Kentin kaderini değiştiren sergiler

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Dünyaca ünlü 50 illüstratör, Kuşadası Ada Modern Sanat Galerisi’nde bir araya geldi. 1 Ekim’e kadar sürecek İllustratörler Sergisi’nde Türkiye’den de bir isim var; Meral Erdoğan. 

Yıllardır “Sadelik ve nesnelliği ön plana çıkaran minimalizmin peşindeyim” diyen illüstratör, en çok sanatın, büyük kentlerden küçük kent ve kasabalara taşınmasına şahit olmasına seviniyor. “Nasıl ki Bilbao'da Guggenheim, ülkemizde Baksı Müzesi, kentin kaderini kökten değiştirebilme gücüne sahip olduğunu kanıtladı, bu proje de kenti inanıyorum ki gerek sanat gerekse kültürel açıdan kenti prestijli bir konuma taşıyacak” diyor. 

Bir kentin, bu alanda gelişmişliği yerel yönetimlerin vizyon ve başarısıyla doğru orantılı. Ve umalım ki bir gün bu müze, Kuşadası'nın tarihini yeniden yazdıracak bir hikaye çıkarmayı başarır. Sanatın iyileştirici, dönüştürücü etkisine hepimizin ihtiyacı var.

“Şimdi yapmak istediğim şey ise bu hayatın sonluluğu ve sıradanlığını, bir kuştan ya da bir yapraktan çok farklı olmadığımızı doğanın aracılığı ile en zarif şekilde anlatabilmenin yollarını bulmak” diyor tasarımcı.  

Sergi ilerleyen zamanlarda Türkiye’nin pek çok noktasına da taşınacak. Yola çıkış prensibine uygun olarak ülkenin tüm uzak noktalarına ulaşıp insanların hayatına dokunması ve son olarak yolculuğunu İstanbul'da tamamlaması güzel olacak.

Hepimiz boş zaman istiyoruz ama...

ABD’de 35 bin katılımcı ile yapılan bir çalışma, boş zaman ve mutluluk arasındaki bağlantıyı sorgulamış. İşin aslı boş zamanlar sadece bir noktaya kadar mutluluğa katkı yapıyormuş. Şaşırtıcı şekilde boş zamanın aksine çalışmanın mutluluk üzerinde sihirli iksir etki yaptığı ortaya çıkmış. Tabii bu da iyi maaş, kaliteli bir çalışma ortamı ve iyi insani ilişkilerle doğru orantılı. 

Araştırmacılar, daha fazla boş zamanı olan kişilerin genel olarak daha yüksek öznel iyi oluş seviyelerine sahip olduğunu da bulmuş ama sadece bir noktaya kadar etkiliymiş.

Günde iki saate kadar boş zamanı olan insanlar, genellikle daha az zamanı olanlardan daha iyi hissettiklerini belirtmiş. Ancak günde beş saat veya daha fazla boş zamanı olan insanlar genellikle kendilerini daha kötü hissettiklerini aktarmış. Sonuç olarak, bulgulara göre, boş zaman dediğimiz gün içi “tatlı nokta” günde en fazla iki ile üç saat arası olmalıymış.

Peki bu iki-üç saat nasıl geçmeli? Elbette hep çok meşgul olmak strese neden olabileceği gibi belli ki çok boş zaman da aynı etkiyi yapıyormuş. 

Bazı yetişkinler neden “emeklilik hüznü” ile mücadele ediyor şimdi daha iyi anlaşılıyor mu? 

Kısacası boş zamanlarda da üretken hissetmek istiyoruz. Egzersiz yapmak, uzun süredir seyretmediğimiz dizilere dalmak, cilt bakımı yapmak ya da vakit ayıramadığımız arkadaşların kapısını çalmak gibi. Örgü örmek, okumak, yemek pişirmek veya oyun oynamak gibi serbest zaman etkinlikleri de insanları bir akış durumuna sokup üretken olduğunu hissettirebiliyor.

Usta eller çevre için birleşti

Geri dönüşüm sanatçısı Deniz Sağdıç, dokuma ustası Fırat Neziroğlu, ekolojik tarım önderi Nardane Kuşçu, yazar Zeynep Bugay ve Altı Nokta Körler Vakfı Başkanı Seçil Arıkan çevre ve sürdürülebilirlik adına “ses olmak” için birleşti. 

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder