Söz verdiler 2030'a kadar halledecekler

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Şu anda her neyi dert ediyorsanız, lütfen doya doya üzülün. Hatta dertlerinizin iyice keyfini çıkarın. Kana kana ağlayın, dövünün, çünkü sizin, benim, hepimizin, yani her insanoğlunun asıl dert etmesi gereken öyle bir ortak sorunu var ki küçük-büyük tüm dertlerimiz solda sıfır kalır, daha doğrusu kalacak!..

Çok sevdiğim, aile dostumuz güçlü bir kadın, rol model aldığım bir büyüğüm vardı ve ailesini üzen, sarsan bir şeyler olduğunda şöyle dua ederdi; 

- Allah’ım küçük dertlerimi bana çok görme ne olur…

Anlamaz, garipser, “ne tuhaf bir dua?” derdik. 

Ama büyüdükçe, yaşam denen roller coaster (lunaparktaki hız treni) üzerinde giderek büyüyen türlü türlü dertle karşılaştık. Gençken üzüldüğümüz şeyleri saçma sapan, ufak bulmaya başladıkça o garip duayı da gayet iyi anlar olduk…

İşte onun için böyle başladım. Evet her neye üzülüyorsanız kana kana üzülün, üzülelim, çünkü bunlar daha iyi günlerimiz… O tür üzüntüleri özleyeceğiz. Eğer bir an önce, çok hızla her birimiz, her bir devlet, lider, şirket, kurum aklını başına alıp, tüm hayat amaçlarını buna göre revize edip, düzenlemezse “küresel ısınma” dediğimiz ve bizzat, kendi ellerimizle yarattığımız canavarın harlı ateşi dünyayı yaşanmaz hale sokacak ve o dertleri mumla arar hale geleceğiz… Gelmeye başladık bile…

Lafı şuraya getirmeye çalışıyorum… 

Hala ciddiye almadığımız ve artık etkilerini bayağı somut biçimde görmeye, hissetmeye başladığımız “küresel ısınma” var ya, işte o; insanlığın tüm diğer sorunlarını sorun olmaktan çıkarıp, önemsizleştirecek büyüklükte tahrip gücüne sahip küresel bir felaket! Bunu anlatmaya çalışıyorum. 

Daha doğrusu Birçok insan, çevre-doğa aktivisti kişi, grup kendini yırtıyor, bilim insanları her gün sayısız rapor yayınlıyor. Ben sadece tekrarlıyorum ve bir Fütürist, gelecekçi olarak daima tekrarlayacak, bu konunun anlaşılması, harekete geçilmesi için elimden geleni yapacağım. 

Çünkü bu felaketin öncüleri tekme tokat kapımızı yıkıyor… Dünyanın her yerinde iklim krizleri, doğal afet ve felaketler sayısız insanı, doğayı dövdükçe dövüyor… Küresel Isınmanın iyice tepesi atmaya başlıyor… Karbon Salımını kontrol etmezseniz hepinize daha fenalarını da yapacağım diyor…  

Küresel ısınmanın temel nedeni “Karbon Salımı” yani “İNSAN”…

Küresel ısınmanın en önemli nedeni insanlığın, yani bizim-hepimizin yaşam biçimimiz ve bunlar nedeniyle oluşan Sera Gazları. O gazları biz çıkarıyoruz!.. Evet biz!

Ve bu gazlar dünyadaki faaliyetlerimiz nedeniyle oluşup, atmosferde birikiyor. Dünyanın üzerini adeta Seralardaki tente gibi örtmeye başlıyor. O zaman da dünyaya gelen ve geri yansıması gereken güneş ışınları bu tentenin içinde hapsoluyor, yani dünyada kalıp dünyayı ısıtıyor. 

Buzullar eriyor, canlılar ölmeye başlıyor. Su kenarlarında su seviyesi yükseliyor, iç kesimlerde ise kullanılabilir su, tabiat kaynakları azaldığı için kuraklık başlıyor. Artan ortalama sıcaklık 

sebebiyle yerkürede gözlemlenen hava akımları da anormalleşiyor. Hortum, fırtına, kasırga, dolu, sel, sağanak, yıldırım, şimşek vb. aşırı hava felaketleri yaşanıyor. 

Sera gazları şunlar; Karbondioksit, metan, diazot monoksit, hidroflorokarbonlar, perflorokarbonlar, sülfür hekzaflorid vb. İçlerindeki en önemli sorumlu ise karışımın %50 den fazlası olan “Karbon”.  

O yüzden “Karbon Salımı, Karbon Emisyonu” dünyanın yaklaşan ve ayak izleri iyice yüksek perdeden duyulan, hızlanarak yaklaşan küresel ısınma faciasının asıl nedeni… 

Peki Karbon Ayak İzi nedir? 

Herhangi bir insani faaliyet yüzünden atmosfere salınan Sera Gazı miktarının ve doğaya verdiği zararın hesabına kısaca “Karbon Ayak İzi” deniyor. Ne kadar çok Karbon ayak izi varsa, o faaliyeti yaparken o kadar çok Sera Gazı salıyor, dünyanın canına o kadar çok okuyoruz demektir. Karbon Ayak İzini hesaplamak için pek çok yöntem, internette sayısız site var. Mutlaka göz atın.

