Yeme-içme sektöründe neler oluyor?

Yeme-içme sektöründe neler oluyor?

COVID-19 ile mücadele kapsamında birbiri ardına yeni önlemler alınıyor. İçişleri Bakanlığı’nın yayımladığı genelge ile restoran, lokanta, pastane, kafe ve kafeterya gibi yeme-içme yerleri 10.00 ile 20.00 saatleri arasında sadece paket servisi veya gel-al hizmeti verebileceklerini duyurdu. Ben de İstanbul yeme-içme sektörünün ünlü patronları ve işletmecilerine “Bu durumdan nasıl etkileneceksiniz ve neler yapacaksınız?” diye sordum. İşte cevapları… Bekir Saçar / bekir.sacar@posta.com.tr

22 Kasım 2020, Pazar 07:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

TAYFUN TOPAL-JÜPİTER GRUP

2021’e kadar dayanabilen işletmeler belki ayakta kalır

Yeme-içme sektöründeki işletmelerin, yüzde 70’i 2021’e batmış olarak girecek. Ayakta kalanlarsa iki sene içinde ancak toparlanır. Paket servisiyle mekanların dönmesi mümkün değil. Ayrıca işletmelerin büyük bölümünün paket servisi yok. Bu da demek oluyor ki, dükkanların çoğu kapılarını kapatacak. Tüm imkanlarını seferber edip 2021’e ayakta girebilen işletmeler yoluna devam edebilir. Çok şubeli marka işletmeler bile şubelerini kapatmaya başladı. En büyük sorunumuz kira ve personel maaşı. Hiçbir mülk sahibi bu dönemde bizler için herhangi bir iyileştirme yapmadı, yapmıyor. İşletmelerin büyük çoğunluğu kira ödeyemediği için mahkemelik oldu

BARIŞ TANSEVER-SUNSET&GRILL-BAR

Çok üzgünüz

Kapalı kaldığımız dönemin yaralarını yeni yeni sarmaya başlamışken alınan bu kararla tekrar karanlığa gömüldük. Biz Turizm Bakanlığı’nın istediği tüm önlemleri alarak Turizm İşletme Belgesi aldık. O zaman niye Turizm Tanıtım Fonu'na kâr da etsek, zarar da etsek para veriyoruz? Niye koşa koşa Güvenli Turizm Sertifikası almak için yüz binlerce lira para harcıyoruz? Niye her türlü hijyen standartlarını kontrol etsin diye ekstra gıda mühendislerini ekibimize dahil ediyoruz? Niye termal kameralara, havalandırmalara on binlerce euro harcıyoruz? Madem bir önemi yoktu, o zaman biz niye bütün bu yatırımları yaptık? Çok ama çok üzgünüz. 

KAYA DEMİRER-TURYİD BAŞKANI

Sektörün yüzde 85’i iş yapamayacak

Halk sağlığı söz konusu olunca tabii ki alınan kararı sorgulamak bizlerin ihtisas konumuz değildir. Burada net anlaşılmalıdır ki, 100 bin civarında işletmeden sadece imkanı olanlar gel-al ve paket servisi yapacaklar. Yani, sektörün yüzde 85’i hiç iş yapamayacak kalan yüzde 15’i ise gel-al ve paket servisle normal cirolarının ancak yüzde 3-5’ini yapabilecek. Sektör olarak dayanma gücümüz kalmadı. Sene sonunda sektörün yüzde 25 küçülmesi kaçınılmaz görünüyor. 2 milyonu aşkın çalışanı olan bir sektörün kapatılmasının sistem içinde doğurduğu hasarın çözümünün getirilmesini bekliyoruz.

İZZET ÇAPA-ÇAPAMARKA

İşimiz çok ama çok zor

Keşke sektörün emekçilerine umut verecek şeyler söyleyebilsem ama maalesef durum pek öyle görünmüyor. Ciddi bir kırılma yaşanıyor ve bu, kısa ya da orta vadede çözülecek gibi görünmüyor. Patronundan komisine, şefinden tedarikçisine, aşçısından sahnede şov yapanlara kadar herkesi perişan etti bu süreç. Birikim yapıp kendini sağlama alanların oranı yüzde 10’u bile bulmaz. Bir sözüm de sektör adına ekranlara çıkıp konuşan arkadaşlara: Onlar hâlâ bu sektörün Beymen Brasserie, Ulus 29, Cahide ya da Frankie’den oluştuğunu zannediyor. Kimse ara sokaktaki üç masalı lokantalar, köfteci gibi küçük işletmeler için çözüm üretmiyor. Sadece büyükleri kurtararak bu krizi atlatamayız. 

AYDIN SAMANLI-İŞLETMECİ

Alınan karalara saygılıyız ama biz ne yapacağız?

COVID-19’un yayılmasının önlenmesi için alınan karalara saygı duyuyoruz ama devlet büyüklerinin bu kadar büyük bir sektörün batmaması için bizlere destek olmasını bekliyoruz. İşletmeler zaten dokuz aydır kiralarını bile ödeyemiyor ve bu sebepten çoğu mahkemelik oldu. Bir süre sonra bu işletmelerin büyük çoğunluğu kapanacak. Binlerce çalışan personel ve sektöre bağlı tedarikçilerin durumu da her geçen gün daha kötüye gidecek. Biz ne yapacağız?

ALİ ÜNAL-RUBY

Personelimi yıllık izine çıkaracağım

İçinde bulunduğumuz şu dönemde sağlık her şeyden önce geliyor. Biz işletmeciler yetkililerin belirlediği her yaptırımı ve kuralları eksiksiz yerine getirdik. Yüzlerce çalışanımla devletime yük olmadan işimizi bugüne kadar getirebildim. Biz işletme sahipleri kâr etmekten vazgeçtik. Tek düşüncemiz ve amacımız personelimizin evine ekmek parası götürebilmesi oldu. Ruby, Türkiye’nin yurt dışında en bilinen markalarından biri. Bu yasaklarla yükümüz daha da arttı. Kirayı ve yüzlerce personelimizin ihtiyacı olan parayı nereden temin edeceğimizi bilmiyoruz. Bu süre içinde personelimi yıllık izinlerine göndereceğim. 

SELMA ŞEŞBEŞ-İŞLETMECİ

Dükkanlar kapanıyor ama kiralar devam ediyor

14 Mart’tan beri hiç açılamayan gece kulüplerinin ve personellerinin durumu ortada. Sadece eğlence sektörünü kısıtlayarak bir yere varamayız. Uçaklar dolu, koltuk araları bazı uçak şirketlerinde boş bile değil. Restoranda yan yana oturmaktan farkı ne? Üstelik yanına kimin oturacağını da seçemiyorsun. Restorana seçtiğim, bildiğim, güvendiğim insanla gitme imkanım var. Tedarikçisi, taksicisi, DJ’i, aşçısı, garsonu, valesi, patronu herkes çok zor durumda. Dükkanlar kapanıyor kiralar devam ediyor.

ERGUN YILDIZ-İŞLETMECİ

30 milyonluk yatırımımız çöpe mi gitti?

Bu sektör sırf eğlenceden ibaret olmadığı gibi milyonlarca çalışanıyla ekonomiye ciddi bir fayda sağlıyor. Eğlence yerleri, meyhaneler, kafeler nasıl bir anda paket servise dönecek? Mümkün değil! Aralıkta açmayı planladığımız 30 milyon lira yatırım yaptığımız The Gazzino adlı işletmeyle belki de bu sektöre en büyük yatırımı yapıyoruz ama üvey evlat muamelesi görüyoruz. Şimdi bizim yatırımımız çöpe mi gitti?

;
Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder