Ahmet Kaya hayranlarına

12 Ocak 2019, Cumartesi 08:30
AA

Adı ‘Ahmet Kaya Müzikali’ olarak anılan ‘Hep Sonradan’ adlı oyunu Maslak Uniq Hall’de izledim. Öncelikle kendi hatamı düzelteyim, bu bir müzikal değil, Ahmet Kaya şarkılarını fon olarak kullanan bir ‘müzikli oyun’. 

Ön planda yıllar sonra bir araya gelen dağılmış bir ailenin hikayesi var. Arada Ahmet Kaya’nın hayatına da ‘gıyabında’ bağlanan öykü yer yer seyirciyi zorluyor.

Çünkü tabuta benzeyen beş yükselti üzerinde, uzay boşluğunda cereyan eden olaylarda mekanları hayal etmeniz bekleniyor. 

Ama o kadar çok söz var ki dinlerken yorulmaktan bir şey hayal edecek haliniz kalmıyor. Birbirinden kopuk monologları anlayana kadar ilk yarım saat geçiyor. Sonra da karanlık bir depresyon çukuruna düşüyorsunuz.

Açıkçası oyunu izlemek pek kolay değil. Arkadaki Kardeş Türküler orkestrası sayesinde ‘Hep Sonradan’ katlanılabilir hale geliyor.

Şahane düzenlenmiş her Ahmet Kaya şarkısının ardından bir alkış kopuyor. Oyuncuların gözlerini uzaklara dikip tok sesleriyle boşluğa attığı modası geçmiş tiratlar bir an önce bitse de bir şarkı girse diye bekliyorsunuz.

Sonuç olarak Ahmet Kaya hayranlarının bayılacağı bir iş çıkmış ortaya. Ama bu oyun yerine Kardeş Türküler bir Ahmet Kaya konseri yapsa daha makbule geçermiş sanki. ‘Hep Sonradan’ 27 Şubat’a kadar Uniq Hall’de beş kez daha sahnelenecek.

Mahkeme’de mahkemeleştik

Karaköy’de Arap Camii Mahallesi’nde Cenevizlilerin mahkeme olarak kullandıkları binanın karşısında ‘Mahkeme Lokantası’ var. Tarihi 1800’lerin ortalarına dayanan, duvarı tuğla, tavanı tonoz, müthiş atmosferli bir mekan.

Sahibi Selim Akgül binanın restorasyonundaki her detayla kendisi ilgilenmiş. Girişteki yüksek tavanlı kısımda masalar tepeleme üst üste değil, ferah ferah yerleşmiş. Üst katlardaki odalarda ise özel yemekler düzenlemek mümkün.

Bir 30 kişilik iki de 10 kişilik odalar var. Gündüzleri esnaf lokantası olarak hizmet veren Mahkeme’nin keşkeği çok meşhur. Akşamları ise meyhaneye dönüşen mekanda portakallı levrek, pancar tava gibi orijinal lezzetler ve başarılı mezeler bulmak mümkün.

Bir salı akşamı bile dolu olan Mahkeme’ye rezervasyonsuz gitmeyin. Sokağın sakinliğine de aldanmayın, içeride capcanlı başka bir dünya var.

Berlin’den Dolapdere’ye

Titanic Otellerinin sahibi Aygün Ailesi Mayıs’ta yeniden açılacak olan Mardan Palace’ı almalarıyla gündemde. Benim yolum ise Dolapdere’deki Titanic Downtown’a düştü.

Berlin’deki Titanic’te ziyaret ettiğim İtalyan lokantası Pascarella, bir şubesini de burada açmış. Şef Erkan Yeşil’in çıtır çıtır pizzası dışında ahtapot ızgarası, bonfilesi, carpaccio’su pek lezzetliydi.

Tatlılarda da son günlerin modası olan sıcak çikolata ile eriyen çikolata topu konseptini es geçmemişler. Biraz ileride Vehbi Koç Vakfı’nın yakında açılacak müzesi, Yargıcı mağazası, Bilgi Üniversitesi derken, Titanic’in bulunduğu bölge büyük bir patlama yapmaya hazırlanıyor. Beyoğlu yerine Dolapdere’ye gezmeye gideceğimiz günler yakın. Pascarella da buluşma noktalarımızdan biri olacak.

KARADENİZ HAVASI

İstanbul’da Karadeniz ruhu en kuvvetli mekan neresi derseniz cevabım Sarıyer’deki Anzer. Buraya normal yürüyerek giriyorsunuz, horon teperek çıkıyorsunuz.

Özellikle haftada yedi gün servis edilen kahvaltısıyla ön plana çıkan Anzer’in menüsünde tabii ki baş köşede mıhlama var.

Tereyağı, peyniri, mısır unu, Rize kavurmasının eti, karalahana, kurufasulye, Anzer balı, yayla balı, kestane balı gibi ürünlerin tümü Karadeniz’den tedarik ediliyor. Şevval Sam ve Sadettin Saran buranın ünlü müşterileri arasında.


Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.