Kurbağalar pişmedi mi?

13 Ocak 2011, Perşembe 05:00
AA

Meğer içki yasağının gerekçesi AB normlarına uymakmış! Kimsenin bizi AB’ye aldığı yok, Merkel, Güney Kıbrıs’a gidip göz kırpıyor, “Siz buradan biz oradan engellemeye devam” diye. Millet elçilik kapılarında vize almak için sürünürken “Yemen’e vizesiz giriş anlaşması yapıldı” diye sevinmemiz isteniyor, bir kör döğüşüdür gidiyor. Neyi niye yaptıkları belli de, hepimizi kör, salak, sağır, dilsiz saymaları koyuyor bana. Kurbağalar sıcak suyun içinde, banyo yapıyoruz sanırken haşlansın diye bekliyorlar.

[[HAFTAYA]]

Kendi gazetelerinde ise konuyla ilgili tık yok! Yandaş basını lime lime edin, içki yasağıyla ilgili tek haber bulamazsınız. Pek liberal, eski solcu, Kürtçü takımının misyoner ceridesi Taraf’ta ise konu “Kıyıda, konserde, kırda, yine şerefinize” başlığıyla verilmiş; meğer, şarap üreticileri “İçkiye engel yok, sınırlama makul” demiş. Zaten şarap üreticileri de içkinin öyle her yerde satılmasından fevkalade muzdaripti, ne bu kardeşim, içip duruyorlar diye belki kendileri şikayetçi olmuşlardır? Hatta yakında şarap üretiminden vazgeçip şerbet üretmeye başlayacaklardır? Gizli ajanda artık açık ajanda olmuştur, hem de kör gözün parmağına. Ama kurbağalar da pişmiyor ki!

Süleyman’a yarayacak!

Şimdi tabii devir, neye inanmak istiyorsanız ona inanma dönemi. Bir televizyon dizisi yüzünden kıyamet kopuyor. RTÜK Muhteşem Süleyman’a uyarı cezası verdi. Yanlış hatırlamıyorsam İsraillileri rencide eden yandaş kanallardan birindeki bir başka dizi için RTÜK, televizyonlar ticari kurumlardır, biz karışamayız tarzında yanıt vermişti! Osmanlı söz konusu olunca dokunuyor, İsrail söz konusu olunca dokunmuyor. Bu yazı yazıldığı günün akşamı Show TV’de dizi oynayacaktı. Rayting rekorları kıracağına, aha şuraya yazıyorum, bahse girerim! Herkes haremde yatak sahnesi için sokağa çıkmayıp ekranın başına geçmiştir. Çocuk akıllıyız vallahi. Osmanlı padişahlarının tek eşli olduğunu zanneden Saadet Partililer yanlarına yeniçeri ordusunu temsilen Mehter’i alıp televizyon binasına yürüyüş yaptı, bunun için metro istasyonunun önünde buluşup son günlerin modası yumurta eylemi yaptılar. Niye atla gelmediler acaba ve kapıyı gürz ile kırmaya kalkmadılar? En çok niye yanıyorum, kazara küpe takıp saçını uzatan gençleri dövüyorlar ya, bir zahmet Topkapı Sarayı’nda padişahların portrelerinin asılı olduğu galeriyi gezebilirler mi acaba? Hepsinin kulağı, parmağı, boynu, sarığı mücevher doludur. Kıyafetleri, kürkler, kadifeler, atlaslarla süslüdür. Harem, padişaha hizmet için bekleyen cariyelerin olduğu yerin adıdır. Hatta başka türlü zevkler için de her türlü numara vardır. Kitapçıya baktım bugün, Osmanlı’da harem ve cinsellik üzerine o kadar çok kitap var ki. Biraz okuyun kardeşim ya! Atatürk’ü ayyaş, kadın düşkünü, despot gösteren belgesellere gıkınız çıkmamıştı ama...

Bu ne kin, ne şiddet?

Haberal’ı cezaevinde yatıramayanlar şu ara zil takıp oynuyorlar çünkü onun yerine rapor veren doktorunu tıktılar! Yürekleri soğumuş mudur acaba? Dünyaca ünlü bir cerraha duyulan bu kin ve garez ürpertirken domuz bağıyla adam öldürmüş sanıklar serbest bırakıldı, ürken yok. Onları yeniden içeri tıkmak için bir gayret de yok, zaten tahliyeyi alan da sınırı geçmiş görünüyor, kimse gidip imza neyin atmıyormuş! Aslında bir de sesi çatlak çıkan bizleri attırsalar kına bile yakacaklar ama, daha sıra gelmedi herhalde!

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.