10 Kasım’da Ata’ya gideceğim

10 Kasım 2016, Perşembe 16:00
AA
Bu yıl 10 Kasım’da Ankara’da Anıtkabir’de olacağım. Tren biletimi aldım, bu yolculuğu özellikle bozkırdan geçerken düşünerek yapacağım, tıpkı Aslanlı Yol’da uzun uzun yürürken bu ülkenin nasıl kurulduğunu ve kimin kurduğunu düşündüğümüz gibi.

Başka gidecek yerim, başımı koyup ağlayacak duvarım kalmadı da ondan! Herkesin huzur bulduğu yer farklı, ben de benim gibi düşünenlerle bir arada olacağım bir orası kaldı diye Anıtkabir’e gidiyorum.

Safları sıklaştırın da kalabalık olalım dedikçe bölündük, sonuç budur! Dünyanın gittiği yerde ABD seçimleri sonrası nasıl seçildiğine kendi bile şaşan bir Trump’la yolun sonunu kestiremiyoruz. Umutsuzluğa kapılıp Kanada’ya göç etmek isteyen Amerikalılar gibi bizden de göç edecek yer arayan çok. Hiç bir yere gitmiyorum.

Buradayım, ülkemi seviyorum, ülkem için en iyisini istiyorum, Atatürk, Nurten Hanım’lar, Zülfü Livaneli’ler çıkarmış bu ülkede yarınlar aydınlık olacak diyorum.

 Cumhuriyet’in Feride öğretmeni Nurten

Köy Enstitüsü mezunu, kendi köyünde okulunu kurup öğretmeni olmuş bir babanın öğretmen olmuş kızı Nurten Öztürk. Annesinin okuma yazması yokmuş, babası öğretmiş. Kızına, “sofrada işin olmazsa aşını yiyecek yüzün olmaz” der, çalışmasını öğütlermiş. Nurten Hanım’ın anlattığı yıllar sadece elli yıllık ama tarih ötesi gibi! Köyde elektrik yok, tarım en iptidai koşullarda yapılıyor, Nurten ödevlerini gece ay ışığına ayna tutup yapıyor.

Ve öğretmen okulunun yanı sıra fakülteyi de bitirip Biyoloji öğretmeni olurken sadece işini değil, eşini de buluyor, hâlâ yanında olan, kendisi de hayata öğretmen olarak başlamış eşini. Fikret Bey’le hep omuz omuza çalışıyorlar. Anadolu kasabalarında biyoloji öğretmenliği derken Darwin’in Evrim Teorisi’ni anlatması onu köy öğretmenliğine döndürüyor yeniden!

Ceza vız geliyor, ama Fikret Bey, çoktan Mersin’de madeni yağ işine ve ticarete girmiştir bile. Bir süre sonra eşini de yanına alacak, o önce iş yerini yaşanır bir hale getirmekle başlayacaktır, hiç bilmediği ticarete. Ama çok iyi bildiği bir şey vardır, öğretmek: ve bu onu OPET’in Temiz Tuvalet Kampanyası’nda temizlik öğretmeye kadar götürecektir. Nurten Özyürek’in çalışma hayatında yürüttüğü projeler, örnek köy, Çanakkale tarihi yarımadasının restorasyonu, Yeşil Yol, Çocuk Trafik Dedektifleri kampanyalarının temelinde hep öğretmek yatar, daha iyiyi, daha güzeli, daha aydınlığı! Onur ödülü Opet Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi sıfatıyla Nurten Öztürk, dün Fark Yaratan Kadınlar etkinliğinde Yaşam Boyu Onur Ödülü’nü aldı.

MediaCat’in düzenlediği Türkiye’nin fark yaratan 10 kadını listesinde en tepede yer aldı! Çalıkuşu Feride’nin hayata geçen örneği olarak Nurten Öztürk, hayatta en çok öğretmenliği sevdi ve öğretmeye devam ediyor!

  Sanatçılar, sevildiklerini yaşarken hissetmeli!

Zülfü Livaneli’nin yarım asırlık müzik serüvenini ÇABA Derneği’nin düzenlediği bir konser-anma gecesi etkinliğinde kutladık. Zülfü Livaneli’nin bestelediği, sözlerini yazdığı, söylediği 400’den fazla şarkıdan bir seçki dinlerken bazen ağladık, bazen Özgürlük, Özgürlük diye bağırdık, bazen geçmişe dalıp güldük!

Öyle güzel bir geceydi ki herkese nasip olmaz, ama onca bestesi, onca romanı, onca eseriyle en çok hakedenlerden biri Livaneli ve insanlar yaşarken sevildiklerini hissetmeli! Zorlu PSM’nin üç katını da dolduran ÇABA, Darüşşafaka gibi derneklerin üyelerinin olduğu salonda Zülfü Livaneli’nin şarkılarını ona selam yollayarak seslendiren şarkıcılar arasında kimler yoktu ki: Sezen Aksu’dan Kenan Doğulu’ya, Yaşar’dan Sıla’ya, Kardeş Türküler’den Linet’e, ona sevgi saygı duyan sesler.

Davetliler kimlerdi derseniz, başta bütün şarkılara eşlik eden Aydın Doğan ve eşi Sema Hanım, İstanbul’un önde gelen isimleri. Geceyi sunan Sedef İyibar ve Sıla Öztürk’e de kocaman bir selam yollayıp sahneye çok yakıştılar desem? Nice yıllara Zülfü Bey, yüreğinize sağlık!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.