Selam 2020

AA

Ve 2020’nin ilk günündeyiz. Yılbaşı gecelerini evde geçirmeyi tercih ediyorum. Sanki o akşam yıl boyu pek dışarı çıkamayanların hakkıymış gibi geliyor bana. Ortalıkta kalabalık etmeyeyim diyorum. Dün gece ailecek evde oturup tombala oynamayı tercih ettik. Nedense herkes yeni yıldan çok umutlu. “2019 iyi geçmedi ama 2020 harika geçecek hissediyorum” diyen bir sürü arkadaşım var.

Umut fakirin ekmeği! Tabii olumlu düşünmek lazım. Yıllar önce Ah Canım Ahmet’in dediği gibi “Pozitif düşünce kazanır”. Benim pozitifliğim “Bu sene de ölmedik çok şükür” ayarında. Tabii nankörlük etmemek lazım. 2019’da çok gezenlerimiz eğlenenlerimiz de oldu.

İşleri yolunda giden, sıkıntılarını aşanlar da. Karamsarlığı bırakıp haydi kendimizi Sertab Erener’in çiçekli böcekli umut dolu şarkısıyla 2020’ye bırakalım: “Yeni bir aşk yeni bir iş/Yine gülecek bir neden lazım/Yeni bir hayat gerisi bayat/Kendime yeni bir ben lazım.” ‘

'ATİYE' OLMUŞ

‘Hakan: Muhafız’ faciasından sonra Netflix’in ikinci Türk dizisi ‘Atiye’yi beğendim. Açıkçası setten gelen tatsız haberlerden ötürü ortaya nasıl bir iş çıkacağı konusunda endişeliydim. Ama bu kez olmuş. Sosyal medyada defalarca yazılıp çizildiği gibi senaryodaki birkaç inandırıcı olmayan detay dışında olay örgüsü başarılı. Sonraki bölümde ne olacağını merak edip bir gecede sekiz bölümü bitiriyorsunuz.

Oyunculuklar da gayet iyi. Merakla çekimleri biten ikinci sezonu bekliyorum. Kulağıma gelen dedikodulara göre ilk iki sezonu çekerken çok bunalan Beren Saat 3 ve 4. sezonlarda yer almak istemiyormuş.

Umarım bu kararından bir an önce döner çünkü kabul etmesi hem kariyeri için hem de dizinin şimdiden oluşan hayran kitlesi için çok iyi olur. Böylece Beren Saat de artık eşi Kenan Doğulu ile ilişkisini reklam aracı olarak kullanmaktan kurtulup yaptığı bir işle gündemde kalmayı başarır.

HER DEM GENÇ

Geçen cumartesi Akmerkez’deki Karsu Dönmez konserini izledim. Açık hava ve buz gibi soğuk olmasına rağmen ilgi büyüktü. Gördüm ki insanlar kaliteli müziği nerede olsa dinliyor. Bu arada Akmerkez de yenilenmiş gençleşmiş. 1993’te İstanbul’a geldiğimde okulumun yolunda olduğu için sık sık inşaatının önünden geçerdim.

Herhalde dev bir uzay gemisi yapıyorlar buraya diye şakalaşırdık. Sonra şehrin en lüks alışveriş merkezi olarak iddialı bir şekilde açıldı. Oraya ünlü görmeye giderdik çünkü herkes Akmerkez’deydi. Son dönemde lüks markalarla birlikte daha erişilebilir giyim markalarına da yer vermeye başlayan Akmerkez, Vakkorama Cafe, Uptown ve Happymoon’s Icon gibi restoranlarla da renkleniyor.

Açtıkları Üçgen Teras’taki etkinlikler burayı tam bir yaşam merkezi haline getirdi. Akmerkez benim ilk göz ağrım. Ama hiç eski gelmiyor. Sık sık yenilenerek o cool havasını korumaya devam ediyor.

YENİDEN LESHOW

Geçen sene ilki yapılan deri ve moda fuarı LeShow büyük ilgi görmüştü. Birçok markanın katıldığı etkinliğin defilesi özellikle büyük sükse yapmıştı. Ülkenin en ünlü mankenlerinin boy gösterdiği defile günlerce konuşulmuştu. LeShow geri dönüyor.

16-18 Ocak’ta İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek fuarı merakla bekliyorum.

TUĞBA TARZI

Genç modacılarımızdan Tuğba Atasoy geçen Cuma Nişantaşı’ndaki Boel’de yeni koleksiyonunu tanıttı. Kadınlar tasarımları şık ve orijinal olduğu kadar giyilebilir ve rahat görünüyordu. Erkek koleksiyonu için yaptıkları ise üzerinize giyip bir daha çıkarmak istemeyeceğiniz kadar güzeldi.

Sosyetik hanımlar arasında Tuğa Atasoy’dan giyinen birkaç isim biliyorum ama yakında birçok ünlünün üzerinde onun tasarımlarını göreceğinizden emin olabilirsiniz.

Sıradaki haber yükleniyor...