Bir kördüğüm ki çözdükçe dolaşıyor!

26 Kasım 2015, Perşembe 19:00
AA

Türkiye kiminle dans ediyor? Vazgeçilmez müttefiki ABD ile mi, bütün enerji yatırımlarını teslim ettiği, en büyük turizm ve ticaret ortağı olan Rusya ile mi?.. Din kardeşi, kadim dostları Katar, Suudi Arabistan’la mı?.. Çok yönlü bir politika izlenirken ipler birbirine mi karışıyor? Suriye’de kim kimi tutuyor? Türkiye için Suriye’de en büyük düşman Esat. Rusya için ise Esat ilerde kurulacak daha küçük bir Suriye’nin vazgeçilmez lideri. ABD ve hatta Avrupa için Esat, yerine koyulacak başka güç bulunamadığı için geçiş döneminde vazgeçilmez.

Aslında çıkar kavgası

Türkiye için çok yakın zamana kadar IŞİD, Esat’la savaşan ve el altından desteklenen Müslümanlardı. Yılanın zehri görülünce yeniden değerlendirildi, IŞİD artık Türkiye için de “düşman”. PYD, yani IŞİD’e karşı savaştıkları için bölgedeki Kürtler, Avrupa ve ABD için müttefik. PKK bağlantısından ötürü PYD; Türkiye açısından “düşman”. Hatay’ın güneyindeki bölgede yerleşik Türkmenler, yani Türkler; Rusya için Çeçenler gibi radikal İslamcı ve tehlikeli gruplar. Çünkü hem Afganistan’dan hem Çin’den gelen unsurları barındırıyor.

İşin içine bir de mezhep kavgası giriyor. Şii sünni kavgası, Ortodoks Rusya’yı İran’ın yanında yer almaya itiyor. Ama bütün bu denklemler hikaye! Aslına bakarsanız yüzyıllardır süregelen din kökenli dünya savaşlarının, Hıristiyanların Müslümanlara, Müslümanların Yahudilere saldırmasının altında din değil, sadece iktidar ve güç savaşı yatıyor! Türkiye’nin “Bayır Bucak Türkmenleri’ne kayıtsız kalamazdık” tezi geçerli mi? Türkiye daha önce Musul ve Telafer’deki Türkmenlerin katline seyirci kalmadı mı? Şimdi “Bayır Bucak Türkmenleri’ni sahipsiz bırakamayız” gerekçesi altında yapılan aslında bölgenin korunması.

Bu kadar tilkinin bir arada dolaştığı yerde kuyrukların birbirine değmemesi mümkün değildi. Birbiriyle kavgalı olmayan, tam tersine ikili akçalı ilişkileri en yüksek düzeydeki Rusya ve Türkiye, düşman ve dostları farklı, dahası çıkarları farklı olduğu için birbiriyle itişti.

Rusya’nın düşen ikinci uçağı

Olaya Rusya açısından bakıldığında ise durum vahim: Rusya’nın biri Mısır’dan kalkan yolcu uçağı olmak üzere iki uçağı düşürüldü. Bir tür Rus James Bond’u karizmasındaki Putin’in havasını söndüren iki önemli olay. Rusya, son yıllarda önce yumruk atan, sonra düşünen pozisyonunda Ukrayna, Gürcistan, Kırım olaylarında kimseyi dinlemedi.

Şimdi Suriye’de aynı tavrı sürdürürken Türkiye’den gördüğü rest, Rusya için yenir yutulur gibi değil. Rusya’nın elindeki kozlar da az değil. Türkiye enerji açısından Rusya’ya bağımlı.

Rus turistleri Türkiye turizminin can damarı. Avrupa’dan veto yemiş Rusya ithalatını Türkiye’den yapıyordu. Bunlar engellenirse her iki ülke de zarar görecek. Rusya silahını buldu: Türkiye’yi IŞİD’i desteklemekle, RTE’yi de Türkiye’yi İslamlaştırmakla suçluyor. “Yeni mi farkettiniz?” demek lazım.

ABD ve NATO karışmıyor

“NATO üyesi Türkiye’nin bir Rus uçağını düşürmesine ABD ve NATO’nun karışması olsa olsa krizi tırmandırır ve bu da IŞİD’e yarar” diyor uzmanlar. “Bir sakin olun” mesajları havada uçuyor. Saraydaki Başkan sakin oldu. Pek bir ılımlı konuştu. Kabineyi Sarayı’ın insiyatifine, açıklamaları Başkan’a kaptırmış Başbakan daha bir heyheyliydi ama sokaktaki adam bir tek şey soruyor: Savaşa mı giriyoruz? İçerdeki yetmedi, bir de dışarıdaki savaş mı açılıyor başımıza? Korkmayın, Rus Dışişleri Bakanı “Türkiye’yle savaşacak halimiz yok” dedi ama hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Sen içini ferah tut.

Saray vaziyete hakim. Damat, eski dostlar, yakın çevre kabinede. Bak ne diyor: “TIR’ların içinde silah olsa ne olacak, olmasa ne olacak?” O kadar. Savaşa girilmesi gerekiyorsa da sana mı soracak, girilir. Ha sen savaşırsın, o da başka

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.