Iğdır, Türkiye'nin bittiği yer!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Nafiz Karadere, Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı, “Türkiye'nin üç ülkeyle; Ermenistan, Azerbaycan ve İran'la sınırı olan tek ili Iğdır'da 88. toplantımızı yaptık” diyor ve devam ediyor; “63 ilde 87 toplantı düzenledik, sorunları dinledik, çözüm aradık.” Iğdır, Türkiye’nin 76. sıradaki ili, bir tür uç beyliği. Bölgenin kanını emmiş terör yüzünden gelişememiş.

Buraya, bölgenin görülecek en önemli tarihi eseri, İshak Paşa Sarayı’nı ziyaret etmeye neredeyse 30 yıl önce gelmiştim. Dağın eteklerinde, taş üstünde taş kalmamış bir halde duruyordu. Şimdi 300 odası, geniş salonları, yeni bitmiş restorasyonuyla neredeyse kullanılabilir durumda! Ama şehir bıraktığım gibi. Iğdır merkezde dolaştığınız zaman gözünüze üç büyük yapı çarpıyor: Vilayet konağı, belediye binası ve cami! Bunların içinde caminin en büyük ve en yeni yapı olduğunu hatırlatmakta yarar var. Türkiye’nin dönüşümünün en güzel kanıtı.

[[HAFTAYA]]

Tarım: Hayvancılık için


ığdır, hayvancılık ve tarım şehri. ığdır Ovası’nda Hollanda’nın yüzölçümüne eşit ekilebilir tarım arazisi var. Ama bunun çok büyük kısmı ekilmiyor. Eskiden pamuk ekilen araziler bugün daha çok hayvan yemi olarak kullanılan yonca ve ay çiçeğine bırakmış yerini. Elması ve kayısısı hala çok meşhur. Prof. Dr. Duran Bolat “Hayvancılığın en önemli masrafı, yüzde 70 oranla besleme. Et meselesi, ot meselesidir. Ot halledilmeden et meselesi halledilemez! Bu yüzden yem bitkileri tarımı çok önemli” diyor.

Sınır ticareti şart


Gelişmişlik düzeyini Prof. Asaf Savaş Akat bilimsel olarak anlattı: Iğdır; Kars, Ardahan ve Ağrı'dan ayrılıp il oldu ama bu üçünün oluşturduğu bölge, Türkiye'nin milli gelir, sanayide istihdam, eğitim seviyesi açısından en geri kalmış bölgesi. Dolayısıyla da en çok göç veren bölge. İstanbul'un üçte biri kadar kazanıyor, o kadar çalışabiliyor. Çalışan nüfusun eğitimi 6, kadında ise 4.5 yıl! Bu kör talihi kırmanın yolu sınır ticareti. Irak, Gürcistan, Suriye ile yapılan sınır ticareti sayesinde ihracat, Türkiye genelinin üç misli! Ermenistan kapısı açılsa ticaret artar, oysa şimdi İran ve Gürcistan üzerinden yapılıyor, başkaları kazanıyor. Sınır ticareti gelişirse 10 bin kişiye daha istihdam sağlanır, gelir artar, sosyal hayat gelişir, göç tersine döner.

Ağrı Dağı eteğinde


Iğdır’dan bahsederken bölgenin neresine giderseniz gidin size eşlik eden Ağrı Dağı görüntüsünden bahsetmeden olmaz. Ağrı Dağı, Türkiye’nin ve hatta bölgenin en yüksek tepesi, 5 bin küsur metre. Küçük Ağrı ise 3 bin küsur. Güzel havada mavi gökyüzüne uzanan karlarla kaplı tepesinde mutlaka bir de güzel bembeyaz bulut durur, taç gibi! Çok şanslıydık, yine öyle görünüyordu!

Kaçakçılık ve hayvancılık

Yıllardır dolaşırım. Başı ağrıyan, güzel ve yalnız ülkemin gitmediğim ili yok. Gelişmişlik düzeyini ölçme yöntemim ise basit. Hele Doğu ve Güneydoğu'da, ne zaman bir 3 M açılsa, yanına bildiğimiz büyük markalar yerleşse “Tamam” diyorum, “gelişiyor.” Iğdır'da da çarşıyı dolaşıyorum. LCWaikiki, şu üç Cell şirketi, Arçelik, Kelebek ve başta Ziraat, Garanti, İş olmak üzere çeşitli bankaları görüyorum. “Neyse” diyorum, “yakında hamburger ve kahve zincirleri de açılırsa kimse tutamaz Iğdır'ı!” Iğdır, açılım sürecinde, ölümler bitmiş de derin bir nefes almış.

Kaldırım tezgahında satış

Simit Sarayları açılmış. Kahve Dünyası da geldi mi, gençler internet kafe dışında gidecek yer bulur. LC Waikiki, İstanbul'da ulaşılabilir marka olarak büyüdü ama burada Prada, Dior gibi kalıyor! Yerel markalarda kot 20, tişört 5, gömlek 10 lira. Bölge insanı para kazanabilmek için hasretle, şevkle, Nahçevan-Gürbulak Kapısı'nın açılmasını bekliyor. Bütün umutlar sınır ticaretine bağlanmış. Şimdi bile şehirde, yol üstünde açtıkları tezgahlarıyla Azeri kadınlar getirdikleri üç tişörtü satmaya çalışıyor. Kaçakçılığın sürdüğü de bir başka gerçek. Mazot, benzin kaçakçılığı bitmiş ama alkol, sigara devam ediyor. Bir de Karadeniz örneği; yabancı kadınla fuhuşun yaygın olduğu söyleniyor.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder