Çalışabilen gazeteciler günü kutlaması

11 Ocak 2011, Salı 05:00
AA

Yaklaşan seçimlerde AKP’nin gözünü diktiği ve mutlaka almak istediği il İzmir! Muhalefetin kalesi, kıyıların asi çocuğu İzmir düşerse ülkede mutlak iktidar daha da netleşecek. AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in, seçmenin tercihini hiçe sayarak İzmir’i sümüklü çocuğa benzetmesi de yine bu niyetin dışa vurumu. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı’nı İzmir’in anlı şanlı kutlaması biraz da bu yüzden. İkisini nasıl bağlıyorsun derseniz, iktidar savaşları medya üzerinden, medyaya hakim olmak üzerinden yürüyor. Çalışan gazeteciler, kendilerini “Henüz, hâlâ çalışabilen gazeteciler” olarak nitelerken “bayram kutlamak neyimize, biz olsa olsa sorunlarımızı paylaşmak için bir araya geliyoruz” diyor.

[[HAFTAYA]]

Beni de aralarında görmek istemeleri, davet etmeleri bu yüzden. Hele yaklaşık iki yıldır tutuklu yargılanan Mustafa Balbay’ın da İzmir Bornovalı olması onları bu konuda daha da duyarlı, heyecanlı kılıyor. Bir de İzmir TRT’de İbrahim Şahin’in göreve gelmesinden sonra ciddi kıyım yaşanmış. Hatta pek çok gazeteci uyduruk ihbarlarla içeri girmiş, bir iki ay tutuklu kalıp aklanmış ama yattıkları da yanlarına kâr kalmış.

Gazeteciler Federasyonu

Gazetecilerin örgütlü olabildiği yer olarak Gazeteciler Cemiyeti Federasyonu’nu önemsemek gerek. İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Atilla Sertel, aynı zamanda Federasyonun da başkanı. Gazetecilere Özgürlük Platformu’nu son yıllarda gazetecilerin bir araya gelebildiği en önemli meslek örgütü olarak niteliyor. Gerçekten de bu platform, Silivri duruşmalarında tutuklu gazetecilerin yanında olarak onlara destek oluyor, özgürlük taleplerini duyuruyor. Balbay ve diğer tutuklu gazetecilerin, tutukluluklarının ilk altı ayında aynı zamanda cezaevi de olan Silivri’de yapayalnız bırakıldıklarını düşünürseniz az şey değil bu! Balbay o dönem hayata küsmüş, yaşama sevincini kaybetmiş. Ne zaman ki meslektaşları kendisine sahip çıkmaya başlamış, kendini toparlamış. İzmir’de 10 Ocak Günü’nü Cemiyetin lokalinde meslektaşlarımızla kahvaltılı sohbet toplantısında kutluyoruz. Herkes bir araya gelmekten mutlu ama, bir araya gelişin hatırlattıklarından da mutsuz.

Bornova ev sahibi

Öğleden sonra ise Bornova Belediyesi’nin ev sahipliğinde Erbil Tuşalp, Tolga Albay ve benim katıldığım, Atilla Sertel’in yönettiği bir söyleşi yapıyoruz. Medyanın içinde bulunduğu koşulları anlatıp dertleşiyoruz. El değiştirmeler, yandaş medya, bazı büyük gazetelerin satılacak olması, okurların da sıkıntısı. Bornova Belediye Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, üniversiteyi bırakıp belediyeyi yönetmeye soyunmuş bir ziraatçi. Genelde belediye başkanlarının yaptığı gibi açılışta gözüküp kaybolmuyor, sonuna kadar dinliyor bizi.

Okurlar sahip olsun

Gazetelerimizin satılacak olması, çalışanların en büyük tedirginliği. Bir zamanlar medya tekeli kurmakla suçlanan Aydın Doğan’ın, bugün bize özgür çalışma, özgür yazı yazma olanağı sağlayan patron olarak kalmış olması, mali baskılarla sektörden çıkmak zorunda bırakılmasını, basın özgürlüğü açısından tehlikeye sokuyor! Ve buna çözüm okurlardan geliyor: “Cumhuriyet Gazetesi gibi bir yapı kurulsun. Biz okurlar olarak pay sahibi olalım. Hiç olmazsa bir gazeteyi okurlar sahiplensin, siz gazeteciler yönetin.” Olur mu? Bilmem. “Sorun, öğrenin, yapın. Arkanızdayız” diyorlar! Okur, gazetesine sahip çıkmalı. Okur, gazetecisine sahip çıkmalı. Yoksa kimse kimseye sahip çıkamayacak.

10 Ocak neyin nesi?

10 Ocak 1961’de gazeteciler sendikal hakları için üç gün süreyle gazetelerinde çalışmıyor, toplanıp bir tek gazete çıkarıyor, “üretimden gelen güçlerini kullanıyor” ve istediklerini elde ettikleri için de bu tarih, Türkiye’de “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak kutlanıyor. Tabii o günden bu güne köprülerin altından çok su aktı. Bugün artık Anadolu Ajansı dışında sendikalı olabilen gazeteci kalmadı. Gazetecilerin de sendikalı olmayı talep etmekten çok daha büyük sorunları var şimdi. Onlar daha özgür yazabilmek, çalıştıkları gazetelerin el değiştirmemesi, satılmaması için beklemek gibi sıkıntılar içindeler!

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.