Sivil ordu, mantığa aykırı

02 Ağustos 2016, Salı 16:00
AA

İki yanlış bir doğru etmiyor. 15 Temmuz gecesi yaşadıklarımız yanlıştı. Kabustu. Birinci yanlışı düzeltelim: O gece bize kabusu yaşatanlar askerler değildi. Askerin içine bilerek ve isteyerek, bir plan dahilinde sızdırılmış, ayaklanma yapılacağı güne kadar gizlenerek beklemiş hücrelerin uyanarak, kamuflajlarını atarak, silahlı terör örgütüne dönüşmesi ve üstelik 14 yaşındaki öğrencilerden vatani görevlerini yapan erlere kadar bir çok masumu da yalan dolanla kandırarak yanlarına almış teröristlerdi!

Ordu terörist değil

Bunu böyle düzeltmezsek bütün ordumuzu terörist yerine koymuş oluyoruz ki yok böyle bir şey. O hainlere karşı kahramanca direnen ve halen görevinde olup bölücü terör örgütüne karşı can veren kim? Asker. FETÖ’cü olmayan asker. FETÖ’nün taa en başından “Harbiye, Adliye, Mülkiye”ye sızıp ele geçirme planı olduğunu daha önce de yazdım. Bunun için eğitimi ele geçirmiş, parlak yoksul çocukları burs ve destek vaadiyle kandırmış, emelleri doğrultusunda buralara yönlendirmişler ve bunu “din” sosu ile gizlemişlerdi. Askerin içinde ayaklananlar bunlar. Şimdi deniliyor ki TSK’nın eğitim yapısı darbeci yaratıyor. ORDU SİVİL OLACAK. Bir yanlıştı, oldu iki yanlış. Sivil ordu ne demek, zabıta mı, polis mi, milis mi? Ordu sivil olmaz. Ordu ordudur, sivil sivil! Bir komutanın da gerçek bir asker olabilmesi için askeri eğitim alması gerekir. Askeri üniforma giymekle asker olunmaz ki! Lisesini kapat, harp okulunu sivilleştir, akademisini kapat... Askerlik sadece silah kullanmak değildir. Zorunlu askerlik görevinden vazgeçilebilir ya da profesyonel orduya geçilebilir. Ama bir komutanın yetişmesi bambaşka bir şeydir.

Ağlayarak veda ettiler

Hele o komutanın altındaki rütbeliye, bütün emir komuta zincirini aşarak en üstteki “Başkomutan”ın emir vermesi ne demektir? Bunu devletin herhangi bir bürokrasi kurumunda bile yapamazsınız, yapmamalısınız. Siz kolunuz kırıldığında kesip atıyor musunuz, yoksa iyileştirmeye mi çalışıyorsunuz? Mezun oldukları halde subay ve astsubay olamayacak Harp Okulu öğrencileri ağlayarak ayrılmış okullarından. Bir kuşak daha budandı. En iyisi Türköne’nin dediğini yapın, orduyu tümden lağvedin. Sen sağ ben selamet. PKK’ya karşı da PÖH’le JÖH savaşır artık.

Binaları mücevher değerinde

Ben olaya sistem ve insan açısından bakıyorum. Nostalji açısından da içim yanıyor. Babamın okuduğu Kuleli Lisesi, Harp Okulu tarih oluyor. Bunlar zaten tarihi değeri olan, 300- 500 yıllık kurumlar. Bu kadar kısa sürede ve Meclis’te tartışılmadan bunca hayati kararın alınması ne kadar doğru? Bir de o okulların binaları var. 1845 yılında kurulan Kuleli, Boğaz’ın incisi. Heybeliada’daki Deniz Lisesi, Adalar’ın bir başka yüzük taşı. O okullar ne olacak? Otel mi, rezidans mı, AVM mi? Hasdal’ın arazisine ne güzel site yapılır. Harp Akademileri’nin yerine kimler kimler göz dikmişti. Oraya da gökdelenler dikilir

Herkesin macerası kendine

Maltepe Metrosu’nda sırt çantalı bir turist yardım istedi. Ayrılık Çeşmesi’nden Marmaray’a geçip Ayasofya’yı görmeye gidecekmiş. Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan geliyormuş, aktarmalı uçağı sabaha karşıymış, süreyi değerlendiriyor. Nereye uçacağını sordum. Kırgızistan dedi! Bir hafta boyunca trekking yapacakmış dağlarda, tek başına! Zor bir yolculuk olduğu için arkadaş bulamamış. Koca sırt çantasının içinde yatacak çadırı da var, bir hafta boyunca yiyeceği peynir ekmek de. Stuttgart’ta coğrafya öğretmeni olan Alman turist arkadaşı kıskandım desem? Millet macera deyince dağda tek başına yürüyüşe gitmeyi anlıyor; biz on beş gündür darbe oldu, olmadı, hangi okul kapandı, kim işten atıldı, acaba evde bir dolar var mıydı, gece mitinge gitmezsek mim koyarlar mı derdindeyiz

Bu kadar ceza yeter

İfadeye vermeye çağrıldılar hadi neyse de, yaşını başını almış ama eline silah almamış insanların sırf onların yayın organında çalıştılar diye tutuklanmaları can sıkıyor. Nazlı Ilıcak görüşlerine katılmadığım bir yazar. Hatta Fatma Barbarosoğlu’nun (Yeni Şafak’ta) pek güzel betimlediği gibi, ekrana çıkmayı, popüler olmayı seven; çok ciddi bir görüşü de olmadan eline tutuşturulanla polemik yapmayı beceren bir karakter. “Maişetimi çıkarmak için onların kanalında çalıştım” ifadesini vererek yeterince rezil oldu. Serbest kalsa daha iyidir, diyorum

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.