Meclis'te başörtülü topuk sesleri

09 Nisan 2015, Perşembe 05:00
AA

Partilerin tümünün aday listeleri kesinleştikten sonra ilk değerlendirmem, nihayet kadınların çokluğu! Bunda en büyük pay, hakkını teslim edelim, HDP’nin. Belediye başkanlıklarına kadınları taşıyan HDP ilk kez parti olarak girdiği genel seçimlerde listelerine bir kadın bir erkek yerleştirerek cinsiyet eşitliğine verdiği önemi gösteriyor. Listesinde en az kadın olan parti de MHP!

Kürt milliyetçiliği yapan partiyle Türk milliyetçiliği yapan partinin kadına bakışının birbirine böyle zıt olması, Türkler’in İslamiyeti benimsemeden önce kadına verdiği değer hatırlanınca, düşündürücü. HDP barajı aşarsa mecliste 90’ı aşkın kadın milletvekili olacak. Bu demek değil ki seçilecek kadınlar bizim anladığımız anlamda moderniteyi temsil ediyor. Tam tersi, HDP dahil, başta AKP’nin kadınlarında başörtüsü mağdurları çok. Yine de bunların içinde yıllardır partiye hizmet etmiş bir Ayşe Böhürler gibi kadınlardan çok, en önemli özellikleri Reis’e ve Davutoğlu’na biat etmişlerin olması haksızlık. Tabii bu sonuncu özellik erkekler için de geçerli.

[[HAFTAYA]]

CHP’de ahde vefasızlık

CHP’nin ön seçim yapması ve listelerini büyük ölçüde demokratik biçimde belirlemesi, geriye kalan az sayıdaki kontenjanı çok değerli kılmıştı. Bu kadar kıymetli yer böyle mi dağılmalıydı? Aday olmak istemeyip zorla ikna edilen Şafak Pavey’in bir tek konuşma dışında partiye ne gibi bir katkısı olmuştu da yıllarını partiye adamış kadınlar beklerken öncelik ona verildi? Ya kimsenin kıymetini anlayamadığı Tanaylıgil? Keşke herkes ön seçime girseydi de bu tartışmalar yaşanmasaydı. Ön seçime girmeye cesaret ya da tenezzül etmeyen Parti Meclisi ve MYK üyelerinin kontenjan adaylığını haksız buluyorum. Hep dediğim gibi partiyi, üyelerin istemediği kişiler mi yönetiyor? Listede bir Rıza Türmen gibi insan hakları savunucusu ve bir Atilla Kart gibi hukukçu yokken, dostum olmasına rağmen İlhan Kesici’nin hangi gerekçeyle listeye girdiğini anlamıyorum. Büyük bir iftiraya hedef seçilmiş Umut Oran’a, tam da gerekliyken, desteğin neden çekildiğini de! Sosyalist Enternasyonal’de partiyi Kılıçdaroğlu adına temsil ederken niye üstü çiziliyor, bir açıklama gerektirmiyor mu? CHP’deki kedi de Gürsel Tekin olmasın?

Ortaya karışık

Bu seçimlerde adayların isminin öne çıkması, Tayyip Erdoğan gibi öl de ölelim tipi lider yokluğundan. Seçmen beni temsil ediyor mu diye adaylara bakacak. O yüzden bütün partiler, başta Aleviler olmak üzere her kesime mavi boncuk dağıtmış. Romanı, Ermenisi, engellisi, listeler çok renkli. CHP’de Ermeni cemaatinden isim istenmiş ve partililere ters gelebilecek bir isim; Selina Özuzun konmuş. Oysa partide yıllardır çalışan Ermeni kadın aday yok muydu, vardı! Meslektaşlarımızdan da aday çok. Kim lideri ve partiyi koşulsuz desteklemişse listeye girip ödülünü almış. Bunların partiye yararı dokunur mu? Hayır! Adayları tek tek inceleyince armudun sapı, üzümün çöpü oluyor. Şimdi kampanyaya bakalım. Kararımızı vermek için daha vakit var.

Bu tablo Yeni Türkiye’ye yakışmıyor

HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu Temsilcisi Esin Önder, Cumhurbaşkanlığı, Genelkurmay, İçişleri, Tarım, Gümrük ve Ticaret, Orman Su İşleri Bakanlıklarına bir dilekçeyle başvurarak katır katliamının durdurulmasını talep etti. Geçtiğimiz hafta benim de gündeme getirdiğim gibi, yetkililer Uludere, Roboski’de, kaçağa giden vatandaşları önlemek için önce insanları bombaladı, bu çok gürültü koparınca katırlarını öldürmeye başladı. Olayın ulusal medyaya taşınması da katliamı durdurmadı. Halkıyla itişirken hayvanlarını öldüren bir devlet olmak Y.Türkiye’ye yakışıyor mu? Katırları öldürmeyin.

Sıradaki haber yükleniyor...