Tedbirli olma yılı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Ben 72’nci yılbaşımı kutluyorum. Bana yılbaşı denildiğinde buruk bir sevinç yaşarım. Çünkü özellikle çocukluk yıllarımda her yılbaşı gecesini ateş içinde hasta karşıladım. Bu nasıl bir tesadüf ki yılbaşı gecesi ateşim çıkar, başım döner ve yatağa düşerim. Herkes eğlenirken benim gözümde ışıklar kararmış, baş ağrısı ve boğaz ağrısı ile yatakta çaresiz yeni yıla girerim. Hatta bir başka kutlama günü bunun daha ağırını yaşadım.

***

Sene 1953, İstanbul’un fethinin 500’üncü yılı. İstanbul’da büyük bir kutlama töreni düzenleniyor. O tarihlerde İstanbul’un nüfusu muhtemelen 1 milyonun üzerinde değil. Dolayısıyla kitlelerin ulaşabileceği meydanlarda, gece özel kutlama programları var ama ben yine yataktayım.

Doktorlar fısıl fısıl konuşuyor, dedikleri de şu: “Çocuk difteri, sabaha çıkarsa kurtulma ümidi olur.” Haydaa! Yani sabaha çıkmama ihtimali kuvvetli. İyi ama onlar fısıldaşsa da ben duyuyorum. İnadına sabaha çıktım ve paçayı kurtardıktan sonra yeni bir teşhis koyuldu: “Difteri değil, anjin.” İyi mi?

***

Şimdi yeni bir yıla giriyoruz, üstelik ortada bir salgın var ve bende moral sıfır olabilir mi? Hayır, moral bozmak yok. Bu dünya ne salgınları atlatmış, bugünün teknolojisi ile bunu mu atlatamayacak. Yeter ki fert olarak bizler de yardımcı olalım.

Uyarılara (elbette ki yetkililerin uyarılarına, dedikodulara değil) uyalım, önlemimizi alalım ve benim çocukluğumda yaşadıklarımı yaşamayalım. Moralimizi bozmadan ama önlemleri de ihmal etmeden 2021 yılını karşılayalım. Yeni yıl tüm okuyucularım, tüm vatandaşlarımız ve milletimiz için kutlu olsun.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder