Farklı bir teknik

06 Mart 2019, Çarşamba 08:30
AA

Geçen perşembe yapılan Time Out Yeme İçme Ödülleri’nde en çok Meltem Cumbul konuşuldu. Kendisini rahmetli Azer Bülbül’e benzettim. Şarkı söylerken kâh titredi, kâh omuz attı. Zaman zaman boynunu kırıp, çenesini uzatıp “hıh” ve “hah” diye sesler çıkardı. İyi mi acaba diye endişelendim. Herhalde Amerika’da öğrenip yıllardır da dersini verdiği Eric Morris oyunculuk tekniği böyle bir şey dedim. Ödüllere gelince bence kazananlardan en çok hak edenler Galvin Ristorante, Duble Meze ve Murat Deniz Temel’di.

Maç ve aşk

İstanbul Kongre Merkezi’nde bu hafta sonu yapılacak 5. Mutlu İnsan Festivali’nde ‘Hayat Müzikali’ adlı bir gösteri varmış. Kadın erkek ilişkilerine ışık tutacak bu müzikal aşk-beyin arasındaki ilişkiyi açıklıyormuş. Yalnız bunu herhalde zaten konuya en çok kafa yoran kadınlar izleyecektir. Erkekler ilgilenmeyecek bile. Onlar için futbol maçı şeklinde kurgulanacak bir gösteri öneriyorum: Tacizin penaltı ile sonuçlandığı, bir kadını üzmenin ofsayt, özel günleri unutmanın faul olduğu bir şov. Yoksa o holigan kafalara başka türlü güzel bir şey sokmak çok zor.

Ajansını iyi seç

Peak Games’in memleketin en büyük ajanslarından biri tarafından kandırıldığı çalıntı reklam skandalından sonra şimdi de şampuan krizi çıktı. Dilan Çiçek Deniz, Hazar Ergüçlü ve Melisa Şenolsun’un yer aldığı, bir şampuan markasının ‘Biz yokuz’ konulu 8 Mart kampanyası yerden yere vuruluyor. Zaten yüz metre öteden bakınca o sloganda, o kampanyada bir arıza çıkacağı o kadar belli ki. İşin ilginci bu reklam da başka bir büyük ajansa ait. Siz siz olun ajansınızı, kreatif direktörünüzü dikkatli seçin de krizlerle uğraşmayın efendim.

Sanat rüzgarı

İstanbul sanata bir türlü doymuyor! Dünya metropolleri arasında sanatla ilişkisi en zayıf kentlerden biri olmamıza rağmen sürekli bir festival bir sergidir gidiyor. Akaretler’de dün başlayan Artweeks 17 Mart’a kadar sürecek. Geçen cuma da Kabataş’taki Setup Cafe’de ‘Benlik Süreci’ adlı bir sergi başladı. Mayısa kadar sürecek serginin açılışında uzun zamandır görmediğim kadar cool bir kalabalık vardı. Eski Cihangir akşamları tadındaydı. 1 Mayıs’a kadar izlenebilecek sergide 13 ressamın eseri yer alıyor.

Eş kabul faktörü

Müzikte iyi ses duymaya kafayı takıp, ses sistemlerine çok para harcıyorsanız bir ‘audiophile’ (odyofil) yani ‘sessever’siniz. Ses aşıkları için Kanyon’da Hifimyfi adlı bir mağaza açıldı. Son teknoloji, süper dijital, ilginç ve az pahalıdan çok pahalıya uzanan ses sistemleri satıyorlar. Bu konuda uzmanlaşan diğer mağaza ise Teşvikiye’de, aynı zamanda plak da bulabileceğiniz Soundstage. Çok az yerde karşınıza çıkacak, kablosu bile 2 bin Euro’yu bulan hoparlörler var. Bu cihazları alan kesim belli. Hem sese merakınız hem de paranız olacak. Büyük çoğunluğu erkek ve evli olan bu kitle için en büyük kriter ise ‘eş kabul faktörü’. Cihaz ne kadar inceyse, az yer kaplıyorsa ve şıksa eş kabul faktörü o kadar yüksek. Daha da komiği, erkekler eşlerine cihaz fiyatlarını hep daha az söylüyormuş. Biri demiş ki “En büyük korkum karımdan önce ölmem ve ses sistemimi ona aldığımı söylediğim fiyattan satması!”.


Sıradaki haber yükleniyor...