Muris muvazaası

13 Aralık 2016, Salı 16:00
AA
Babam tapudaki hissesini 1994’te bana sattı. Dört kardeşimizden “İleride bir hak talep etmeyeceğimizi taahhüt ederiz” diye yazı alındı. Derken annem ve babam vefat etti. Kardeşlerimden ikisi bana dava açtı, ‘muris muvazaası’ diye ve benim bu yeri alamayacağımı, paramı içkide kumarda yediğimi iddia etti. Davamız görülürken son celse esas mahkeme hakimi yoktu. Aralık 2015’te bu hakim bir kardeşin talebini kabul etti. 1/5 hisse verilmesine karar verdi, diğerini reddetti. Şimdi davamın sonucu ne olur? Babamın gayrimenkul verdiği diğer iki kardeşime neden dava açmadı diye savcılığa versem sonuç alır mıyım? ● C.B.

Okuyucumun bahsettiği olay, miras bırakanın ölmeden önce malvarlığında yaptığı tasarruf ile ilgili. Şayet miras bırakan malvarlığını hayatta iken satarsa ölümünden sonra problem yok. Ancak bağışlarsa problem çıkabilir. Mirasçılar mahfuz hisse kuralının bertaraf edildiğini bu nedenle zarara uğradıklarını iddia edebilir veya miras bırakan hayatta iken malvarlığını aslında bağışladığı halde tapuda satış gösterip diğer mirasçıları zarara uğratır, bu durumda okuyucumun başına gelen hadise ortaya çıkar.

Bedeli ödendi mi?

Mirastan mahrum kalanlar zarara uğradıklarını ileri sürerek miras paylarını ister. Davada bakılacak en önemli husus gayrimenkulü alanın satana, bu olayda evladın babaya satış bedeli ödeyip ödemediğidir. Bunu ispat davacıya düşer ve bu paranın gerçekte ödenmediğinin ispatı gerekir. Bu nedenle okuyucularıma böyle bir alışverişte paranın banka hesabına yatırılmasını öneriyorum. Elden ödemede bu problem yaşanır. Ancak davacı, satın aldığını ve bedelini ödediğini ileri süren kimsenin yaşamı nedeni ile bu parayı ödeyebilecek güce sahip olmadığını ispatlaması halinde de dava kabul edilebilir. Örneğin hayatında hiç çalışmamış, hiç geliri olmamış biri yüklü bir para ödediğini iddia ediyor ise paranın kaynağını ispatlaması gerekebilir.

Yargıtay kararı bozabilir

Okuyucumun olayında mahkeme miras payının davacılardan birine ödenmesine veya gayrimenkulün 1/5’ine iştirakine karar vermiş. Konu artık temyizde olmalı. Temyiz de ne olur? Buna yanıt vermek mümkün değil. Şayet okuyucum bu yeri alacak maddi gücünü ispatladıysa karar Yargıtayca bozulabilir. Bir kardeşinki kabul edilmiş diğerininki reddolmuş. Acaba arada ne fark vardı? Okuyucum bu yeri almak için yeterli maddi imkana sahip olduğunu da yazmış. Bu durumda Yargıtay’ın kararı bozma ihtimali olabilir. Baba hayatta iken diğer kardeşlere birtakım mallar vermiş. Diğer kardeşlere bu sebepten dava açılmayışı suç teşkil etmeyeceğinden bu nedenle savcılığa yapılacak şikayet sonuç vermeyecektir

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.