İzmir sadece gelinliğin başkenti mi?

17 Ocak 2015, Cumartesi 05:00
AA

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile, İstanbul’a kadar gelip bizi 4 Şubat’ta İzmir’de başlayacak IF Wedding Fashion gelinlik ve abiye fuarına davet ettiği toplantıda sohbet etme imkanı bulduk. CHP’lilerin sıkıntısı, yaptıklarını anlatamamaları. Seçim öncesi oluşan izlenim, sokaktaki adamın İzmir’de belediyenin çalışmalarından memnun olmadığı ve hatta AKP’nin kazanabileceği endişesiydi ama ne oldu?

[[HAFTAYA]]

Aziz Bey yüzde elliden fazla oy aldı! Demek ki iş de yapılıyor! Ulaşımda raylı sistemi 100 km’ye çıkarmışlar, 3 yıl içinde de 184 km’yle dönemi bitireceklermiş. Affedersiniz ama bu koskoca İstanbul’dakinden bile fazla! Fuar alanlarını 5 misli büyütmüş, 150 bin m2’ye çıkarmışlar. Akustiği tartışmasız en iyi olan Adnan Saygun Konser Salonu’ndan sonra yeni bir opera binası yapıyorlar.

Ve bütün bunları, tahmin edebileceğiniz gibi devletten değil, yurt dışından aldıkları kredilerle finanse ediyorlar. Borcu paçasından akan Ankara Belediyesi ile bir kıyaslayın. Neyse konumuz gelinlik fuarıydı değil mi? Atıl Kutoğlu’nun defilesiyle açılacak fuara 70 ülkeden sadece profesyoneller katılabiliyor. Avrupa’nın alanındaki en büyük fuarına 20 bin civarında ziyaretçi bekleniyor. Ticaret de yok deniyor ya İzmir için, bir fuarlar kenti aslında. Sonunda yaşayacağımız yer de orası olacak muhtemelen!

CUMHURİYET FAZLA GELDİ SALTANAT UYGUNDUR

Taksi şoförüyle Cumhuriyet Gazetesi’nin yayınını tartışıyoruz. Tane tane anlatıyorum, “Ben gazeteyi gördüm, okudum. Ne Peygamber’in karikatürü, ne de İslama hakaret yok, seçip de yayınlamışlar.” O sırada radyodan Başbakan Davutoğlu’nun sesi Geliyor: “Hz. Peygamber’e hakaret edilmesine izin vermeyiz!” Hoppalaaa! Zaten onun için matbaadan çıkan kamyonları durdurup yeni basılmış gazeteyi savcıya incelettiniz de dağıttırdınız!

Gel de şoför arkadaşı Başbakan’ın doğru söylemediğine inandır! Bir ülkede demokrasinin işlemesi için önce şeffaf, dürüst, adil bir yönetim anlaşıyı, yani uygarlık gerekiyor. Aydın, ahlaklı, dürüst insanların çoğunlukta olması şart. Bizim demokrasinin kör topal yürümesi bu dengenin kurulamamasından. Saf ve cahil insanlar öyle kolay kandırılabiliyor ki! “Basın özgürlüğüne destek oldular” gerekçesine “Çok mu lazımdı?” diyor!

Fikir ve basın özgürlüğü çok lazım; yoksa daha çok kandırılıyorsunuz: TBMM’deki komisyonun AKP’li üyeleri TÜBİTAK’ın yolladığı ‘o tapelerde montaj yok’ yazan iki sayfayı saklamış! Basın yazmasa Reza’nın otel kağıdına attığı imzayı belge kabul ettiklerini nereden bilecektiniz?

Hoş ne anlatıyorum ki; “Gözümle görsem inanmam” diyen var. Sırf bir daha seçileyim diye kendisine eşit birey olma şansı veren Cumhuriyet’e “Reklam molası” diye hakaret eden, kendi başkanının bile o cumhuriyet sayesinde seçildiğini düşünemeyen milletvekili varken! Demokrasi uygar ulusların yönetim biçimidir, bize fazla geliyor. Buyrun saltanata, haklısınız

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.