Karbon Emisyonunun, Salımını; başka bir deyişle Karbon Ayak İzini oluşturan başlıca nedenler; 

  • Kontrolsüz sanayileşme
  • Sürekli artan enerji talebi
  • Kontrolsüz şehirleşme
  • Azalan ormanlık, yeşil, doğal alanlar
  • Yoğun hayvancılık faaliyetleri
  • Aşırı tüketim kaynaklı aşırı çöp, atık üretimi 
  • Hava, su, toprak kirliliği yaratan her türlü faaliyetin aşırı artmış olması

Özetle dünyanın küresel ısınma krizine girmesine sebep kontrol edilmeyen Sera Gazı, onun yükselmesine neden olan en önemli neden de Karbon salımı – Karbon Ayak İzi. 

Veee sadece 20 yılımız kaldı!

Çocuklarınıza bu konuyu iyi öğretin. Kendiniz de iyice ezberleyin, çünkü Birleşmiş Milletler Küresel İklim Raporlarına göre dünyanın seri felaket, kuraklık ve kıtlık dalgasına girmesine neden olacak 1.5-2 derece daha ısınmasına sadece “20 yıl kaldı!” 

1800’lü yıllardan beri bu konular bilinmesine rağmen hep beraber kulak tıkadığımız için artık zaman iyice daraldı!..

Aşağıdaki tablo Karbon Salımından hangi faaliyetin ne kadar sorumlu olduğunu anlatıyor; 

Bu grafiği evlerimizin her yerine asmalıyız bence ve bu konuyu hiç aklımızdan çıkarmamalıyız!..

Kısacası çok acilen bu konunun, yani Karbon Ayak İzi felaketinin hallolması, tüm birey ve firmaların sorumluluk alması, harekete geçmesi gerekiyor. 

Ve iyi haber, 

Dünya devi, dünyanın önde gelen hızlı tüketim ürünleri şirketlerinden biri olan Unilever, geçtiğimiz Eylül ayında, tüm dünyada eş zamanlı olarak ‘Clean Future- Temiz Gelecek’ diye bir projesini ve kararını açıkladı. Büyük bir hareket başlattı. 

Yani diyorlar ki OMO, Cif, Domestos, Yumoş gibi ürünler yenilenebilir ve geri dönüştürülmüş karbon kullanılarak üretilecek ve aynı zamanda %100 doğada çözünür hale gelecek.

Çok iddialı bulduğum bu sözü, taahhüdü, Unilever Türkiye Ev Bakım Kategorisinden Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Leyal Eskin Yılmaz’a direkt sordum; 

-2030’a yalnızca dokuz yıl var! Nasıl yapacaksınız, başaracaksınız?

VE ŞU YANITLARI ALDIM;

  • Unilever, “Temiz Gelecek Vizyonu” adını verdiği küresel inovasyon programı ürün geliştirme, üretim ve ambalajlama yöntemlerine getireceği değişimlerle döngüsel ekonomi ilkeleri açsısından devrim niteliğinde. Fakındayız ve arkasında duruyoruz.
  • Temiz Gelecek Vizyonu Programı aslında, Unilever’in 2039 yılına kadar ürünlerinden karbon kaynaklı emisyonu net olarak sıfıra düşürme taahhüdü için de kritik önem taşıyor. 
  • Bu yeni karbon tipini kullanırken ölçeklendirme yapmak için yine bir değil birden fazla kaynağa yönelmemiz, çeşitlendirmemiz gerekiyor. Karbon Gökkuşağı burada devreye giriyor. Siyah karbon yenilenebilir olmayan karbon kaynaklarını ifade ederken; 

- Karbondioksit yakalama yöntemiyle elde edilenlere mor karbon,  

- Bitkisel ve biyolojik kaynaklardan elde edilenlere yeşil karbon, 

- Yosun gibi deniz kaynaklarından elde edilenlere mavi karbon, 

- Atık malzemelerin geri kazanımıyla elde edilenlere ise gri karbon diyoruz.

  • Karbon Gökkuşağı konusunda tedarikçilerimiz cephesinde de petrokimya tedarikçilerimiz de dahil, çok olumlu tepkiler var. Teknoloji konusunda onları birer iş ortağı gibi görüyoruz. Temiz Gelecek Vizyonu için mevcut ve bazı yeni tedarikçilerimizle çok yakın bir şekilde çalışıyoruz.
  • Sektör olarak hammadde de dâhil olmak üzere ürünlerimiz için fosil yakıtlara olan bağımlılığımızdan kurtulmalıyız. Karbon Gökkuşağı prensiplerini uygulamalı, yer altından karbon çıkarmayı bırakmalıyız, çünkü zaten yerde ve yer üzerinde kullanabileceğiz bol miktarda karbon kaynağı var.
  • Unilever Temiz Gelecek Vizyonu için yapılacak 1 milyar Avro’luk yeni küresel yatırım, tüketicilerin talep ettiği daha düşük çevresel etkiye sahip ve üstün temizlik performansı sağlayan, uygun fiyatlı ev ve çamaşır bakım ürünleri geliştirilmesi için kullanılacak. Fosil yakıttan elde edilmiş kimyasallardan uzaklaşılmasını sağlayacak biyoteknoloji araştırmalarının, karbondioksit ve atık kullanımı ve düşük karbonlu kimya çalışmaları finanse edilecek. 


O zaman “Hadi inşallah!” diyelim ve bizler de destek için elimizden geleni ardımıza koymayalım.

Başka dünya yok… Buraya sağlıkla, akıllıca sığışmak, dayanışmak zorundayız…

Yazarlarımızdan

20 Ocak 2021, Çarşamba 07:00
20 Ocak 2021, Çarşamba 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder