Verda ÖzerSen onu sadece reçel yapar mı sandın?
HABERİ PAYLAŞ

Sen onu sadece reçel yapar mı sandın?

'Kadın kooperatifi’ deyince aklınıza ne geliyor? Muhtemelen reçel, makarna yapıp pazarda satan kadınlar topluluğu. Oysa kadınların bir araya geldiği bu topluluklar, bundan çok daha fazlası. Bu topraklardaki binlerce yıllık kadim geleneğin, kültürün, yaşam döngüsünün en önemli kahramanları onlar. “Üreten kadınlar, aslında doğaya hizmet ediyorlar. Bu bölgede çevreyle, kültürle ilgili her şeyin başı kadın.

Kilimi dokurken, o motifleri sürdürüyor. Ninnisini söylerken, tarihini sürdürüyor. Tohuma da sahip çıkan kadın aslında. O tohumun ne zaman ekileceğine karar veren de kadın. Kadınlar sadece üretici değil, kadim bilgelikle süregelen doğa bilimciler.” Bu sözleri söyleyen Gökova Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi Başkanı Çiğdem Ercan, kendi kooperatifindeki kadınların yaptıklarını işte böyle özetliyor: Bölgenin üretim alanındaki zenginliklerini, geçmişten bilgilerle harmanlayıp üreticiye sunuyorlar. Böylelikle toplumun devamlılığını sağlıyorlar.

Sen onu sadece reçel yapar mı sandın

EMEKTEN SEPETE

Bana kadınların örgütlenmesinin yarattığı bu farkı hatırlatan, ‘Emekten Sepete Kadın Kooperatiflerini Destekleme Programı’ oldu. Visa, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Habitat Derneği’nin işbirliğinde hayata geçirilen program bir yıldır 14 kadın kooperatifini destekliyor. Verilen finansal desteğin yanında asıl olarak online ticaret, dijital satış ve web sitesi altyapısı konularında eğitim veriyorlar. Bu sayede de bu kooperatiflerin kapasitelerini muazzam arttırmışlar. Neredeyse hepsi ulusal ve uluslararası satışlara başlamış.

SATIŞLAR YÜZDE 86 ARTMIŞ

Düşünün bu program sayesinde kadın kooperatiflerinin satışlarında yüzde 86 artış olmuş. Yüzde 93’ü yeni işbirlikleri gerçekleştirmiş. Türkiye’nin dört bir yanından kadınların katıldığı programda, yatırılan her 1 TL karşısında2 TL’den fazla sosyal fayda sağlanmış.

Önümüzdeki sene ise programa 12 yeni kadın kooperatifi daha katılacak. Asıl amaç ise bu kooperatiflerin ayrı ayrı satış yapmasından ziyade, birbirleriyle işbirlikleri geliştirerek daha da büyüyüp yayılmaları. Bölgelerindeki kadınlar için çekim merkezi yaratmaları.

FARK YARATAN KADINLAR

Programa dahil olan kadın üreticilerin topluma kattıkları değerler ve yarattıkları farklar o kadar önemli ki...Mesela Gaziantep’te yaygın olan sedef işletmeciliğini alıp çok geniş yelpazede ürünlere taşıyanlar…Sakarya’da atıklardan masa-sandalye-şezlong yapanlar…

Erzurum’da ölmek üzere olan yöresel bir kumaşı yeniden canlandırarak satanlar… Hakkari’de dağlardan endemik bitkileri toplayıp yaşatanlar… Dolayısıyla bu kadınlar aslında bize ait olan değerleri, gelenekleri, bilgileri, kıymetleri yaşatan ve gelecek nesillere taşıyanlar…

Sen onu sadece reçel yapar mı sandın

DEVLET DESTEĞİ

Bugün Türkiye’de 950’ye yakın kadın kooperatifi var. Her bölgeden neredeyse eşit dağılımla diyebiliriz. Bunun arkasında elbette Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın uzun yıllardır verdikleri istikrarlı desteğin rolü büyük. Mesela Tarım Bakanlığı ve Aile Bakanlığı bir yıldır ‘Kadınların Kooperatifler Yoluyla Güçlendirilmesi’ projesini yürütüyorlar.

Tam 5000 kadına ve 3000 erkeğe bu kapsamda eğitim verilmiş. Markalaşma, sosyal güvenlik, kooperatifçilik hukuku gibi sayısız konuda eğitim modülleri 30 ilde bitirilmiş. Erkeklere verilen eğitim ise kadınların kooperatiflere katılımını kabullenmelerine yönelik… Ticaret Bakanlığı da ‘Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı’ kapsamında kadınlardan oluşan ve kadın emeğini değerlendiren kooperatiflere 3 yıldır hibe desteğinde bulunuyor.

CİNSİYET EŞİTLİĞİ İÇİN

Kadın kooperatiflerinin oluşmasında ve gelişmesinde ortaya çıkan en büyük sorun ise, erkeklerin bakış açısı. Çoğu kadın bu kooperatiflere girebilmek için ailesindeki erkeklerden izin almak zorunda kalıyor. Dolayısıyla kadınların eşit fırsatlara ve imkanlara erişimi, iş hayatına ve topluma dahli için yani kısacası toplumsal cinsiyet eşitliği için bu kooperatifler büyük rol oynuyor.

Zaten tam da bu yüzden Visa Türkiye Genel Müdürü Merve Tezel, “Bir ekonomi ne kadar kapsayıcı olursa, o ekonomideki oyuncuların da o kadar gelişip büyüyeceğine inanıyoruz” diyerek bu programla asıl kadınların güçlenmesini hedeflediklerini anlatıyor. Telefonda görüştüğüm Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır da “Kadın istihdamının sürdürülebilir büyüme ve ekonomik kalkınma için ne kadar kıymetli olduğunun farkındayız” diyor. Kooperatiflerin Türkiye’de kadınların ekonomiye düşük katılım oranına çözüm bulmak için en önemli fırsat olduğunu söylüyor.

Sen onu sadece reçel yapar mı sandın

Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır

Zaten tam da bu yüzden Visa Türkiye Genel Müdürü Merve Tezel, “Bir ekonomi ne kadar kapsayıcı olursa, o ekonomideki oyuncuların da o kadar gelişip büyüyeceğine inanıyoruz” diyerek bu programla asıl kadınların güçlenmesini hedeflediklerini anlatıyor. Telefonda görüştüğüm Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır da “Kadın istihdamının sürdürülebilir büyüme ve ekonomik kalkınma için ne kadar kıymetli olduğunun farkındayız” diyor. Kooperatiflerin Türkiye’de kadınların ekonomiye düşük katılım oranına çözüm bulmak için en önemli fırsat olduğunu söylüyor.

HANGİSİ?

Peki kapatmadan önce bir soru atalım ortaya: Kadın kooperatifi kurmak mı daha önemli, yoksa bir kooperatifte kadın olmak mı? Hangisi daha etkili? Anlamlı? Bana kalırsa ikisinin önemi, yeri farklı. 1’incisi; kadınların bir araya gelmesinden doğan güçle değerleri, kültürü, tarihi ileriye taşımaları açısından önemli.

2’ncisi ise; bir kadının kendine güvenerek bir kooperatife üye olması, bireysel uyanışını gerçekleştirmesi ve toplumsal eşitlik açısından mühim. Hele ki üstüne bir de kooperatifin yönetiminde yer alırsa, sayısız kadına ilham olacağı için muazzam değerli…

Sıradaki haber yükleniyor...
holder