Kötü ama iyi

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Son günlerde nedense hiçbir şey bizi yüzde yüz mutlu etmiyor. Hep bir yarım kalmışlık var içimizde. “Belgeseli kötü ama Nükhet bir harika” dedik mesela. “Aleyna’nın şarkısı iyi ama klibi kötü” de dedik. Şimdi de “Filmi kötü ama Çağatay’ın oyunculuğu iyi” diye konuşuyoruz.

Çağatay Ulusoy’un ‘Kağıttan Hayatlar’ filmini izledim. Film deneyimi sınırlı bir izleyicinin, 50 yaş üstü duygusal abla abi ve teyzelerin hoşuna gidecek bir film. Ama sağlam bir senaryo ve iyi fikirler arayan bir sinema izleyicisinin yanından bile geçmeyeceği bir yapım.

Çağatay’ın övülen oyunculuğuna gelince, ben artık bu çocuğun her rolünde bir agresyon, bir “Döverim seni lan” hissi görmekten gerçekten bıktım. İzlerken tedirgin oluyorum.

Asla öfke olmaması gereken sahnelerde bile dişlerini gıcırdatıyor. Yönetmen stop der demez sette birilerine kafa atmış olabileceğini düşünüyorum. Kısacası Çağatay Ulusoy oyunculuğu beni geriyor. Ama tabii bunu iyi oyunculuk sanan bir kitle “Senaryo kötü ama, Çağatay çok iyi oynamış” dedi. Benim yorumum ise “Allahtan çok uzun değildi” oldu. Yazımı beğenmediyseniz siz de benim için “Alkapar iyi ama çevresi kötü” derseniz sevinirim.

40 YILLIK HATIR

Türk kahvesinin kültürel mirasını korumak ve hatırlatmak için ciddi bir çalışma içinde olan Arçelik şimdi de Okan Bayülgen ile şahane bir işe imza attı. Birlikte, Okan Bayülgen’in başrolünde yer aldığı ‘Göz Açıp Kapayıncaya Kadar’ adlı bir belgesel çektiler. Daha doğrusu yarı belgesel. Okan Bayülgen, senaryosunu Selin Atasoy ile yazdığı filmde karşımıza uykusuzluk çeken bir fotoğrafçı olarak çıkıyor. Yani kendisi olarak.

Bir kahve tutkunu olarak kahvenin hikayesinin peşine düşen Bayülgen izleyiciyi bazen müzikle, bazen genel kültür bilgileriyle bazen de anılarla hatırı 40 yıl sürecek bir yolculuğa çıkarıyor. Ben şahsen izlerken çok keyif aldım. O kadar etkilendim ki biter bitmez de bir Türk kahvesi yapıp içtim. Çünkü o kahve yolculuğunun içine o kadar derin giriyorsunuz ki kokusu gelmeye başlıyor!

MELEKLERİN PAYI

Rap müzikle aram 90’lardaki MC Hammer’dan beri pek yok doğrusunu söylemek gerekirse. Ama son dönemde Türkiye’de yükselişe geçen bu müzik türünde sevdiğim şeyler karşıma çıkıyor. Hayalet isimli rap’çinin çıkardığı ‘Meleklerin Payı’ oldukça iyi bir albüm. BTC grubu üyesi Hayalet’in ilk solo albümü olan ‘Meleklerin Payı’nda rock tınıları da mevcut. Bence hoş bir tarz olmuş. Favorim ‘İnsanlar’ ve ‘Yarına Kalsın’.

BODRUM’DA KAPLICA

Bodrum’u özlediniz ama hava da sanki henüz biraz daha serin mi diyorsunuz? Demeyin! Size geçen yaz kaldığım Sianji Well-Being Resort Kaplıca Bodrum’u tavsiye edeceğim. Bodrum’da kaplıca olur mu? Vallahi var. İşin güzelliği orda. Bodrum’un tek kaplıca oteli yaz kış açık. Hem de pandemi kurallarına uygun bir şekilde düzenlenmiş durumda. Otelde 4 ayrı sağlık ve diyet programı, Spa ve kaplıca hizmeti, 7 farklı spor aktivitesi yaz kış mevcut.

PSM RADYO

Pandemi nedeniyle 2020’yi boş geçse de Zorlu PSM kurulduğundan beri bizi sanatsal anlamda şahane işlerle buluşturmuştu. Konserler, tiyatro gösterileri, performanslar. Şehrin göbeğinde, metroyla ulaşılabilen bir vahaydı bizim için.

Bu dönemi dijital içeriklerle geçiren Zorlu PSM şimdi de radyo kurdu. Karnaval Medya Grubu işbirliği ve Vestel sponsorluğuyla açılan Vestel PSM Radyo yayına başladı. Farklı müzik türlerine ve sohbet programlarına yer veren radyo internetten ve akıllı telefon uygulamasından dinlenebiliyor.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder