İstanbul'da ilk defa yeni yıl bu kadar coşkulu

AA

Aralık ayı nasıl da sevdiriyor kendini…

Hepimizde yeni başlangıçların heyecanı, sanki yeni yılla birlikte hayatımız bir anda değişecek gibi bir sevinç, kıpır kıpır ruh hali. 

Değişen bir şey oluyor mu, olmuyor mu orası ayrı bir konu. Ama yine de ruh halimizi bu gerçeklikle uyandırmak yerine, kışın en güzel zamanını bu yeni yıl festivali ile taçlandırmayı seviyorum. 

İstanbul’da bu sene yeni yıl heyecanı hiç olmadığı kadar renkli; çünkü güzelim boğaz bu sene çok renkli bir yeni yıl etkinliğine ev sahipliği yaptı. Kış festivallerinden bağımsız olarak Avrupa’daki christmas zamanında kurulan sokak konseptlerinden esinlenen sokaklar, dev çam ağaçları, buz pisti, ışıltılarla süslenmiş bahçe, bembeyaz bir dönme dolap boğazın ortasına kuruluverdi. Sıcak şarap, kestane, mısır, hamburger, sandviç ve macuncular, hediyelik eşya dükkanları yan yana dizildi. Sıra sıra ateşler yakıldı, sevdiklerinizle sohbet edip kahve içebileceğiniz farklı alanlar hazırlandı. Yeni yıl atmosferini fotoğraflarınıza taşımak için ışıl ışıl konseptler tasarlandı. Üstelik de ziyaretçilere her gün çok renkli konserler verildi. Christmas Market etkinliği gerçekten beyin hücrelerimin yanmak üzere olduğu bir mesai çıkışında son günlerde bana en iyi gelen şey oldu. Siz de yeni yıl ruhunu boğazda görmek isterseniz bu etkinliği kaçırmayın derim. Ben pazar günü sanırım 17 yaşından beri hastası olduğum, gezmeyi ve seyahat etmenin nasıl bir doyum olduğunu kendisinden keşfettiğim Ayhan Sicimoğlu için etkinliğe bir kez daha gideceğim…


Ayhan Sicimoğlu demişken...

Konu ne zaman ondan açılsa hep onun hakkında yazacak yeni kelimelerim oluyor. 

Televizyonda asistanlık yaptığım yıllarda o dönemin efsanesi hatta Türkiye’nin Oprah Winfrey’i olarak anılan Ayşe Özgün ile çalışıyordum ve Ayhan Sicimoğlu ile yakın dostlardı. Ayhan Sicimoğlu bizim programa katılmak için geldiğinde stüdyoda spagetti pişirdi ve ben 19 yaşımdaki çömez halimle, aynı masada oturup onun hem anılarını dinleyip hem de pişirdiği spagettiyi yedim. Şimdiki aklımla o anı yaşasam, keyiften çıldırırdım sanırım. 

Kanal D’deki Renkler programı bence televizyon izleyicisinin giderek YouTube’a kaydığı şu günlerde kanalın vizyonunu ortaya koyan bir seçimdi. Çünkü Ayhan Sicimoğlu’nun anlatımı her zaman televizyon izleyicisinin de, internet kullanıcılarının da dikkatini çekecek kadar dinamik ve özgün. 

Asla didaktik konuşmuyor, arada takıldığı yerleri montajda kestirmiyor. Her zaman beğenmiyor, ama beğenmediği durumları da çok iyi analiz ederek izleyiciye farklı bir lezzette aktarıyor. 

Ben seyahat eden insanın hayatında nasıl bir doyum olacağını onu keşfettikten sonra çok daha iyi öğrendim. Bu yıl dışarıdan bakanları ürperten bir mesai trafiğinde çalışmama rağmen de 4 yeni ülke görmüşüm, bence fena değil. 

Yeni yılda çıtayı daha yükseğe taşımayı düşünüyorum. Çünkü öğrendim ki, para harcayarak sizi zengin edecek tek şey seyahat etmek…

Sıradaki haber yükleniyor...