Çeşme'de sıra Dalokay'ın oğlunda mı?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Yerel seçimler yaklaştıkça belediyelerin aday adaylarını da tanımak gerekiyor. Çünkü öyle yerler var ki aday oldun mu seçildin demek. Çeşme’yi yönetmeye talip olan Hakan Dalokay’la da bunun için konuştum.

Mimar, şehir plancısı, İstanbul Şişli Belediye Meclis üyesi Hakan Dalokay’ın benim için en önemli referansı, babası; Türkiye’nin en önemli mimarlarından biri ve Ankara Belediye Başkanlığı da yapmış olan Vedat Dalokay.

Hakan Dalokay niye Çeşme’den aday adayı oluyor? Mimariyi olduğu kadar balık tutmayı, golf oynamayı, denizi, dağı seven biri olarak Çeşme’de evi var ve yılın yarısını orada geçiriyor da ondan!

Dolayısıyla Çeşme’nin yazın bir milyonu aşan, kışın 34 bine inen nüfusunun sorunlarını biliyor. Üstelik çok güzel projeler üretmiş ve bunları hayata geçirmek için de çok güzel bir kaynağı var: belediyenin kasasındaki 360 trilyon nakit para!

[[HAFTAYA]]

“İzmirliler yazın perşembeden gelir ama kışın boş durur Çeşme’deki evleri, çünkü mazotla ısıtırlar ve çok pahalıdır. Oysa bölgede sonsuz enerji kaynağı termal su var ve bütün ısıtma bununla yapılabilir” diyor.

İlk projesi bu olacak, rüzgar gülleriyle elektrik üretecek, golf sahaları açarak otellerin yaz dışında da dolmasını sağlayacak.

Çeşme’ye taze kan

Bu seçimlerde Alaçatı, Ovacık, Germiyan ve Ildır da Çeşme’nin beldeleri oluyor ve tek belediye başkanı Çeşme için seçiliyor. Hakan Dalokay, bunun yönetebilme açısından daha doğru olacağını, şimdi Çeşme ve Alaçatı belediyelerinin anlaşamadığı için hizmet götürmede sorun olduğunu anlatıyor.

Hakan Dalokay, üç dönemdir aynı başkanla yönetilen Çeşme’nin taze kanı hakettiğinin de canlı örneği. Hırslı, heyecanlı, iddialı, bilgi ve birikimli. Ben beğendim! Sıra sizde.

Adalarda atlara zulüm var!

İzmir’den yeni döndüm. İzmir’e gidilir de Kordon’da oturulmaz mı? Faytonların atları dikkatimi çekti, pırıl pırıl, bakımlı sağlıklı midilliler. “Belediyenin atları” dediler! Hemen aklıma İstanbul adalardaki paytonların perişan atları, çektikleri işkence, zulüm geldi.

Okurum Mine Dikmen’in arayıp anlattıkları kanımı dondurmuştu önceki gün. O binip de keyif yaptığımız faytonları çeken atlardan birinin sahibi hayvanın yüzüne gözüne vurarak dövüyormuş, atın gözünden yaşlar akıyor, ağlıyormuş!

Bir de aç susuz çalıştırıyorlarmış zavallı atları. Su Karakus’un web sitesinde aç susuz olduğu için yığılıp kalan bir ata fayton müşterisi su içirirken görülüyor. Faytoncu da hayvanı tekmeliyormuş, ayağa kalksın diye.

Hayvanlara bu kadar eziyete dayanamayan Mine Dikmen, Adalar Belediyesi’ne, Zabıta’ya, Büyük Şehir Belediyesi Ulaşım Dairesi’ne yani her aradığı tarafından yönlendirildiği, daha doğrusu başlarından savıldığı demek lazım, her yere başvuruyor!

“Sahipli hayvanlar, bir şey yapamayız” cevabını alıyor! İstanbul Veterinerler Odası’na başvuruyor, dilekçe veriyor. Ama kimsenin ilgilenmediğini de görüyor maalesef ve bana başvuruyor!

Bugün pazar, tatil. Adaya gidecekseniz o hayvanlara bakın, gözlerinin içine bakın, nasıl bir hüzün, nasıl bir acı var. Faytoncuların kaldığı yerler de mezbelelik, elektrik su hak götüre. Hepsinin düzeltilmesi lazım.

Adalar Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu ve adaylık için başvuran diğer 14 kişi, seçimlerde benden destek istiyorsa önce atlara sahip çıksınlar, yoksa aleyhlerine çalışacağım! Proje istiyorlarsa İzmir Belediyesi’ne başvurabilirler, orada mutlu atlar var!

Misbah'ın merdivenini kim silip boyuyor

Şimdi de merdivenler yüzünden başı dertte! Beyoğlu Belediye Başkanı Misbah Demircan, aslında kötü niyetli değil. İki arada bir derede kalıyor, sonunda kimseye yaranamıyor. Beyoğlu zor bir yer üstelik.

İlk anda düşünüldüğü gibi sadece İstiklal, Cihangir’den oluşmuyor. Kasımpaşa’sı var, Haliç’i var, Sütlücesi, Okmeydanı, Tophane, Perşembe Pazarı, Galata, Tarlabaşı’sı var ve hepsinin ayrı sorunu.

Birini mutlu edeyim derken ötekini kızdırıyor! Merdivenler yüzünden şimdi Misbah Demircan, yeni bir kriz yönetememe sorunuyla karşı karşıya kaldı. Tıpkı mekan önlerindeki masa iskemle sorunu gibi, bir de merdivenler.

Fındıklı’da oturan Hüseyin Çetinel daha güzel gözüksün diye gri merdivenleri rengarenk boyamış! Çok güzel olmuş, herkes gidip önünde fotoğraf çektirmeye başlayınca belediye duruma el koyup eski haline getiriverdi bir gece yarısı operasyonuyla!

Birinci yanlış. Zaten istim üstünde ve öfkeli olan insanlar sosyal medyada kıyameti koparınca belediye biz yapmadık dedi. İkinci yanlış. Teknoloji çağı, hiç bir yalan yatsıya kadar kalmıyor.

Bir boya trafiğidir gidiyor

Merdivenleri griye boyayan Beyoğlu Belediyesi işçilerinin fotoğrafı yayınlanınca bu kez “Her isteyen her istediğini yapamaz; güzel ama izin alınmalıydı, hem de şikayet edenler oldu.

Minik bir plebisit yapmalıyız, benim oyum evet” diye bir tweet attı belediye başkanı. Üçüncü yanlış. Çünkü daha oylama yapalım lafının mürekkebi kurumadan birileri tekrar rengarenk boyadı merdivenleri!

Dördüncü yanlış. Başkanın bütün bu boyama silmelerden haberi var idiyse kendisine acil bir kriz yöneticisi bulması lazım. Yoksa da Beyoğlu Belediyesi’nde kim kuyusunu kazıyor onu bulup gerekeni yapması!

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder