Akıllı binaya akılsız kutlama!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Biz hiç sonuna kadar sevinemeyecek miyiz? Polat Tower’da çıkan yangında kimsenin burnunun kanamamasına sevinirken kapının önüne iki kasap, bir boğa getirildiği haberi geldi. Orada kliniği olan arkadaşım Ziya Şaylan’ın sesi titriyor anlatırken: “Zavallı hayvanın elini ayağını bağlamış, yola yatırmışlar. Sokak ortasında kurban kesilir mi!” Kızarsanız kızın, bu çağda hala putperestlik döneminden kalma bir adet olan kan akıtarak teşekkür etme ne kadar doğru?

Tepki gösterenler, boğanın tarafını tutanlar çoğalınca araya Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül girmiş, hayvanın Darülaceze’ye bağışlanmasını sağlamış da bir gün önce alevlerin fışkırdığı kapının önünde bu kez de kanlar fışkırmamış! Ne zamandır ihtiyacımız olan bir “başarı hikayesi” Polat Tower yangını. 152 metre yüksekliği olan bir binanın dış cephesi cayır cayır yanıyor ama kısa sürede kontrol altına alınıyor. Kimsenin burnu bile kanamadan yüzlerce kişi tahliye ediliyor. İtfaiye 3 dakika içinde müdahale ediyor, üstüne üstelik binanın içine de hiç alev girmiyorsa bu gerçekten bir başarı hikayesidir.

[[HAFTAYA]]

Dış cephe neden yanıcıydı?


Uzmanlar yangının neden çıktığını, dış cephede neden o kadar yanıcı malzeme kullanıldığını elbette inceleyip açıklayacak. Akıllı bina, yangın ve deprem gibi afetlere karşı korunaklı, çevreci, tasarruflu elektrik ve su kullanan bina, en kısa tarifiyle. Bu sistemi satan pek çok firma ve marka var ve genelde bizim müteahhitler fayans, boya, armatür gibi görünür malzemeye harcadıkları paraya kıyarken alıcının görmediği bu tür “akıllı” sistemlere çok para harcamayı sevmiyor; en ucuzunu tercih ediyor.

Polat Tower’da kullanılan sistem en pahalılarındandı ve işe yaradı. Facia yaşanmadı, Adnan Polat da Kadir Topbaş da “İyi ki bu sistem yapılmış” dedi. Şu ara inşaat halinde olan ve akıllı sistemlerini seçerken düşünen bütün kule müteahhitlerinin kulağına küpe olsun! Sonradan boğa kesmeye bile gerek kalmaması için izolasyon malzemelerini de doğru seçsinler.

İktidar yok ama heyecan çok

Neyse, hayırlısıyla, ramazan gelmeden CHP kurultayını da eda etmiş bulunuyoruz! CHP kurultaylarında en çok şaşırdığım, hayatında bir kez bile CHP’ye oy vermemiş bir yazar kadrosunun büyük bir iştahla siyaset mühendisliğine soyunmasıdır. Bu kez kurultayın ilk günü, Polat yangınına kurban gitti, heyecan kaydı. İkinci gün heyecanı, zaten partililerin aralarında yaşadığı heyecandı. Bundan sonrası partinin dışa yansıtacağı heyecandır. Yeni olan, havada sandalyelerin uçmamış, kimsenin birbirinin gırtlağına yapışmamış olması.

Ama doğrusu görev almak için çırpınanların sayısı ve heyecanı hiç fena değildi, demek ki muhalefet de olsa CHP’de hâlâ umut var, beklenti var. İktidar yok! CHP, seçtirdiği milletvekillerini bile hapisten çıkaramadı, Silivri mahkemelerindeki hukuksuzlukları, eğitim sisteminin laiklikten uzaklaşmasını ve hatta Allah korusun ama, Suriye’ye müdahaleye adım adım yaklaşılmasını önleyemedi. Yine de muhalefetsiz olmaktansa bir aykırı ses iyidir. Hiç olmazsa Erdoğan’a grup toplantılarında bağıracak malzeme çıkıyor, arada da mahkemeden bir kanunu geri döndürüyorlar, henüz, şimdilik!

İyi terörist yoktur

Suriye Savunma Bakanı’nın kendi koruması tarafından suikaste uğrayıp öldürülmesi, İçişleri Bakanı’nın ağır yaralanması, Esat yönetiminin sonu geldiğinin mi işaretidir, yoksa yaralı aslanın daha beter kıyım yapacağının mı? Bu tabloda bizim durduğumuz yer de çok önemli. Bir ülkenin en önemli bakanlarının suikast sonucu öldürülmesi veya yaralanmasının, biz onlara karşı olsak bile, sevinilecek bir tarafı yok. Masum ve suçlu da belli değil, çünkü bir iç savaş söz konusu ve kimsenin teröristini sevme hakkımız yok. Esat’ın, olay sonrası Türkiye’yi de suçlaması, çok ürkütücü. Adım adım savaşa mı gidiyoruz? Ve “Allah korusun” demekten başka bir şey yapamıyor muyuz?

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder