07:42
Sıradaki haber yükleniyor...
holder