Trump'a Cadde geldi!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

AVM’lerin en romantiği bizim AVM; okuldan çıkan burada, okulu kıran burada! Yeni açıldığı ve pek ayak alışmadığı için hem ötekiler kadar kalabalık değil, hem de o kadar çok oturulacak kuytu köşesi var ki gençlerin işine geliyor, başlarında bir garson beklemeden elele tutuşup koklaşıyorlar. Önceki akşam, bir İzzet Çapa klasiği, Cadde açıldı. Bu küçük dev adam, bir konsept sihirbazı.

İki kulenin arasındaki terasa, konteynırlar içinde küçük dükkanlar yaptı. Böylece “Ben AVM sevmiyorum, sokakta dolaşmayı seviyorum” diyenlere de söyleyecek söz kalmadı. Alın size cadde, alın size 25 dükkan! Ağırlık yiyecek içecekte. Açılış gecesinin sofistike kalabalığı dönercinin önünde kuyruktaydı. Ben Meksika lezzetleri ve Alaçatı kumrusu denedim, gayet başarılı. Açık havada nargile keyfi de var, barı da, hatta komik şeyler satan dükkan da. Aşağıda boş ve bedava oturmakla yetinmeye gerek kalmadı. Tabii ben hasretle pek sevdiğim Limonata’yı bekliyorum!

* [[HAFTAYA]]


Hiç mi vicdanınız sızlamıyor?


Gün, hatta saat geçmiyor ki ekrana bir operasyon haberi düşmesin. Hazan yaprağı gibi bir oraya bir buraya savruluyor polis şefleri, şube müdürleri! Akşamları ekranlarda tartışma programlarını izlemek ‘Yalan Dünya’yı izlemekten daha çok güldürüyor beni, koca koca adamlar nasıl da çark ediyor, nasıl da tükürdüklerini yalıyor. Bizim üstümüzde tepiniyor olmasalar daha da eğlenceli olacak da Başbakan’ın, oğlunu emanet edemediği savcı ve hakimlerin canını yaktığı, yıllarını çaldığı, ceza üstüne ceza yağdırdığı insanlar hala içerde! Kimisi casusluk diye üfürük ve uyduruk bir suçtan hala yargılanıyor. Fatih Hilmioğlu’nun ve Serdar Öztürk’ün durumu artık “yavaş yavaş infaz” tanımlamasına uyuyor, öldürülüyorlar! Kavganızı sonra yaparsınız, önce insanları tahliye edin, sonra yargıya çekidüzen verin ve baştan yargılayın. Ama tahliye hemen şimdi! İçerde haksız yere sürünüyor, ölüyor insanlar. Hiç mi vicdanınız yok?

*

Kuş kondurmaya gerek yok!

Modern tasarımın özelliği yalın, sade olması. O kadar ki bakanda “ne bu yani, kuş mu kondurmuş?” düşüncesi uyandırıyor. Zaten amaç da kuş kondurmamak! Kuşun ne yararı var ki? Bu felsefeyle Japonya’da tanışmıştım:

“AZ”ın zenginliği demişlerdi. Tabii bu fırfır üzerine fiyonk, düğme ve taşlı toka seven, bir de kuş konduran Doğulu kadına yetmeyebilir ama artık böyle.

Basit ve sade

Eczacıbaşı Yapı Ürünleri’nin en eski markası Vitra’yla bir geceliğine Paris’e gidip ünlü tasarımcı Christophe Pillet ile tanıştık. Temel felsefesi “basit ve sade”. Niçin? Herkes tarafından anlaşılmak, beğenilmek ve işe yaramak için! “Banyoda önemli olan suyun sıcaklığını hissetmek” diyor, altın musluk değil! Vitra, Pillet’nin dışında yerli yabancı ünlü tasarımcılarla çalışıyor ve 9’u Türkiye dışında 15 üretim tesisinde üretilen mallarını 75 ülkeye satıyor. Laf aramızda, yenilediğim banyom pek de sade değil, biraz sofistike. İlle de çok sade olmak zorunda mıyım canım?

 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder