Yazgülü AldoğanCigaramın dumanımı, yerin altı mı?

HABERİ PAYLAŞ

Cigaramın dumanımı, yerin altı mı?

Tarım alanıydı buraları eskiden. Tütün ekerdi çiftçi yerin üstünde. Önce Türk tütününden Amerikan tütününe geçildi. Sonra sigara yasağı dünyada alkış alacak kadar sert uygulanmaya başlandı. Türk çiftçisinin tütün yerine ne koyacağını düşünmeyenler, Amerikan tütününden yapılan Amerikan sigaralarının satılmasına hiç itiraz etmediler. Zaten çiftçi de ithal mazot pahalı, gübre pahalı, tohum pahalı hiç bir şey ekememeye başladı. Manisa’nın zengin çiftçisinin bugünün fakir madencisi olması bundan. Bir tek maden kaldı çalışılacak.

Haberin Devamı

[[HAFTAYA]]

Madende ille de ölünecek diye bir şey yok, elin Almanı ölmüyor. İngilizi de iki yüz yıl önce ölüyordu. Bizim insanımız her yıl ölüyor. Ne ki bu yıl fazla öldüler. Hani her zamanki kadar dövdüm bu kez öldü diyen hıyar var ya. Sekiz on kişi ölse, vah vah der giderdik. Bu kez çok öldüler, Başbakan gidip kalanlara ayar verdi! İstem dışı hareketler işte. Yoksa o da istemez ama! Tam ‘Cumbaşkanlık’a hazırlanırken, sen kalk, madende öl. Neyse ki polisi, toması, koruması, danışmanı var. Biri su sıktı, biri yumruk, biri tekme attı, korumaya gelen avukatların bile kolunu kırıp, kelepçe takıp hizaya getirdiler. Somalılar keşke tütün ekmeye devam etselerdi de hepimiz ufak ufak ölseydik!

Nasıl bir gençlik?

Bu yıl da matem tutuyoruz deyip 19 Mayıs Gençlik Bayramı’nı atlattılar ya, biz unutmayalım bari gençleri. İşte Soma'nın gençleri. 19 yaşında madende! Nişanlı ve öldüğü için düğünü yapılamadı diye anası ağlıyor. 20 yaşında, evli, çocuklu. 22 yaşında 2 çocuklu, madende kaldı. Ve hepsi borçlu! 1200 tl maaş alarak ne o düğünü ödeyebilirsin, ne yeni evin masrafını, ne doğan çocuğun bezini! Okuma yaşında, gezme, spor yapma, büyüme yaşında gençler, omuzlarında kredi ödeme yükü, mecbur madende. Evlenmek için, madene inmek için, hele hele ölmek için çok erken, çok!

Soma’nın acı veren bilançosu

Bakan Yıldız açıkladı: “Son kalan 2 işçiyi de çıkardık. Arama kurtarma çalışmaları bitti.” Resmi rakamla 301 işçinin ölmesi sorun değil, cesetlerinin çıkarılması önemli! İçeride tam olarak kaç kişi vardı, hiç bir zaman bilemeyeceğiz. Suriyeli işçiler iddiası doğru mu, sonsuza kadar içeride kalıp kömür mü olacaklar, bilmiyoruz. İlk başta söylenen “787 işçi vardı, 80 kişi kurtarıldı” bilgisinden nasıl oldu da “280 kişi kurtarıldı” ya geldik, mucize olsa gerek! Kaç kişi yaralı çıktı bilmiyoruz, ölü çıkanlara bile maske taktılar. Olay niye çıktı onu da doğru dürüst bilmiyoruz. Yangın mı, gaz mı, ne oldu, bilmiyoruz çünkü artık söylenen hiç bir şeye inanmıyoruz! Tek bildiğimiz, gözümüzle gördüğümüz: Başbakan’ın kendini kaybedip iki kişiye girmesi ve danışmanının dünya medyasına manşet olan tekmesi! Bir haftalık rapor almış, başbakanın özel doktorundan, ama çalışıyor, bir şeyi yok demek ki! Bildiğimiz, artık hakkını arayan, ağzını açan, protesto edenin canına okunacağı, üstelik de bu kez bizzat Başbakanlık makamı tarafından!

Haberin Devamı

Bana en çok koyan pişkinlik!

İlk günden beri Soma Madencilik nerede diye soruyordum. Önce arazi oldular, sonra baktılar ki ne gözaltı var, ne soran eden, Başbakan’ı karşılama konvoyuna çıktılar! Kim akıl verdiyse iki gün sonra da kameraların karşısına. Meğer o arada işçilerin ailelerini tek tek arayıp korkutma-ikna etme arasında gidip geliyorlarmış! Para vereceğiz, işten atarız, şikayet yok diye feragat mektupları imzalatıyorlarmış. Yine de “Buraya çok yatırım yaptık, paramızı bile çıkaramadık, 2.5 yıllık rezerv kaldı, şu patırtı bitse de üretime geçsek” demeleri yok mu, işte o koydu bana. Burası bir hukuk ülkesi olsa, çoktan bir kaçı gözaltına alınmış, savcılar soruşturmaya başlamıştı. Adam hâlâ üretime geçeceği güne hazırlanıyor! Sanki 300 kişi ölmedi, boğulmadı, yanmadı orada! Nasıl içine sinecekse.

Haberin Devamı
Sıradaki haber yükleniyor...
holder