Susma, sustukça sıra sana gelecek!

29 Nisan 2014, Salı 05:00
AA

Anayasa Mahkemesi’nin son kararları hükümetin hoşuna gitmiyordu, tıpkı hizaya sokmadan önce Danıştay’ın kararlarının hoşlarına gitmediği gibi. Hatırlayın, Başbakan “her yaptığımızı bozuyorlar” diye ifrit oluyordu Danıştay’a ve onun başkanından bu tür bir konuşmayı bir kez de orada dinlemek zorunda kalmıştı! Ne istiyorsa yapabilsin, hukuk mukuk karışmasın istiyor, Türkçesi bu.

Twitter’ı mı kapattı, kapalı kalsın. AYM’ye ne oluyor? Bu karar için “Milli değil” dedi. Gayrı milli AYM kararı nasıl oluyorsa! Haşim Kılıç’ın konuşmasını yurt dışında dinledim, yorumlar ilginçti: FB’liler gol dedi, GS’lılar ofsayt. Yani insanlar ne tarafta duruyorsa öyle yorumladı. Oysa Kılıç, şu veya bu tarafta olduğu için değil, başkanı olarak mahkemeyi, kararlarını ve hukuk düzenini savundu. “Hukukçu bile değil” yorumu da ilginç, adam emekli olurken mi aklınıza geldi? Kılıç’ın konuşması bana Nazi Almanyası’ndaki rahibi hatırlattı. Hani SS’ler en son onu götürürken “Niye kimse ses çıkarmıyor?” diye düşünüyormuş ama o zamana kadar götürülenlere ses çıkarmadığını ve artık ses çıkaracak kimsenin kalmadığını anlamış ya! Kılıç, götürülmeden ses çıkardı!

[[HAFTAYA]]

Temizlikçi çalıştırırken evden olabilirsiniz!

Hükümet kayıt dışını azaltmak için uğraşıyor. Kimsenin emeğinin üzerine oturmayalım ama kaş yapalım derken göz de çıkarmayalım. Evlerde çalışan temizlikçilerin sigortalı yapılması zorunluluğu getirildi. Sürekli çalışıyorsa zaten şimdiye kadar yapılmamış olması yanlıştı. Zorluk, geriye dönük ödeme ve cezalardan geliyor, bir gün gelen temizlikçi için çıkıyor. Cezalar o kadar insafsız ki maliye profesörü Şükrü Kızılot’u her okuduğumda dehşete kapılıyorum. Bir gün gelen işçinin ödenmemiş sigorta cezası 30-40 bini buluyor, her gün geleninki yüzbinleri... İnsanlar ceza ödeyebilmek için evlerini satmak zorunda kalıyorlarmış, yazık günah değil mi? İstanbul, İzmir, Ankara’da 3 bin küsur eve ceza kesilmiş. İhbarı temizlikçinin yapması doğal da, komşular da ispiyonluyormuş, bravo! Maksat insanın evini sattırmak mı, işçiyi sigorta ettirmek mi? Haftada bir gün gelen temizlikçi kadın uygulaması bizde çok yaygın, bunun sigortalamasının mutlaka bir kolay yolu bulunmalı. Kızılot, yeni hazırlanan Torba Yasa’ya konması için farklı çözümler önerip duruyor. Dinleyen var mı? Bilmiyorum!

*

Primden bahsedelim Taksim’den değil


Çalışanın tek sorunu 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak değil. Bundan önce Bağ-Kur primleri eksik olanların borçlarını yeniden yapılandırmışlardi ama taksitlerini düzenli ödemeyeninki sayılmıyormuş. Onlar ya bu ayın sonuna kadar tüm borçlarını ödeyecekler ya da ceza yiyecekler. Bu Bağ-Kur için geçerli, SSK için değilmiş. Hangi taksiye binsem, kime rastlasam, “Yazın ne olur, torba yasaya bir madde koyup süreyi uzatsınlar, SSK’ya da bir kolaylık sağlasınlar” diyor. Her yazdığımızı yapıyor ya hükümet! Şu berberlerin tehlikeli iş yeri, kuaförlerin tehlikesiz iş yeri sayılması durumunu da başka zaman yazarız! Berberi tehlikeli iş yeri ilan edenler esas Türkiye’nin İLO verilerine göre işçi ölümlerinde Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada olduğuyla da ilgilenseler ne iyi olur, sapır sapır ölüyor işçiler! Onu da 1 Mayıs’ta yazarız...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.