Uyarı doğru mu?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bir mahkemeden aldığımız kararın bir cümlesi şöyle: “...Bilirkişilerin her birinin kendi uzmanlık alanı ile ilgili değerlendirme yapmaları gerektiğinin, ihtar gereğinin yerine getirilmemesi halinde bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Bölge Kurulu’na bildirim yapılacağının bildirilmesine...” Bu ifade bilirkişiliği bilmeyen bir heyete dosyanın tevdi olunduğu izlenimini vermiyor mu? M.S.

******

Evet dosyanın bilirkişiliği bilmeyen birilerine verildiği izlenimini veriyor. Bu ifade ek rapor için kullanılmış. Yani demek ki önceden verilmiş heyet halinde bir kök rapor var ama öyle bir rapor verilmiş ki kimin ne yazdığı belli değil. Meslek grupları birbirine karışmış. Şimdi bunların tek tek ayrılması gerektiği belirtildiği gibi kararın içinde de bir tehdit var; ‘sizi şikayet ederim, bilirkişilikten çıkarılırsınız’ gibi.

******

Bu, okuyucumun algıladığı bir husus ve yanlış değil. İyi ama olaya bir başka açıdan bakmak da mümkün. Doğrusu bizler raporu görmeden hemen bu karara varmamalıyız. Zira bir mühendisi, bir maliyeciyi veya bir hukukçuyu itham etmek veya zan altında bırakmak büyük hatadır. Bilirkişiler kendi meslek grubunda aktif kimselerdir. Ancak bilirkişilik yapıyorken konu artık bir hukuki cephe kazanmıştır ve içlerinde bir hukukçu bulunması gerektiğini her zaman savunmuşumdur.

Bir raporda, ‘mühendis bir başlık halinde mühendislik bilgilerini, diğer bilirkişi bir paragraf halinde hukuk bilgisini, bir başka bilirkişi de yine bir paragraf halinde mali bilgisini aktarır’ diye bir kural yok. Zira dosya bir bütündür ve bu dosya ile ilgili açıklayıcı bir rapor heyet halinde hazırlanır. Heyet halinde hazırlanırken meslek guruplarının bilgileri tek tek paragraflar halinde yazılmaz, bunlar birleşir ve anlamlı ifadelere dönüşür. Yani ‘ey hukukçu bilirkişi, senin bilgilerin maliyeci bilirkişinin paragrafı içinde ne arıyor’ diyemezsiniz. ‘Mühendis bilirkişinin konusunun yanında maliyecinin bilgisinin yeri yok’ da diyemezsiniz. Bu açıdan bakıldığında da uyarı çok yanlıştır.

******

Hakim bilirkişi tayin ederken bilirkişinin bilgisine ve ahlakına güvenir. Bilirkişiyi yönlendirmez, sadece dosya içindeki teknik konuların açıklamasını ister. Bunlar rapor halinde verildikten sonra da hakim bununla bağlı değildir, hukuk normları içinde kararını verir. Ancak bugün böyle olmuyor. Görüldüğü gibi tartışmalı çok karara rastlıyoruz. Bu da onlardan biri.

Yazarlarımızdan

12 Haziran 2021, Cumartesi 07:01
12 Haziran 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder