Türk polisiye kitap dünyasında yeni bir soluk; Talip Yıldırım’la tanışın...

08 Ekim 2018, Pazartesi 13:21
AA

Yıllardır kaliteli polisiyenin peşinde neredeyse tüm dünya edebiyatını elden geçirdim. Oluşturduğum özel polisiye kütüphanesi yıllar önce raflardan kalkmış, artık antik eser formuna kavuşmuş pek çok kitaba da ev sahipliği yapıyor.

En çok kızdığım, üzerine yorum yaptığım konu ise biz Türklerin elinden iyi bir polisiye çıkmaması. “Dilimiz bu kadar global olabiliyorken, elimiz nasıl bu kadar yerel kalabiliyor” sorusunun cevabını ben de bulamadım. Ama sanıyorum gençler bu kanıksadığım inancı yıkmaya hazırlanıyor. 30’lu yaşlarında genç bir yazar Talip Yıldırım’ın “Adım Demet” isimli bir kitabı raflarda yerini alırken, geçirdiği kriminal ögeler nedeniyle radarıma girmişti. Sonunda okuma şansı da buldum. Suç mahallini inceleme tarzı, sonuca gidiş şekli, belli ki gençlerin suç unsurlarını daha iyi okuduğunu söylüyordu sessizce.

Türkiye’de ilk kitaplar suskunlukla karşılanır, üzerine methiyeler düzelmez nedense. Ama yurt dışında milyonlar satabilir ilk kitap eğer gerçekten iyiyse kimse bakmaz ilk kitap mı, son kitap mı olduğuna.

Kitap, “Artık unutamayacakları bir geçmişleri vardı, geleceklerini belirleyen…”  cümlesiyle başlıyor çünkü kitaba adını veren “Polis Demet” karakteri çocukluğunda yaşadığı tacizle karanlık tarafını da büyütüyor yaş aldıkça. Polis olmasındaki gizli neden de bu. Talip Yıldırım verdiği röportajda “Şiddetin başlangıcından ve sonuçlarından en çok gençler haberdar olmalı” diyor ki, bu haliyle bir misyon ve sosyal sorumluluk hareketi de başlatıyor.

Kapanmayan yaraları neşterle açmayı seçerken,  yaptığı gözlemlerle toplumun açıkta kalan, herkesin bildiği ama bir çok kişinin görmeyi reddettiği konuların korkusuzca üstüne de gitmiş. Polisiye örgü Demet’in geçmişiyle paralel kurgulanmış.


Dilimiz global, kalemimiz yerel değil artık

Kitabı kaleme aldığı bir yıl süresince en çok anlamlandırmaya çalıştığı konu tacizin sonuçları olmuş. “Biz bir gazete sayfasında bir tacizi okuduğumuz zaman “ah canım” diyerek beş dakika bilemedin on dakika üzülüyoruz. Sonra diğer sayfaya geçtiğimizde o olayı unutup geçiyoruz. Fakat bir çok insan bu travmayla yaşıyor ve orada yaşadığı travma aslında gelecekteki ve hayattaki tüm seçimlerini etkiliyor. Çünkü travma sonrası beyin yaşadığı korkunun etkisiyle otomatik olarak gelecek için karar vermeye başlıyor” diyor.

Polisiye roman belki de kurgulaması en güç, yazımı en zor türlerden biridir. Aynı anda hem okuyucuyu etkilemek hem de edebi kaliteyi düşürmemek her yazarın harcı değildir. Bu tür kitapların tutkunları, başarılı bir şekilde kaleme alınmış sağlam roman arayışlarından hiç kurtulamazlar.

Eğer polisiye seviyor ve arayışınız hiç bitmiyorsa “Adım Demet” sıkı gerilim içeren ögeleriyle sizi yazarına bağlayacak...


 

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.