İnelim artık dünyanın sırtından

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

“Elinde para, kafasında hesap makinesi, kalbinde egosu olan bir adam haline geldik hepimiz. Bu adam işinden nefret ediyor ve lüksü seviyor. Bitmeyen ihtiyaçları var. Doymuyor, doyamıyor. Her şeyin de fiyatını biliyor çünkü ona göre her şeyin bir fiyatı var. Bu rasyonel ekonomik adam sadece kendine değil, dünyaya da çok zarar vermeye başladı. Acilen yeni bir adam portresine, 21’inci yüzyıl için yeni bir ekonomi hikayesine ihtiyaç var.” Bu sözler İngiliz ekonomist Kate Raworth’e ait.

FARKLI DÜZEN KURMALIYIZ

Oxford Üniversitesi Ekonomi Profesörü, iki yıl önce yazdığı ‘Donut Ekonomisi’ kitabında şöyle devam ediyor: “Böyle gidersek dünyayı batıracağız. Önümüzdeki 50 yıl içinde farklı bir düzen kurmazsak, dünyanın kendini toparlaması 10 bin yıl alacak.”

Zaten tam da bu yüzden tüm dünya, Paris İklim Anlaşması’yla yatıp kalkıyor bu günlerde. Türkiye’nin de geçen hafta taraf olduğu bu uluslararası iklim anlaşması, küresel sıcaklık artışını 1.5 derece ile sınırlandırmayı hedefliyor. Zira aksi takdirde aynen Raworth’un dediği gibi, gezegenimiz geri dönüşü olmayan bir yola girmiş olacak.

DOYMAYAN ADAM

Donut Ekonomisi kitabında yukarıda bahsettiğim doymayan adama ‘rasyonel ekonomik adam’ diyor Kate Raworth. 20’nci yüzyılda düzene ayak uydurmak için hepimizin bu adama dönüştüğünü söylüyor. 200 yıldır süren bu düzen, dünyanın bize verdiği malzemeleri alıp, istediğimiz şeyleri üretmek için bozup, sonra da o şeyleri atmamız üzerine tasarlanmış. Buna ‘al-yap-kullan-at düzeni’ diyebiliriz.

Yani yeryüzündeki yaşamı yok etmek üzere kurgulanmış tek yönlü bir sistem. Oysa artık alarm zilleri çalıyor. Geri dönüşü olmayan yola girmememiz için acilen yeni bir düzen kurmamız şart. Gezegenin kaynaklarını tüketmeye çalışmayan bir anlayıştan bahsediyorum. ‘Kullan-at’ dediğimiz tek yönlü hareket yerine ‘sonsuz kullan’, yani iki yönlü harekete geçmeliyiz.

Atıkların geri dönüştürülmesi ve tekrar kullanılması, havayı kirleten karbon bazlı enerjiden yenilenebilir enerjiye geçilmesi, sadece kendimizi değil çevreyi de düşünen bir üretim-tüketim sistemi... Bu da 21’inci yüzyıl ekonomistlerine çok iş düşürüyor. Finans dünyasının ve devletin, kendi çıkarlarını insanın ve çevrenin doğasıyla harmanlamaları gerekiyor.

21’İNCİ YÜZYILIN YENİ HİKAYESİ

Çok şükür ki 21’inci yüzyılın bu yeni düzenini kurmak için bu günlerde birçok şirket elini taşın altına koyuyor. Birkaç haftadır yer verdiğim, dünyanın sürdürülebilir olması için uğraşan bu kurumlardan biri de Anadolu Efes. Şirket, çevresel ayak izini azaltmayı yani çevreye verdiği zararı acilen en aza indirmeyi hedefliyor. 2030’a kadar Türkiye dahil altı ülkedeki operasyonlarında ‘net sıfır karbon’ salımına ulaşmayı taahhüt etti geçenlerde.

Aynı zamanda elektrik ihtiyacının da yüzde 100’ünü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayacak ve yenilenebilir enerji kurulumuna yönelecek. Hali hazırda Rusya’daki tesislerinin yarısından fazlasında, yüzde 100 yenilenebilir elektrik enerjisi kullanımına geçmiş durumda. Kurum, üretimden kaynaklı atık miktarını azaltmayı da en üst seviyeye çekmiş. Türkiye’deki tüm operasyonları ‘Sıfır Atık Belgesi’ almaya hak kazanmış. 2030 hedeflerinde plastikle mücadele de önemli bir yer tutuyor.

İş Dünyası Plastik Girişimi’nin ilk imzacılarından biri olarak; bu alanda üniversiteler, tedarikçiler ve girişimcilerle birçok proje yürütüyor. Anadolu Efes’in Üst Yöneticisi (CEO) Can Çaka’nın “Sürdürülebilirliği bir düşünme biçimi ve iş modelinde temel belirleyici kriter olarak görüyoruz” demesi, 21’inci yüzyılın bu yeni hikayesini okuduklarını ve hayata geçirdiklerini gösteriyor.

NEDEN DONUT?

Peki, neden ‘donut’? Bizim simidi andıran yuvarlak ve içi boş şeklinden dolayı aslında... Simidin çeperi, yeryüzünün sınırlarını temsil ediyor. Yani küresel ısınma, hava kirliliği, biyo-çeşitliliğin kaybı gibi. Dünyayı zorlayan sınırlar. İç halkanın çeperi ise iyi bir yaşam için gereksinim duyduklarımız: Yemek, temiz su, konut, enerji, eğitim, sağlık hizmeti gibi şeyler. İki halka arasındakiler, dünyanın şanslıları.

Simidin ortasındaki boşluk ise bu düzenin kaybedenleri. Ama bence donutun yuvarlak olması en önemli özelliği. Herkesin ve her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu, hepimizin aynı halkanın içinde olduğumuzu en güzel bir simit gösteriyor bana kalırsa...

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder