Corona virüsün öğrettikleri

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Eskiden "İki bakla, sofa yeter" derdim. Yeter ki evdeki huzur, mutluluk bozulmasın. Ama corona virüs bana pek çok gerçeği farkındalık yaratarak öğretti. Örneğin evin hapishanen olacaksa son derece konforlu olması gerekir. Çok eşya, çok yük demektir. Düzenleme dediğimiz şey aslında Marie Kondo izlemeyi gerektirecek kadar meşakkatli bir iştir. 

Evlerimizi satın alırken "Kira vermeyelim, bir güvencemiz olsun" diyoruz. Yıllarca çalışıp didinip ev almak için ömrümüzü de tüketiyoruz. Oysa İstanbul’a yakın bir çiftlik ve üzerinde konteyner ev, bizim o çok övündüğümüz dairelerimizin çok üstünde bir değerde. Çünkü kendi ektiğini biçebiliyorsun, kimseye ihtiyacın yok, dolayısıyla sosyal mesafeye de. Küçük, bahçeli, kompakt... Tüm çözümler bizim dört duvar hapishanelerimizden çok daha güzel ve insancıl. 


Çiftçi ol, mutlu yaşa

'Emtia gurusu' olarak tanımlanan Jim Rogers 2012’de “İlerde borsacılar taksiye binecek, Lamborghini'lere binenler ise çiftçiler olacak” dediğinde, çoğumuz “Yok canım” nidaları atmıştık. Hatta bu konuşma ve devamındaki, “Tarım kaynakları giderek azalıyor. Gelecek günlerde gıda ürünlerinin fiyatlarında aşırı düzeyde artış gözlemleyeceğiz. Amerika’da çiftçi yaşının 58, Japonya’da ise 66 olduğunu görüyoruz. Kimse okula çiftçi olmak için gitmiyor. Şeker bugün en yüksek değerinin yüzde 70 altında satılıyor. Tarımın önem kazanmasıyla, gelecekte borsacılar değil, çiftçiler kazanacak” sözleri kimileri tarafından yadırganmış, "Gelecek tarımda değil, alternatif enerjide" denmişti. 

Şimdi ne kadar haklı olduğunu görüyorum Rogers’ın. Eminim benimle beraber bu gerçeğin ayırdına varan pek çok insan var. Ki hala erken aşamada olduğumuzu ve bir an önce işe girişmek gerektiğini hatırlamak gerek. 

Evlendiğin insanın gerçek karakterini de görüyorsun bu eve tıkılma halinde. Ne kadar yapıcı, yardımcı olduğu, sana ne düzeyde yalıtılmış alan bırakabildiği gerçeği “donk” diye suratına çarpıyor. 

Kenarda birikmiş paranın olması da önemli. Hep aylık çözümlerle yaşıyoruz. Buna biraz da 'Türkiye gerçeği' demek lazım. Kenarda para bile olsa biliriz biz 'hazıra dağ dayanmayacağını' ve onu harcamaktan ölesiye korkarız. Bu süreçte restoran-kafe sektörü gibi günlük cirolarla yaşayanlar ne yapıyor, inanın öğrenmeye bile korkuyorum. 

Ne varsa 60’larda varmış, onu da öğrendim. Annemler eve gelen misafire kolonya tutup likör ikram ederken aslında önemli bir sağlık ritüelini koruyorlarmış. 


Corona virüs sonrası kararlarım

  • Balkonsuz bir evde oturma.
  • Eşyalarını azalt.
  • Kenarda daha çok paran olsun.
  • Ekip biçebileceğin bir tarım arazin olsun.
  • En yakın zamanda bahçecilik, tarım kurslarına git.
  • Özgürlüğünün kıymetini bil, apartmanda oturuyorsan bunu özgürlükten sayma. 
  • Daha çok insanla görüş ama kimseyi öpme.
  • Daha yardımsever ol ve mümkünse bir sivil toplum kuruluşuna üye olup aktif görev al.
  • Çocuğunu kendi kendine yetebilecek şekilde yetiştir. 
  • Online eğitim disiplinini sadece çocuğunda değil, kendinde de geliştir. 

Yazarlarımızdan

27 Mayıs 2020, Çarşamba 08:42
27 Mayıs 2020, Çarşamba 08:35
27 Mayıs 2020, Çarşamba 07:38
Sıradaki haber yükleniyor...
holder