Katliamın haklı gerekçesi olamaz

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Siyasi tüm akıl yürütmeler bir yana, bir karikatür dergisine yayınladığı karikatürlere tepki olarak silahlı baskın yapılıp karikatüristlerin öldürülmesi son derece vahim, aşağılık, korkunç bir olaydır! Herkesin anında kınaması ve üzülmesi gereken bir durum. 12 kişi öldürülmüş, korkunç! Bir yaralıyı nasıl öldürdüklerini izledim, acımasız!

Bunu ne adına yaptıklarını iddia ediyorlar?

İslam adına. Ne zaman?

[[HAFTAYA]]

Avrupa’da İslam düşmanlığı yayılırken.

Şimdi deniliyor ki ‘bu eylem İslam düşmanlığını tavana vurdurur, İslam’a yaramaz, demek ki İslamcı örgütler yapmadı.’ IŞİD gibi bir örgüt tekbir getirerek kafa kesip dehşet saçıyor... El Kaide gibi örgütler ondan daha sevimli değil...

Bizdeki dinciler bütün gün kadınları aşağılıyor, tehdit ediyor... Sanata karşılar; eğlenceye karşılar; ilime, bilime, gülmeye bile karşılar! “İslam’a niye karşısınız?” diyorlar.

Korku ve tehditle dindarlık mı olur?

AYI MODUNA GİRMENİN ANLAMI YOK

Heyecan pazartesi günü başladı: Cama yapışıp bekledik; kar yağacak mı yağmayacak mı? Eminim kar yağacak diye salı günü okulları tatil etmiş olan İstanbul Valisi de o sırada kar duasına çıkmış idi! Ve pazartesi ne öğleden sonra, ne gece yağdı. Salı günü atıştırmaya başladı ama algı operasyonu o denli başarılı olmuştu ki herkes ayı moduna girip eve kapandı! İstanbul’un en rahat trafik gününü yaşadığına eminim. Bütün gün arabayla dolaştım, gitmem gereken her yere gittim, hatta iyice abartıp dostlarımın da katıldığı bir konseri izlemeye Anadolu yakasına bile geçtim. Gece yarısı köprüden dönerken buzlanır korkusu yaşamıştım ama İBB iyi çalışmıştı, buz muz yoktu!

Çarşamba günü kamu ulaşımını tercih ettim, tüm gün sokaktaydım yine. İstanbul dört mevsimi yaşayan bir kenttir arkadaşlar. Kışın da kar yağar! Bu kentte Boğaz’a buzul geldiğinin fotoğrafları vardır, 45 gün kar yağıp kalkmadığı olmuştur. Kar yağınca gereken önlemleri yetkililer alır, insanlar da normal hayatlarına devam eder. Biz ayı mıyız, kış uykusuna yatacağız? İnsan doğanın bütün koşullarıyla mücadele eder. Kanada’da eksi 40’ta bebek arabasını iterek çocuk dolaştıran, koşu yapan insanlar vardı açık havada. Bizde bütün etkinlikler iptal, lokantalar boş, alışveriş durmuş, okullar kapalı... Taş yağmıyor, kar yağıyor gökten! Mümkünse tadını çıkarın.

KATLİAMIN HAKLI GEREKÇESİ OLAMAZ

Anayasa Mahkemesi yüzde on seçim barajını görüşmeyi yetkisizlik gerekçesi ile reddetti. Filmi geri sararsak, konu gündeme Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın açıklaması ile bomba gibi düşmüş, seçim barajının mahkeme kararı ile kaldırılabileceği gibi bir izlenim doğmuştu. Hepimiz şaşırmıştık; elbette bunun bir hak ihlali olduğunu biliyorduk, söylüyorduk, ama sonuçları en çok oy alan partiye yaradığı için çoğunluğu ele geçiren parti bunu değiştirmiyordu. Ne yapacaksın, yeni bir darbe mi?

Hatırlayın, bu karar da bir darbe sonrası alınmıştı! Maksat da istikrar filan değil, Kürtler’in parlamentoya girmesini önlemekti. RTE pek kızdı AYM’nin bu işe burun sokmasına, “Egemenlik milletindir” filan dedi. Kılıç ‘ihsası rey, yani oyunu belli etti’ söylentilerine cevaben toplantıya katılmadı ve talep reddedildi. Bir sorum, bir önerim var: Kılıç “Mahkeme üyelerine çok baskı var” derken neyi kastediyordu? Madem AYM’nin değil TBMM’nin yetkisi dahilinde, buyrun hep beraber indirin barajı. CHP, MHP ve BDP dünden razı. AKP ayak sürüyor! Ve çok ayıp ediyor.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder