Eğitimde başarıyı cezalandırmanın adı reform oldu!

08 Ekim 2016, Cumartesi 16:00
AA
Milli eğitimden sorumlu bakanın projesi nasıl olmalıdır? Eğitimi daha ileri götürecek, öğrencileri daha başarılı yapacak projeler, değil mi? Oysa günlerdir hepimizi meşgul eden, şaşırtan, üzen, öğrencilerin umutlarını kıran, isyan ettiren proje ne çıktı? Başarı okulları dağıtalım ki başarılı olamasınlar! Bu nasıl bir kafa, neyin kafası? Bu kıskançlık mı?

Öğrencilere haksızlık

Yıllarca oyundan, eğlenceden vazgeçerek en güzel yıllarını test çözmeye, tarih, coğrafya ineklemeye harcamış ve en yüksek puanları alarak bu okullarda okumayı başarmış öğrencilere nanik yapmak hak mı? Bir okulun başarısının en önemli nedeni, öğretmenleri ve öğrencileridir. Öğrenciler seçilmiş. Öğretmenler de seçilmişti. Şimdi o seçilmiş öğretmenleri dağıtıyorlar. 10-15 okul diye başlatıp 155’e çıkardıkları proje okullar son yönetmeliğe göre 12 bini bulmuş. Bu okulların özelliği bulundukları ilde en başarılı beş okul içine girmiş olması. Bunları daha çok desteklersiniz ki başarıları artsın değil mi? Tam tersi yapılıyor. Buraya özel sınavlarla seçilerek gelmiş öğretmenler adeta cezalandırılıyor, başka okullara dağıtılıyor.

Şaka gibi

Buralara da bakanın seçeceği öğretmenler atanıyor. Onlara da “Reis deyince aklınıza kim geliyor?” türü sorular soruluyor ki bakana göre bunda bir sakınca yokmuş, Temel Reis dese ne olurmuş! Aklımızla, zekamızla, geçmişimizle, geleceğimizle dalga geçiyorlar. Kendi çocuklarını yabancı ülkelerde, yabancı okullarda okutarak bu çöküşten kurtarabilirler belki ama maddi gücü olmadan, bileğinin hakkıyla iyi bir eğitim almak isteyenlerin önünü niye kesiyorlar? Kimsenin kafası çalışmasın, ot kafalı olsun ki ne dersek kabul etsin diye mi?

Bir sene yabancı dil öğretecek öğretmen var mı?

AKP’nin 6 milli eğitim bakanı tam 6 reform denemesi yapmış. Her biri ötekinden daha çok can yaktı! “Her öğrenci bir reform kazası yaşayacaktır” yazılsın okulların giriş kapısının üzerine! Yeni reform içinde okul öncesi eğitimin zorunlu olmasına herkes memnun. Ancak bunun için şimdi ücret alındığına dikkat çekip ücretsiz ve zorunlu olması gerekliliğini vurguluyorlar. Oysa orta öğretim öncesi bir yıl hazırlık sınıfı gibi yabancı dil eğitimi var ya, çocukların bir yılını boşa harcamayın derim! Yararlı olmadığından değil, yapamayacağınızdan, yapmayacağınızdan!

Milli Eğitim Bakanlığı’na soruyorum: Bunu gerçekleştirebilecek sayıda yabancı dil öğretmeniniz var mı? AKP iktidarları döneminde kaç İngilizce, kaç Fransızca, kaç Almanca, kaç Rusça, kaç Arapça öğretmeni aldınız? Getirin rakamları görelim, kaç din dersi öğretmeni almışsınız, kaç yabancı dil öğretmeni?

Seçmeli derslerde yaşanan olacak: Öğretmen yok diye ne varsa onu seçecekler ve bir yıl boyunca İngilizce yerine mesela Arapça öğrenecekler! Niyet okumuyorum, yaptıkları yapacaklarının teminatı diye söylüyorum. Sorumu tekrarlıyorum: Yabancı dil dersi verecek öğretmen sayınız kaç, yenilerini aldınız mı, alacak mısınız? Yeterli öğretmeniniz varsa, niye lise öğrencileri hiç bir yabancı dili bilmiyor?

Metiner yakında işkence yapar

TBMM İnsan Hakları Komisyon Başkanlığı’na getirilen Mehmet Metiner şiddetsever tutumunu komisyon toplantısında sürdürmüş. Cezaevlerinden gelen işkence ve kötü muamele şikayetlerini incelemek için tutuklu ve hükümlülerin suç isnatlarına göre davranacağını söylediği için tepki çekmiş olan Metiner bu kez “FETÖ’cüleri vururdum” demiş.

Öyle anlaşılıyor ki bundan böyle sıfır işkence politikası terk edilmiştir. Linç ve kötü muameleye izin çıkmıştır. Bundan şunu çıkarmak mümkün: 15 Temmuz gecesi kandırılarak sokağa çıkarılmış ve daha sonra halkın insafına terkedilmiş, kimisi linç edilerek hayatını kaybetmiş öğrenci ve erlerin başına gelen, en azından şimdilik, araştırılmayacaktır.

Filmekimi’yle sinema şöleni başlıyor!

Sonbaharın gelişinin benim için simgesel işaretleri vardır: Sinema salonları canlanır, yeni ve güzel filmler vizyona girer. Tiyatrolar, konser salonları açılır.

Sokakta kestane pişirilir, satılır! Bu hafta önce İstanbul’da, sonra bir kaç ilde daha birbirinden güzel çarpıcı filmler FilmEkimi’nde vizyona giriyor, keyifli bir koşuşmaca başlıyor. Hafta sonu en az dört film seyredecek ve TV ekranının tartışma programlarından kurtulacağım! Ne sinir kaldı, ne sabır, katılsan bir türlü, seyretsen bir türlü!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.