12 bin yıllık tarih Fashion Week’e taşınıyor

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan ve tüm dünyanın dikkatini çeken Şanlıurfa Göbeklitepe'deki 12 bin yıllık tarih; tasarımcı Yelda Aslan’ın ressam Serra Erdoğan’ın desenleri ile oluşturduğu “12 bin Göbeklitepe” adlı yeni koleksiyonu Mercedes Benz Fashion Week’te ilk kez izleyicilerle buluşacak.

İnsanoğlunun 12 bin yıl önce başlayan macerasının anavatanı Göbeklitepe’den dünyaya açılmasını, binlerce yıllık insanlık tarihinin yaşamsal duyguları olan aşk, öfke ve inancını fütüristik bir yapıda özel bir koleksiyona dönüştüren tasarımcı Yelda Aslan; Göbeklitepe için 22 farklı tema üreten sanatçı Serra Erdoğan’ın resimleri ve desenlerini kullanarak oluşturduğu bu özel çalışmaları 9 Ekim 2019 Çarşamba günü Mercedes Benz Fashion Week kapsamında görücüye çıkaracak.




-Koleksiyonunuzda bu yıl dünyanın da ilgisini çeken tarihi Göbeklitepe’yi odak noktası yapıyorsunuz. Koleksiyonunuzu oluşturma sürecinden bahsedebilir misiniz?

UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alan ve tüm dünyanın dikkatini çeken Şanlıurfa Göbeklitepe’deki 12 bin yıllık tarih beni de herkes gibi çok heyecanlandırıyor. Herkesin kalbinde yaşadığı heyecanı bir tasarımcı olarak Mercedes Benz Fashion Week’te podyuma taşıyıp harekete geçirmek istedim. Tarihin moda ile buluşması benim için büyülü bir dünyaya açılan kapı oldu. Bu yolculuğu herkesin gözleri önünde tüm bilinmeyenleriyle sergileyeceğiz. Tüm dünyanın ve Türkiye’nin gözlerinin kitlendiği odak nokta ‘Göbeklitepe’ yi moda ile buluşturmak benim için gurur verici. Koleksiyonu oluşturma sürecinde kendimi her an tarihle iç içe, sürekli bir keşif yolculuğu yaparken buldum. ‘Göbeklitepe’ gibi 12 bin yıllık tarihi ilk kez moda ile buluşturup sahneye taşıyarak tekrar tüm dünyanın gözlerini Türkiye üzerine çekeceğiz. Tarihi modern sanata dönüştürmek istediğim bu süreçte ‘Göbeklitepe’ yol göstericim olarak bana yeni serüvenler için ilham verdi.


- Bu koleksiyonu hazırlarken ressam, sanatçı Serra Erdoğan’ın desenleri kumaşlarınıza ilham kaynağı oldu. Bir araya gelme hikayeniz nedir?

Serra Erdoğan ile eşimin ortak arkadaşları sayesinde tanıştık. Sohbet ederken ikimizin de ortak noktasının tarih olduğunu fark ettik. Benim daha önce tasarladığım ‘Modern-Historical’ adlı koleksiyonumda kullandığım çini desenleri de Serra’nın dikkatini çekmiş. Kendisinin de ‘Göbeklitepe’ üzerine çizdiği desen ve tabloları bana göstermesiyle ikimizi de içine alan bir yolculuğa başladık. Koleksiyon hazırlığı sürecinde de Serra’nın tasarımlarında bana ilham veren ‘Göbeklitepe’ desenlerini koleksiyonuma entegre ettim. Böylelikle benim tasarımcı yönüm Serra’nın sanatsal yönüyle birleşerek, hayranlık uyandıran “12 bin-Göbeklitepe” Koleksiyonu ile Göbeklitepe’nin yeniden hayat bulmasını sağladı.



- Bu aşamada size en keyif veren kısım hangisiydi?

Her anım çok keyifliydi. Tarihin sanatın ve modanın iç içe olduğu her an, yaptığınız işi daha heyecanlı hale getiriyor. Size mutluluk veren her şeyde ortaya koyduğunuz emek hep çok daha değerli oluyor. ‘Göbeklitepe’ koleksiyonu da uzun süreçlerin, emeklerin verildiği bir çalışma oldu. Tüm çalışmalar sonucunda desenlerin kumaşlara basıldığı anı gördüğünüzde işte bu diyorsunuz. Benim için tüm koleksiyon boyunca en keyifli an bu oldu.


- Koleksiyon kaç parçadan oluşuyor? Ağırlıklı olarak hangi parçalar öne çıkıyor?

22 parçadan oluşuyor. Her biri özel ve değerli parçalar. Öne çıkan detaylar tablolardan esinlenerek tasarladığımız desen dizaynları ve onu bütünleştirdiğimiz moda trendleri.


- Bu yıl ilk kez Mercedes Fashion Week’te olacaksınız. Daha önceki defile tecrübelerinizden bahseder misiniz?

Mercedes Fashion Week heyecan verici olacak. Özellikle ‘Göbeklitepe’ gibi herkesin gözünün üzerinde olacağı, ilgi odağı bir koleksiyonla yer almak da ayrı bir mutluluk oldu. Geçtiğimiz yıllar içerisinde iki kez solo defile yaptım. İlk defilem ‘Rocky Girl’ kolekiyonu Lions Vakfı yararına düzenlendi. Rocky filmindeki motivasyon sahneleri, azim ve güç bana Rocky gibi hisseden güçlü kadınları çağrıştırmıştı. Bu da benim koleksiyonumu oluşturan ana unsur olmuştu. İkinci defilem ise ‘Kök’ koleksiyonu Tema Vakfı yararına düzenlendi. Defilede verilmek istenen ana mesaj; doğaya assasiyet vurgusu yapmaktı. Bu yüzden koleksiyonun adını da ‘Kök’ olarak izleyenlerle buluşturdum.


- Tasarım konusunda yakın gelecekteki planlarınız nelerdir?

Öncelikle Fashion Week sonrası bu özel koleksiyonu kendi coğrafyasına taşımak ve Şanlıurfa Göbeklitepe’de defile yapmak istiyorum. Bu coğrafyanın ilham verici kökleri, geçmiş ve geleceğin kesişme noktası olmasını, moda yoluyla kitlelere ulaşmasını çok önemsiyorum. Bir sonraki adımım ise farklı desen çalışmaları, modern fütüristik yenilikçi tasarımlar olacak.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder