Makul bir İtalyan: Punto

23 Mayıs 2018, Çarşamba 17:41
AA

Geçtiğimiz günlerde Zorlu’da bir arkadaş buluşması yaptık. Oturup sohbet edip bir şeyler yemek için çok seçenek var. Terasında güzel bir yer bulduğumuz Punto benim için o sıradaki diğer mekanlardan benim için bir adım önde. Öncelikle genç ve dinamik servis ekibi hem samimi hem de saygılı. Hizmet sektöründe bu çok önemli.

Yemekleri ise benim kalbimi çoktan fethetmiş İtalyan mutfağından son derece başarılı örnekler. Bir kere makarna ve pizzalarını tek geçiyorum. Punto, İtalyanlığın hakkını veriyor. Porçini mantarlı risotto’larını da deneme şansı buldum ki en zor yemeklerden biridir. Gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. 

Salatalar tazecik. İtalyanların olmazsa olmazı tiramisu tatlısı fevkalade. Sekiz şubesinde de kalite standardı bu düzeyde. Üstelik fiyatlar son derece makul. Ulaşılabilir gurme lezzetleri bir hayal değilmiş. Teşekkürler Punto.


BİR ALBÜM BİN DUYGU: SAZ SÖZ MAVİ

Farklı duruşu, kendine has tarzıyla pop müzikte alternatif bir soluk olan Mavi ‘Saz Söz Mavi’ adlı albümünü çıkardı. 1.5 yıldır 2'şer aylık aralıklarla yayınladığı, sözü ve müziği kendisine ait 9 şarkıyı (‘Kaçak’ın akustik versiyonuyla 10) bir araya getirdi Mavi. 

Albümde gitmek, gidiş, ayrılık teması hakim. Ardından hesaplaşma, günah çıkarma ve sanki pişmanlık geliyor. Mavi o eski günleri arıyor. Tabii bunların ne kadarı yaşanmış, ne kadarı başka hayatlardan ilham alınmış bilemiyoruz. Bildiğimiz şey, Mavi’nin insanın yüreğini yakan sözlerle içimize işleyen melodilerle çok gerçek şarkılar yaptığı.

Mavi’nin buğulu sesi, tertemiz sade düzenlemeler ve parçaların tümüne hakim samimiyet beni yıllar önce Nazan Öncel’in ‘Göç’ albümünü ilk dinlediğimde hissettiğim o duyguya götürdü. Favorim ise salon kadını çizgisini bozmadan “Beddua etmem ama söz vermiyorum” dediği ‘Selametle’.

Özetle ‘Saz Söz Mavi’ “yaza damgasını vuracak” bir beach club albümü değil, klasikler arasına girecek, o kulübü kalbinize kuracak eskimeyecek bir “eser”. 


İSKELE DEYİP GEÇMEYİN

Sarıyer'in gözbebeği Büyükdere İskelesi'ni sanırım bilmeyen yoktur. Tarihi 1853 yılına kadar uzanan muhteşem bir mekan. Nisan 2015'te restore edilerek tekrar açıldı. Sahibi Süleyman Atik, restorasyon döneminde hiçbir masraftan kaçınmayarak o heybetli binayı sevenleriyle buluşturdu. 

Düğün, nişan, kına, davet, sergi gibi birçok etkinliğin düzenlediği mekanın üst katında canlı fasıl eşliğinde, Boğaz'ın tam kalbinde iftar yapabiliyorsunuz. Binanın içine girdiğinizde kuaför, çiçekçi, pasta, fotoğrafçı gibi küçük ve şirin dükkanları görüyorsunuz. Pastaneden gelen yeni pişmiş kurabiye kokusu, çiçek kokularına karışıyor. 

İskelenin içindeki Ma-i Café&Restaurant'ın yemekleri ve kahvaltısını es geçmemek lazım. Hele hafta sonu kahvaltı için önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor


TERMINATOR’E AZ KALDI

Konuyu biliyorsunuz. Yapay zeka, yani bilgisayarlar, robotlar dünyayı ele geçirip insanların kökünü kazırlar. İnsanlar da Terminatör Bey’i gelecekten bugüne yollayıp durumu kurtarmaya çalışır. 5 film ve 2 dizisi çekildiğine göre bir türlü bunu başaramadılar.

Geçtiğimiz günlerde Polat Renaissance’da yapılan IBM POWER9 adlı işlemcinin lansmanı bilişim sektörü için çok şey ifade ediyordu. O kadar güçlü bir işlemci ki yapay zeka ve derin öğrenme kavramlarına yeni bir boyut getirdiği söyleniyor.

Bu ne demek? Yapay zeka daha da güçlenecek, doğal zekanın önüne geçecek ve sonunda gelsin Skynet’ler, Terminator’ler, Matrix’ler. Geçmiş olsun!



Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.