Verda Özer Görme engeli böyle kalkıyor
HABERİ PAYLAŞ

Görme engeli böyle kalkıyor

Hep yazıyorum; artık ‘sürdürülebilirlik’ bir çiçek-böcek meselesi değil. Finansın, ekonominin, teknolojinin, sanatın merkezine oturmuş durumda. Dolayısıyla, bugün dünyanın en hayati mevzusu. ‘Sürdürülebilirlik’ten kasıt ise dünyanın ve insanlığın yaşamının sürebilmesi aslında. Tüm canlılarla, toprakla, havayla, suyla, hep birlikte hayatı sürdürmenin yolunu bulmak... Yani birliğin... Zira dünya öyle bir noktaya geldi ki bundan böyle sadece insana ve çevreye yararlı olmayı hedefleyen kurumlar tutunabilecekler.

DAHA VERİMLİLER

Sebebi de şu: Hem bu değerleri olan kurumlarda çalışanlar çok daha verimli oluyor. İnanarak çalışıyor. Dolayısıyla ortaya çıkan ürünün kalitesi çok daha artıyor. Hem de tüketiciler artık bir markanın dünyaya zarar verip vermediğiyle çok yakından ilgileniyor. Mesela çocuk işçi çalıştıran ya da hayvanlara işkence ederek üretim yapan bir markayı sevmiyor. Bu tip, yani sadece ticari hedefleri olan kurumlardan uzaklaşıyor. Onları cezalandırıyor, satın almıyor.

YENİ DÖNEMİN YÜKSELENLERİ

Aksine; ülkesini ve üzerinde yaşadığı gezegeni önemseyen markaları ise benimsiyor. Yüceltiyor. Kısacası; bir şirket içinde bulunduğu eko-sisteme nasıl davranırsa, o da aslında ona öyle davranıyor. Dünyayı önemseyenler yeni dönemin yükselenleri olurken; insan canını, çevreyi hor kullananlar cezalandırılıyor, alt lige itiliyor. Bunun en güzel örneklerinden biri de Türk Telekom (TT) herhalde. Özellikle engellilere yönelik projeleriyle öne çıkan kurum, bu sayede ‘üst lig’e yükselenlerden oldu bile.

Görme engeli böyle kalkıyor

SANAT TEKNOLOJİ AŞKI

Türk Telekom’u son zamanlarda en çok Atatürk Kültür Merkezi (AKM) ile birlikte andık, malum. Kurum; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda resmi açılışını yapan AKM’nin ana destekçisi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’yla imzaladığı anlaşmayla, sadece İstanbul’un değil Türkiye’nin de gözbebeği olan AKM’nin tüm iletişim ve teknoloji altyapısını sağlıyor. Binanın ‘kalbi’ olan büyük opera salonuna da 7 yıllığına ismi verilmiş.

Ancak Türkiye’de 81 ile 5G teknolojisini yaymaya hazırlanan Türk Telekom’un kültür-sanata katkısı, AKM ile sınırlı değil. AKM içindeki Kültür Sokağı ve Beyoğlu Kültür Yolu’nun da uçtan uca tüm dijital donanımını sağlıyor. Sırada ise çocuk atölyeleri, müzik ve deneyim atölyeleri gibi birçok fikri ve hayali gerçekleştirmek var. Hedefleri, Türkiye’de kültür-sanatı teknolojinin geldiği son noktayla buluşturmak.

Türk Telekom’un bu vizyonunda, Kurumsal İletişim Direktörü olarak Funda Öge’yi seçmiş olmasının payı var mutlaka. Türkiye’nin ilk modern ve çağdaş sanat müzesi olan İstanbul Modern’e kuruluşundan itibaren 15 yılını vakfetmiş olan Öge’nin kurumun sözcülüğünü yapması, Türk Telekom’un sanatı nereye koyduğunun en açık göstergesi.

HER ŞEY SESLENDİRİLİYOR

Kurumun Türkiye’ye sağladığı fayda bana kalırsa, teknoloji ve sanatın çok ötesinde. Hakeza marka en çok görme engellilerle özdeşleşmiş durumda. Uzun yıllardır görme engelliler için teknolojik kolaylıklar ve olanaklar sağlıyor. Bunların en başında da ‘telefon kütüphanesi’ geliyor. Cep telefonuna yüklenen bu uygulama sayesinde görme engelli çocuklar, kitap-resim-para-ilaç vs. hepsini sesli dinleyebiliyor.

Mesela telefonu takside aldığı para üstünü tanıyıp, sesli okuyor. Ya da ona gördüğü bir tabloyu sesli anlatıyor. Boğaziçi Üniversitesi ve bünyesindeki Görme Engelliler Teknoloji ve Eğitim Merkezi (GETEM) ile birlikte hayata geçirdikleri ‘Günışığı’ programı da 6-16 yaş arasındaki görme engelli çocukların normal gören çocuklarla aynı seviyede eğitim görebilmesini sağlıyor.

Özellikle öğretmen ve ebeveynlere verdikleri eğitimlerle ve yaptıkları etkinliklerle görme eksikliğini tamamlamaya çalışıyorlar. AKM içindeki sergi alanlarında da bu sesli uygulamalar olacak elbette. Görme-işitme engelliler için özel navigasyon sistemi de hazır. Türk Telekom’un yerel yönetimlerle birlikte gerçekleştirdiği ‘sesli adımlar’ uygulaması da AKM’de ve Beyoğlu Kültür Yolu’nda hazır olacak.

Görme engeli böyle kalkıyor

HERKES GÖRENE KADAR

Toplumda dışlanmış ve dezavantajlı olan topluluklara el uzatmak, yani onları kapsamak sürdürülebilirliğin en temeli aslında. Gerçekten herkesi ama herkesi kapsamadan, yaşamın sürebilmesi mümkün değil dünyamızda. Bunun için de parayı, teknoloji, sanatı, bilgiyi birleştirmek gerekiyor.

Ancak birleştirince ortaya böyle mucizeler çıkıyor. Hepsi iyiliğe ve faydaya dönüşüyor. Tek bir birey, canlı kendini dışarıda hissetmeyene dek devam... Unutmayalım ki tek bir kişi kendini görme engelli hissetmeyene dek, aslında hiç birimiz tam olarak göremeyiz. Bunu bize hatırlattığınız için teşekkürler Türk Telekom. Teşekkürler AKM. Teşekkürler Kültür ve Turizm Bakanlığı.

Görme engeli böyle kalkıyor

Sıradaki haber yükleniyor...
holder