Ağacı yaşken eğmek gerekir mi gerçekten?

05 Şubat 2019, Salı 15:34
AA

Veri analiz ajansı Havas Helia’nın yaptığı bir araştırma, cinsiyet ve sınıfsal farkların çocukken başladığını gösteriyor. Toplam 200 bin çocuktan toplanan veriler, ön yargıların çocukları sınırladığını; eğitim ve deneyimin ise her şeyi değiştirdiğini ortaya koyuyor.

Çocukların seçtikleri ilk aktiviteler, cinsiyet ve toplumsal sınıflar arasındaki farklılıkların erken yaşta başladığını gösteriyor. Kız çocukları güzellik uzmanı veya defile mankeni gibi kadınlara atfedilen rolleri isterken, erkek çocukları mühendislik ve spor koçluğu gibi rolleri tercih ediyor.

Dört yaşındaki kız çocuklarının yüzde 70’i pilot yerine hostes olmayı tercih ederken, aynı yaştaki erkek çocuklarında durum tam tersi. Kızlar, 18 kat fazla oranda güzellik uzmanı olmak isterken, erkekler 10 kat fazla spor eğitmenliğini seçiyor. 14 yaşına geldiklerinde çocuklar arasındaki farkın devam ettiğine dair gözlem ise  “Ağaç yaşken eğilir” söyleminin canlı kanıtı gibi.

Araştırma, küçük yaştaki çocukların da sınıfsal farkları aşamadıklarını gösteriyor. Öte yandan, yoksul bölgelerde yaşıyor bile olsalar, iyi okullardan gelen çocuklar daha yükseği hedefliyor. Bu da iyi bir eğitimin çocukların ufkunu genişletebileceğini gösteriyor.

Edutainment Zummit’in ana konuşmacılarından KidZania Eğitim Direktörü Ger Graus, “Çocuklar bildiklerini arzular. Kariyer konusundaki ilk fikirler çocuklukta oluştuğuna göre kurumların çocukların hayallerini geliştirmek ve gerçekleştirmek için yapabileceği pek çok şey var,” diyor. Bu bir noktada devlet kadar, özel sektörün de yetenekli çocukların yetiştirilmesi konusunda zaman ve çaba harcaması gerektiği anlamına geliyor.

KidZania İstanbul CEO’su Ebru Timur da KidZania’nın eğlendirirken öğreten aktivitelerinde iş ortaklarının payının büyük olduğunu belirtiyor. “Çocuklar 4 yaşına kadar dünyanın her yerinde aynı, sadece bildiklerini arzu ediyor. Ancak sonrasında ebeveyn, sosyal çevre, okul ve arkadaşlarla sınırlar, farklılıklar belirginleşmeye, ön yargılar oluşmaya başlıyor. KidZania’da çocuklar, farklı sosyal çevrelerden gelen akranlarıyla birlikte dünyayı paylaşıyor. Her çocuk dilediği kişi olabileceğini görüyor” diyor.

Araştırmanın sonuçlarını okudukça tüm bu olan bitene kızabilirsiniz. Ama bence ebeveynler en çok kendine kızmalı. Çocuklarının söylediklerini duymazdan gelenler, hayal güçlerini sınırlandıranlar, başarma ihtimali yüksek çocukları görünmez kafeslere kapatanlar yine aileler. Yazın bir kafede, eteğinin ucu kıvrılıp açıldı diye kızını azarlayan ve “yerinden kalkmayacaksın” diye ültimatom veren baba, oğlunu “Atla, zıpla” oğlum diye yüreklendiriyorsa o çocuk 14 yaşına gelince o korkuları, yönlendirmeleri yüreğinden atabilecek mi sanıyorsunuz?



Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.