Güneş İzmir’den doğacak, hazır mısınız?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Hafta sonu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun davetlisiydim. Tabii ki yalnız ben değil, bir çok gazeteci.

Başkan, bu görevdeki 14. yılında, İzmir’e dikkat çekmek istiyor ve bunun için bir haftadır bu toplantıyı hazırlıyordu. Başbakan Yıldırım ise Kosova’daydı. Gece ayrıldığı gazetecilere acil not geçilmiş, “Sabah uçağıyla İzmir’de olun!” Kocağoğlu’nun toplantısıyla aynı gün, aynı saatte, bakanlarını da alarak “Kobilere Nefes” projesini açıkladı Başbakan. Uçak yolcusu gazeteci arkadaşlar bir oraya bir buraya koşturdular.

Tam saha pres seçimlere kadar, nefesi yeten izleyecek. İzmir, Binali Yıldırım’ın seçim bölgesi. Üç büyük şehir içinde kazanamadıkları tek belediye. Üstelik referandumda İstanbul ve Ankara’da da Hayır oylarının yüksek çıkması, bu iki büyük şehirde de belediye başkanlıklarının sallantıda olduğu konusunda kuşku uyandırdı. Üç büyük şehiri kaybetmek demek ittifak da olsa, 50 artı 1’in sallantıda olması demek.

Cumhurbaşkanının en küçük ilçe kongresine bile asılması bu yüzden. Kamuflaj giyip Hatay’da Yaylalar söylüyor, soyunup sivil giyinip kongrede aslanlar gibi parti başkanı oluyor. İzmirli verir mi? Lafı uzattık. Ama bunları konuşmadan Aziz Başkan’ın ne dediğini anlayamayız.

14 yıllık Başkan, size şunu bunu yapacağım demeyecek elbet. Ya ne diyecek? “Güneş İzmir’den doğar!” diyecek. İzmir’de özgürlük var, hoşgörü var, rahat yaşam var diyecek. Çöpü herkes alıyor, suyu herkes veriyor. İzmir’de başka bir şeyler var ki İzmir göç alıyor, İstanbul’la arasında 52 uçak seferi olacak kadar hareketli. Giderek eğitimli, gelir sahibi insanlar İzmir’e kaçıyor, rahat yaşamak için.

Ya belediyecilik? İl Özel İdarelerin kapatılmasından sonra bütün görevleri belediyelere kaldı, malları ne oldu? İş makineleri, arazileri, vb.? Aziz Kocağoğlu, “Bir patlak lastik verselerdi bari!” diye kısaca özetliyor durumu. AKP’li olmayana patlak lastik bile yok. Alaçatı’daki meyhaneyi bile Diyanet’e vermişlerdi, sana iş makinesi verirler mi! Nefes alabildiğine şükret. Kıran kırana bir seçim atmosferi başlamıştır, hayırlı olsun!

Fuarın büyüğü İzmir’de

İzmir’in fuarları meşhurdur. En büyüğü ise hafta sonu kapanan Doğal taş, mermer fuarıydı. Etkilenmemek mümkün değil, dünyanın İtalya’dakinden sonra ikinci büyük mermer fuarı, katılımcısı, alıcısı, satıcısı, sergilenen mermer blokların büyüklüğü, iş makineleri sayısı, mermerlerin tablo gibi güzelliğine kadar nereden baksanız çok etkileyici. Mükemmel bir lojistik gerektiriyor ve bütün kente hareket geliyor. İlk iki gün mermerler satılıyor, mermerini satan, son iki gün iş makinelerini almaya gidiyormuş!


Gül Şener’le tablo gibi mermerleri gezdik.

Fuarı, Genel Müdür Gül Şener’in rehberliğinde, mermerleri seve okşaya gezdim, oniksler ayrı güzel ama ben siyahları, rosso dedikleri bordoları ve pembe siyah Yatağanları da ayrı seviyorum. Şu kadar satıldı, bu kadar para kazanıldı kısmını ekonomiciler yazsın, çok karlı, çok büyük bir iş, yapanlara helal olsun.

Kadınlar her yerde olacak

Olay çıkarmakla ünlü Meclis Başkanı Çanakkale Zaferi kutlaması yapılırken kadın sanatçıları sahneye çıkartmadı diye özellikle sanatçı kadınlar ayakta. Tiyatrocu Tilbe Saran, change.org’da 30 bini geçen bir imza kampanyası başlatmakla kalmadı, bir protesto etkinliği de gerçekleştirdiler: çeşitli yazarlardan seçilmiş anlamlı bir repliği (cümle) sahnede okuyarak “BEN BURADA SAHNEDEYİM” dedi tam 100 kadın.

Kenterler Tiyatrosu’ndaki etkinliğe salondakiler de katıldı, alkışlarıyla eşlik ettiler sahnedeki kadınlara. Ben en çok “Kadınlar her yerde!” diye bağırmayı seviyorum. Sokakta, iş yerinde, gece, gündüz, canımız nereyi isterse, nerede, ne zaman, ne istersek yapacağız! O kadar.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder