Teknoloji hayatımızı daha da karıştırmak için mi var?

25 Ekim 2018, Perşembe 14:06
AA

Teknolojiyi seviyoruz, kullanmak, yanımızda taşımaktan keyif alıyoruz ama hayatımızı da bir o kadar zorlaştırıyoruz.

Gelen ve cevap bekleyen mailler durmuyor, Instagram kullanıyorsanız siz de ister istemez fotoğraflara bakıp, bakıp bir şey yayınlama ihtiyacı duyuyorsunuz. Sonra kaç kişi beğenmiş, yorum yapan olmuş mu vs..

Sadece bunlarla da bitmiyor. Eminim çoğumuzun evinde ne işe yaradığı belli olmayan kablo yığınları ile yaşıyorsunuz. Ne atmaya kıyabiliyorsunuz, ne de hangi işe yaradığını araştırmaya! Örneğin sürekli kaybettiğim Netflix kumandasını aramak içen geçirdiğim mesai ile kim bilir ne kadar iş halletmiştim ya da oğluma zaman ayırmıştım diye hayıflanıp duruyorum.

Playstation, Netflix, Digitürk derken TV’nin arkası da bir kablo çöplüğüne döndü bile. Kutulu film CD’lerini, kasetleri, müzik CD’lerini atmanın zamanı çoktan geldi ama atamıyor, evde bir yerlere tıkıştırıp duruyorum. Çünkü geçmişle gelecek arasında teknolojik sıkışmışlık yaşıyorum. Geçmişten tam kopamıyor, gelecekten emin olamıyorum. 40’lı yaşları bu “Öğrenebildim mi, yapabilir miyim, uyum sağlayabilir miyim” haliyle geçirmek gerçekten çok zor.  

Oğlum ödevlerini okulun internet adresi üzerinde açtığı akademiden yapıyor. Playstation’da yeni bir oyun istiyorsa bunu CD formunda değil, online ağa bağlanarak üçte bir fiyatına indiriyor, Sürekli “Tamam anne kızma, fabrika ayarlarıma döndüm” diye konuşuyor.

İLK ÖNCE ÇOCUKLAR ÖĞRENSİN, SONRA BİZ

Yıllardır MAC bilgisayar kullandığım, iPhone’dan başka bir şey kullanmayı düşünmediğim halde bilgisayarım ya da cep telefonumla ilgili her yeni bilgiyi internetten değil, oğlumdan öğreniyorum. Fotoğraf iletecekse “Air drop” açıyor, film seyredecekse “Ekran yansıtma”yı kullanıyor. Aslında teknoloji şirketleri ilk önce çocuklara öğretmeli her yeni bilgiyi ve teknolojiyi, çünkü onlar ailelerini uygulamalar ile daha basit bir şekilde tanıştırıp, hayatlarına katıyor. 

iPhone XMax çıktı biliyorsunuz. Bu ara herkes onu konuşuyor. Kablosuz şarj özelliği, çift kamera özelliği, OLED 6.5 multi dokunmatik ekranı ile kendini cazibe merkezi haline getiriyor gözümde. Ama teknoloji sürekli yenileniyor, “Hepsine yetişemeyiz değil mi” diye kendimi almamak konusunda sakinleştirirken buluyorum. Bu yanımla acınacak haldeyim.

Gelen mailleri anında bildirimlerle görmek, whatsapp mesajlarına yetişememekten korkmak, Instagram direkt mesajlara geldiğinde göz ucuyla bile bakmak yetiyor konsantre olamamaya. Teknoloji; en iyi olduğumuz, uzmanlık geliştirdiğimiz konularda bile odaklanmamızı yok etmeye uğraşıyor adeta.

Bildirimleri kapasan, mesajlarda okundu bilgisini yok etsen bu kez de “Neden görmedin, iyi misin” aramaları almaya başlıyorsun. Teknoloji ile yaşıyorsan bin parçaya bölünmeye de razı olmak zorundasın. Teknoloji eşittir kolaylık, rahatlık, basitlik midir gerçekten? Bir daha düşünün bence...


Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.