Teröriste sesini duyuramamak...

13 Aralık 2016, Salı 16:00
AA
Böyle durumlarda ne yazılır ki? Yıl sonuna doğru geçmiş yılın muhasebesini yapmak varken, terörden söz etmek. Hemen hemen her ay bir terör saldırısı, 19 ayda 24 saldırı, yüzlerce ölü. Ve her seferinde sert demeçler, tehditler ve intikam vaatleri.

Ne yazık ki bütün bunlar, bu ülkenin genç ve erkek nüfusunun her an ölümle burun buruna yaşadığı gerçeğini değiştirmiyor. Çünkü onlar asker, polis, güvenlik görevlisi ve ilk hedef. Çünkü onlar sivil de olsalar, genç ve erkek, sokakta en çok onlar var!

Niye imza yok?

Bu kez de öyle oldu, pırıl pırıl gençlerimizi paramparça eden bombalar, yüreğimizi dağladı. Ailelerinin, yakınlarının acısı acımızdır. Ateş düştüğü yeri yakıyor ama inanın, hepimizin canını acıtıyor, kimsenin yüzü gülmüyor. Zaten terörün adres sormadan öldürmesinin amacı da bu! Bunu gerçekleştirenleri anlamaya ise imkan yok.

Hiçbir yüksek menfaat, kendilerince inanç, misyon, görev bunu açıklayamıyor! Masum insanları öldürmenin hiçbir haklı nedeni olamaz! Buna karşı çıkmak, insan olan, vicdanı olan herkesin görevi değil, elinde olmadan alacağı tavırdır! O nedenle anlamıyorum, mecliste temsil edilen bir siyasi partinin ortak bildiriye imza koymamasını!

O siyasi parti, her ne kadar kendini dışlanmış hissetse, milletvekilleri, belediye başkanları tutuklanmış olsa da, “Ben küstüm, oynamıyorum” mu diyecek, teröre karşı alınması gereken tavırda? Ve zaten o siyasi partinin temsilcilerinin en büyük suçu değil mi, terörle arasına koyduğu mesafeyi açamamak? Teröre karşı çıkamamak, lanetleyememek?

Sağır kulaklar

Siz teröre yarım ağız karşıymış gibi yapar, en azından lanetlemek için dik durmazsanız, demokrasi için desteğe ihtiyaç olduğunda da kimseyi bulamazsınız! Tabii kime söylüyorum, dağdaki, sokaktaki militana değil, onlara yol göstersin diye seçilmiş olana, ama kulaklar sağır olunca, işe yaramıyor!

Yasımız varken yaşanan başkanlık sevinci

Rejim değişikliği, anayasa maddelerindeki değişiklikle mümkün olabilir mi? Cumartesi akşamı TBMM’ye verilen anayasa değişikliği önerisiyle parlamenter sistem değiştiriliyor. Yani bir anlamda “Hakimiyet, kayıtsız şartsız milletindir” ilkesi tarihe gömülüyor!

Yasama, yürütme ve hatta yargının üyelerini, başkanını seçme hakkı, cumhurbaşkanına devrediliyor. Başbakanlık kalkıyor. Adı konulmasa da Başkanlık sistemine geçiliyor.

Öyle bir başkan ki, herşeye muktedir. Denetleme mekanizmaları da kendi seçtiği kişiler tarafından işletilecek, yani yok.

Kurucu Meclis

Bu yepyeni bir rejim, sistem ve düzendir. Buna ancak yeni, yepyeni bir anayasa ile geçilebilir. Mevcut seçilmiş parlamento, mevcut anayasaya bağlı kalacağına yemin ederek göreve başlamıştır. Yeni bir rejim ve anayasa için bir kurucu meclis gerekir.

Ya da darbe sonrası ülkenin yönetimini ele geçirenler buna karar verir.

Bilmeden

Hangi durum söz konusu? Yeni bir rejim ve anayasa sistemi için halkın bir talebi mi var? Bunun için bir referandum mu yapıldı? Efendim, referandum yapılacak. Ne zaman? Anayasa değişikliği yapıldığı zaman.

Bu anayasa değişikliğinin neleri içerdiğini kim biliyordu? Başbakan, birkaç partili ve MHP Genel Başkanı dışında kimin fikri vardı bu değişikliğin hayatımıza ne gibi yenilikler getireceğinden?

Oldu bitti anayasası

Teklifin meclise sunulduğu akşam, Türkiye, korkunç bir terör patlamasıyla sarsıldı. Sayısını hala bilemediğimiz polisimizi, sivil insanımızı kaybettik.

O gece nasıl bir teklif olduğunu bile bilemediğimiz bir taslağın gelişini, bazı gazeteler, ‘başkanlığa geçiş’ diye müjdelediler, ‘halkla başkan buluşuyor’ diye manşetler attılar. Ki o gece çalan ambulans sirenlerinden bile anlamış, şehitlerimizin, yüzlerce yaralının yasını tutmaya başlamıştık.

Daha referanduma bile gidilip gidilmeyeceği belirsizken bu neyin sevinci, neyin müjdesi, neyin mutluluğu? Yas tutarken neyin acelesi?

Yeterli oy

Nereden biliyorsunuz mecliste referanduma gidilecek sayının kesin olduğunu, oy sayısını, bu milletvekillerinin özgür iradelerine baskı yapmak değil midir? Milletvekili iradesine baskı yapan sistem, eğer referanduma gidilirse, halkın iradesine de baskı yapmayacak mı? Bu değişiklik yeterince tartışılıp konuşulabilecek mi?

 

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.