Şişenin içinden cin çıkmadı!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Her ülke insanının değerleri kendi kültürüne göre o kadar farklı ki. Birkaç gündür önemli bir kutlama için bir grup gazeteci arkadaşımla birlikte ABD-Atlanta’dayız. Dünyanın en büyük markalarından biri Coca Cola, 125. yılını kutluyor. “Bir şişe içeceğin kutlamasının ne önemi var?” demeyin. Dünyanın en genç ükelerinden biri ABD’nin tarihinin eski olmadığını da düşünebilirsiniz. Ama Atlanta gibi sıcak bir şehirde, bir doktorun kendi bulduğu formülle küçük şekerci dükkanında ürettiği ve soğuk soğuk sattığı için hararet gideren o içecek, yıllar içinde katlanıp dev bir endüstriye dönüşmüşse önemli...

[[HAFTAYA]]

Bugün 200 ülkeye yayılmış 700 bin çalışanı ve şirketleriyle, dünya insanına günde 1.7 milyar bardak Coca Cola içiriyorsa önemli... Ve hatta bir zamanlar kapitalizmin oyunu olarak görülüp satılması yasakken bugün Çin bile büyük tüketicisi haline gelmişse çok önemli!.. Nasıl olmasın ki? Bu genç ülkenin içeceği, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan eski. Cirosu da onun bütçesinden heybetli! Kutlamaya gelmişken kırmızı şişenin içindeki cinin çıkıp ortalığı birbirine katmasını bekliyoruz hep birlikte. Hele çocuksu ruhunu hiç kaybetmeyen ve törenlere bayılan ben (kendi doğum günümde bile kıyameti koparırken) CC’nın da aynısını yapmasını bekliyorum doğrusu. Yapıyorlar da. Ama kendi anlayışları çerçevesinde! İki gün boyunca konuşmalar ve seminerler sürüyor. CC’nın 2020 hedeflerini, Türk olmasıyla çok övündüğümüz Başkan Muhtar Kent’ten dinliyor, 125 yılda ulaşılmış 100 milyar dolar ciroyu 8 yılda katlayıp 200 milyar dolara çıkarma hedefine şaşıyor, şirketin çevrecilik, su kaynaklarını korumak, dünyanın pek çok yerinde kadınların, kızların eğitimine katkı, temiz su içmelerine yardımlarını dinliyor, büyük felaketlerde dünya insanlarının yardımına nasıl koştuklarını ve Birleşmiş Milletler’le nasıl ortak çalıştıklarını öğreniyoruz. Güzel. İki gün sonra, sıra geliyor kutlama ve eğlenceye.

Bina beyaza bürünmüş

Atlanta’nın en önemli iki şeyi var: Coca Cola ve CNN. Zaten ikisi de yan yana! CC’nın binası beyaz örtüler içinde... “Bunda bir iş var” diyoruz. Ve uyanık ben “Kesin burada bir ışık gösterisi yapacaklar” diye tahmin ediyorum. Ama açıkçası asıl beklediğim, kutlama gecesinde sazlar-sözler... Şöyle ABD’nin en ünlü sanatçılarından bir konser... Bizde bile Zorlu Holding, iki haneli kuruluş yıldönümünde çok önemli bir ABD’li sanatçıyı getirmemiş miydi? CC’nın reklam yüzü olmuş, “Hayır” demeye yüzü tutmayacak o kadar sanatçı var... Hatta açıkçası Rihanna’yı, Beyonce’yi filan bekliyorum... Binanın bahçesine kırmızı-beyaz masalar hazırlanıyor, davetliler geliyor. Hava da güzel şansa. Biz de şık şık gidiyoruz. Bütün dünyadan davetli gazeteciler de orada. Kimse darılmasın ama büfe dökülüyor! Bizim iyi şirketlerdeki öğle yemeği bile daha iyidir, geçtim Boğaz kenarında olan lüks otellerdeki düğün büfelerini. Tamam, Amerikalılar yemeyi, yedirmeyi bilmez. Zaten bizim Türkiye Cola gardını almış, daha sonrası için şık bir lokantada yer ayırtmış bile. Muhtar Kent, bizim ekibi çok sıcak karşılayıp hepimizle ilgileniyor. O da güzel. Sahnede tamamen yerel bir şarkıcı, birkaç şarkı söylüyor... Ardından ses ve ışık gösterisi... Tabii ki dünyada yapılmış en büyük gösteriymiş: 122 metre yükseklikte, 45 projektörle, 7 bin piksellik, sevimli, bol şişe gösterilen, (doğal olarak) bir şov... Bütün olay buymuş arkadaşlar. Mayıs ayı boyunca da hafta sonları yapılacakmış bu gösteri. Haaa bir de bu akşam, halka açık bir konser var ama yine yerel. Hani POSTA Bandosu bile dolaşmadı ortalıkta. Pardon! O sevimli beyaz kutup ayısı fotoğraf çektiriyordu herkesle... Yani iyi güzel de “Yıkıl” deseler han yapacaklar, yapmadılar. Çıkarken birer kırmızı parlak şişe hediye ettiler. “Siz gelin de bizim şirketlerin 10. yıl kutlamalarını görün” dedim içimden! Ortadoğulu görgüsüzlüğü mü?.. Yoksa Amerikan mütevazılığı mı? Yok canım! Bilmiyorlar işte. Yeniler yeni!

Sıradaki haber yükleniyor...
holder