Baraj değil yeterlilik sınavı olsun

03 Kasım 2015, Salı 19:00
AA

YÖK’ün ziraat, su ürünleri ve orman bölümleri dışındaki mühendislik fakültelerine girişte baraj getirmesi tartışma yarattı. Barajın geçici bir çözüm olduğunu belirten MEF Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin, mesleki yeterlilik sınavı sistemini önerdi. YÖK’ün de mesleki yeterlilik sınavı konusunda yasa tasarısı hazırladığı öğrenildi

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), tıp ve hukuktan sonra, ziraat, su ürünleri ve orman fakülteleri dışındaki mühendislik fakültelerine girecek öğrenciler için de baraj getirdi. Buna göre bu fakülteleri ilk 240 içinde olan öğrenciler tercih edebilecek. Baraj uygulaması talebinin mühendislik fakülteleri dekanlarından geldiği ve bu konuda YÖK’e başvurdukları öğrenildi. Mühendislik fakülteleri ile tıp ve hukuk fakültelerine getirilen baraj uygulaması, KKTC’deki üniversitelerde de uygulanacak. Su ürünleri, orman ve ziraat mühendislikleri fakültelerinin derin ve yapısal sorunlar nedeniyle baraj uygulamasının dışında tutulduğu kaydedildi. Baraj konulmasının geçici bir çözüm olduğunu kaydeden MEF Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin, uygulamanın daha çok vakıf üniversitelerini olumsuz etkileyeceğini söyledi. Prof. Dr. Şahin, çözüm için mesleki yeterlilik sınavlarının devreye sokulması gerektiğini açıkladı. Mesleki yeterlilik sınavı konusunda YÖK’ün de bazı programlarla sınırlı olmak kaydıyla yasa taslağı önerisi üzerinde çalışmaya başlattığı öğrenildi.

MİMARLIĞA DA BARAJ GELİYOR


YÖK’ten yapılan açıklamada önümüzdeki yıl mimarlık fakülteleri için de başarı sıralaması şartı getirilecek. Bazı üniversitelerde aynı sınıfta okuyan mimarlık öğrencilerinin başarı sıralaması farkının 200 bini aştığı, bu nedenle baraj uygulamasına geçileceği kaydedildi. Eğitim fakültelerine başarı sıralaması getirilmesi konusunda da yoğun talep olduğu ancak şimdilik uygulanmayacağı belirtildi.

Kalitesini arttırmayan zora girecek

Eğitim uzmanlarına göre, YÖK’ün öğrenci kalitesini arttırmak için getirdiği baraj uygulaması, akademik başarısı olmayan üniversiteleri zora sokacak. Henüz rüştünü ispatlamamış genç vakıf üniversiteleri, öğrenci açığını gerçek burs oranlarını arttırarak kapatma yoluna gidecek. Eğitim kalitesini yükseltemeyen üniversitelerde ise büyük kontenjan boşluğu oluşacak. Bu durumda ekonomik sıkıntıya girecek olan üniversitelerin kurucu üniversitelerinin himayesi altına girmesi kaçınılmaz olacak.

‘Bu fakültelerden mühendis çıkmaz’

Mehmet Soğancı TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı: Hiç profesörü olmayan, laboratuvarı olmayan fakülteler var. Ama bunlar istisnai bir durum değil, hemen hemen yarısında durum böyle. Bu fakültelerden mühendis çıkmaz. Bir diğer konu da neden 210 bin değil de 240 bin sınırı getirildi? Bu kısıtlamaya neden ihtiyaç var? YÖK’ün bunları açıklaması gerekiyor. Çünkü karar alma süreçleri de sıkıntılı.

 

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.